Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kılsız

kılsız

/kɯɫsɯz/
adj
TR → EN
↔ ters çevir
"kılsız" kelimesinin İngilizcesi: hairless, smooth, hairless, hairless. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhairlessadj
Genelsmooth
Genelhairless
Genelhairless

Tanım

Kılı olmayan

Atasözü & Deyim

Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır
Akıllı oğlan neyler ata malını, akılsız oğlan neyler ata malını
Akılsız başın cezasını (zahmetini) ayak çeker
Tatsız aşa su neylesin, akılsız başa söz neylesin

Diğer Dillerde

without roughness or unevenness: smooth; sleek, slick; even; clean (of a shave or cut); straight (of hair) · slippery (from e.g. ice, but not from grease) · smooth (without difficulty, problems, or unexpected consequences or incidents)
çekim: karşılaştırma glatter · üstünlük am glattesten
eş: eben, rutschig, glitschig, schlüpfrig, reibungslos, anstandslos
köken: Inherited from Middle High German and Old High German glat, from Proto-West Germanic *glad.
aile: aalglatt, glatt gehen, glatt wie ein Aal, Glatteis, Glattrohr
Aber fünf unter ihnen waren töricht, und fünf waren klug.Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
ein glatter Bruch
alles läuft glatt
ein glatter Sieg
feminine singular of doux
Cinq d`entre elles étaient folles, et cinq sages.Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
alder tree plantation
çekim: çoğul alisares
köken: From aliso (“alder tree”) + -ar.
aile: alisamiento, alisante
Cinco de ellas eran insensatas, y cinco prudentesBunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
mild · weak · bland
köken: Borrowed from Latin blandus.
aile: blandamente
Sono stato così pazzo da credergli.Ona inanacak kadar akılsızdım.
Иногда доходило до абсурда.Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.
وكان خمس منهنّ حكيمات وخمس جاهلات.Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
Farsçaبیمو, لیز /ˈliːz/
slippery
aile: لیز خوردن
Azericehamar, rəvan /hɑˈmɑr/
smooth (having a texture that lacks friction, not rough) · even (flat and level) · lank (straight and flat)
çekim: karşılaştırma daha hamar · üstünlük ən hamar
hamar dəri
hamar yol
hamar saç
Kazakçaтегіс /teˈɡɘs/
even, level, flat, smooth · equal · general, universal
köken: Inherited from Proto-Turkic *tekiŕ.
Özbekçetekis
nice, pleasant · fine, thin · delicate, meticulous
çekim: karşılaştırma fijner · üstünlük fijnst
eş: dun, mager, aangenaam, leuk, prettig
zıt: grof
köken: From Middle Dutch fijn, from Old French fin, from Latin fīnis.
aile: fijnhakken, fijnheid, fijnmalen, fijnmazig, fijnstraal, fijntjes, fijnzinnig, haarfijn, ragfijn, verfijnen
"De dwaze mens bouwde zijn huis op het zand/"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/
Portekizcecalvo, careca, despelado /ˈkaw.vu/
bald (having no hair) · balding
eş: careca
köken: From Latin calvus, in turn from Proto-Italic *kalowos, from Proto-Indo-European *klh₂wós, *kl̥H- (“naked, bald”). Compare Spanish calvo, Catalan calb, French chauve and, more distantly related, Sanskrit कुल्व (kulva).
Normalmente fazemos coisas loucas.Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.
quiet, serene, unruffled · calm, waveless, flat (sea)
Πεντε δε εξ αυτων ησαν φρονιμοι και πεντε μωραι.Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
hairlessness
eş: ヘアレス
気が強いがそそっかしい。Güçlüdür ama akılsızdır.
Korece매끄럽다 /mɛk͈ɯɾʌ̹p̚t͈a̠/
to be smooth, velvety, slippery · to be smooth, going smoothly · to be cunning, sly
köken: Of native Korean origin.
그 중에 다섯은 미련하고 다섯은 슬기 있는지라Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
İsveççehal, jämn, len, slät, smidig /hɑːl/
slippery (having low friction (and therefore being easy to slip on)) · slippery (evasive (and dishonest))
çekim: karşılaştırma halare · üstünlük halast
köken: From Old Norse háll.
aile: bakhal, glashal, hal som en ål, halhet, slemhal, såphal, på hal is
Men fem av dem voro oförståndiga, och fem voro förståndiga.Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
halt väglag
VARNING: Trappan är hal
Hon är hal som en ål
Lehçebezwłosy, gładki /bɛzˈvwɔ.sɘ/
hairless
eş: łysy, nieowłosiony
zıt: owłosiony
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰe Proto-Indo-European *-ǵʰs Proto-Balto-Slavic *beź Proto-Slavic *bez(ъ) Proto-Slavic *bez- Old Polish bez- Polish bez- Polish włos Polish -y Polish bezwłosy From bez- + włos + -y.
A było z nich pięć mądrych, a pięć głupich.Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
bezwłosy kot
bezwłosa głowa
bezwłosa noga
Дуже сильний, але дурний.Güçlüdür ama akılsızdır.
Hintçeचिकना /t͡ʃɪk.nɑː/
smooth, polished; slippery
köken: Inherited from Prakrit 𑀘𑀺𑀓𑁆𑀓𑀡 (cikkaṇa) + Middle Indo-Aryan -𑀓- (-ka-).
aile: चिकना-चुपड़ा
नदी में बहुत सारे चिकने पत्थर हैं।
hairless (like hairless legs)
çekim: karşılaştırma karvattomampi · üstünlük karvattomin
zıt: karvainen
köken: karva + -ton
aile: karvattomuus, amerikankarvatonterrieri, meksikonkarvatonkoira
Mutta viisi heistä oli tyhmää ja viisi ymmärtäväistä.Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
Çekçebezvlasý, hladká, hladký /ˈɦlatkiː/
smooth (having a texture that lacks friction) · smooth (without difficulty, problems, or unexpected consequences or incidents)
çekim: karşılaştırma hladší · üstünlük nejhladší
eş: hebký, lehký, snadný, pohodový, bezproblémový
zıt: hrubý
köken: Inherited from Old Czech hladký, from Proto-Slavic *gladъkъ, from Proto-Balto-Slavic *glā́ˀdus.
aile: hladkost, uhladit
Je silný, ale nemotorný.Güçlüdür ama akılsızdır.
hladký povrch
hladký chod
Rumencelin, lis, neted /lin/
even, smooth · calm, quiet · mild, gentle, sweet
çekim: çoğul lini · tamlayan linului
köken: Inherited from Vulgar Latin *lenus, from Latin lenis.
aile: liniște
Pentru noi însă, acțiunile lor par deseori cel puțin absurde.Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.
fine, delicate (made up of particularly small pieces) · delicious, tasty (having a pleasant or satisfying flavor) · refined, fine, delicate, gentle, polished
çekim: karşılaştırma finomabb · üstünlük legfinomabb
köken: From Medieval Latin fīnum, neuter of fīnus (“fine”), from fīnis (“end, limit”).
aile: fincsi, finoman, finomít, finomkodik, finomodik, finomság, finomul, finomhangolás, finomliszt, finommechanika
Öt pedig közülök eszes vala, és öt bolond.Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
İbraniceחָלָק
חמש מהן היו חכמות וחמש כסילות׃Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
Latinceglaber, lēvis, poliō, teres /ˈɡɫa.bɛr/
smooth · hairless
çekim: üstünlük glaberrimus
zıt: pūbēscēns, hirsūtus, hispidus, pilōsus, villōsus
köken: Uncertain. Hypothesized to be from Proto-Italic *ɣlaðros, from Proto-Indo-European *gʰl̥h₂dʰ-ro- (“smooth”), from Proto-Indo-European *gʰleh₂dʰ- (“smooth, shiny”), which is reconstructed based on the assumed cognates Proto-Germanic *gladaz (whence German glatt (“smooth”)) and Proto-Balto-Slavic *glā́ˀdus (“smooth”) (whence Lithuanian glodùs (“tool for smoothing”)). These stem from a basic root…
aile: glabellus, glabrātus, glabrēscō, Glabrio, glabripennis, glabrirostris, glabrō
slippery · smooth · differentiable everywhere
çekim: karşılaştırma glattere · üstünlük glattest
zıt: ru
köken: From Middle Low German and German glatt. Related to glad.
aile: glathed, glatte, isglat, sneglat, glatpolere, spejlglat, åleglat
Stærk men dum.Güçlüdür ama akılsızdır.
Pas på, her er glat.
Hans hage var glat.
Endonezcehalus, mulus /ˈhalus/
smooth, soft · fine, fine-grained, powdered · invisible
çekim: karşılaştırma lebih halus · üstünlük paling halus
köken: Inherited from Malay halus, from Proto-Malayic *halus. Cognate to Balinese alus and Banjarese halus (“small”).
aile: kehalusan, memperhalus, menghalusi, menghaluskan, penghalus, penghalusan
Lima orang dari mereka bodoh, dan lima yang lainnya bijaksanaBunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
Bubuk halus
Vietnamcamượt, trơn /mɨət̚˧˨ʔ/
glossy; smooth and shiny
aile: mượt mà, óng mượt
Trong các nàng đó, có năm người dại và năm người khôn.Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
xanh mượt

Etimoloji

kıl + -sız

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

O çok akılsız olurdu.
That would be very unwise.
O kıskanç ve akılsız.
He's jealous and irrational.
Tom akılsız, değil mi?
Tom is unintelligent, isn't he?
Ona inanacak kadar akılsızdım.
I was foolish enough to believe him.
Bu sadece akılsızca yapılan eğlence.
It's just mindless entertainment.
Öyleysen, neden bu kadar akılsızsın?
So then, why are you being so irrational?
Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
Five of them were foolish, and five were wise.
Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı.
My stomach was cut up horribly.
Bir kişi akılsız ama bilgili olabilir.
A person can be unintelligent, yet knowledgeable.
Akılsız başın cezasını ayaklar çekermiş.
Use your head to save your heels.
İnternet, akılsız eğlence için harikadır.
The internet is great for mindless entertainment.
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/
"The foolish man built his house upon the sand /
kılsız ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod