Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı.My stomach was cut up horribly.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jacob said to Rebekah his mother, "Behold, Esau my brother is a hairy man, and I am a smooth man.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.She put the skins of the young goats on his hands, and on the smooth of his neck.
Yavruları ilk başta kılsız ve çaresiz olarak bir yuvada doğarlar.The young are born in a nest and are at first naked and helpless.
Ayakları ve kuyrukları ya tamamen kılsızdır ya da çok az kıllıdır.Los ojos y las patas están reducidos o totalmente ausentes.
Uygulama bölgesinin kılsız olması tercih edilir.Постанову про перейменування площі виконано не було.
Ayakları ve kuyrukları ya tamamen kılsızdır ya da çok az kıllıdır.Begge typene har beina sterkt redusert eller helt manglende.
Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı.Vây ngực nhọn chưa tới vây bụng.
Kaba etleri kılsız olanlar da vardır.Освен това те са богати на ненаситени мазнини.
Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı.Telo pretežno nepoškodovano, vse do trebuha.
Kaba etleri kılsız olanlar da vardır.Märkimisväärsed kahjurid on ka nematoodid.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.aber die Felle von den Böcklein tat sie um seine Hände, und wo er glatt war am Halse,
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.A kecskegödölyék bõrével pedig beborítá az õ kezeit, és nyakának simaságát.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.A kožkami kozelčími obvinula ruce jeho, a díl hladký hrdla jeho.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.A kožky z kozleniec obvliekla na jeho ruky a na hladké miesto jeho hrdla.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.A skórkami koźlęcemi obwinęła ręce jego, i gładkość szyi jego.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.com as peles dos cabritos cobriu-lhe as mãos e a lisura do pescoço;
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.con le pelli dei capretti rivestì le sue braccia e la parte liscia del collo
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Elle couvrit ses mains de la peau des chevreaux, et son cou qui était sans poil.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.I -a acoperit cu pielea iezilor mînile şi gîtul, care era fără păr.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Ia membalutkan juga kulit anak kambing pada lengan dan leher Yakub yang tidak berbulu itu
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.in s kožicami kozličev obleče roke njegove in gladino vratu njegovega.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.또 염소 새끼의 가죽으로 그 손과 목의 매끈매끈한 곳에 꾸미고
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Men skinnene av kjeene hadde hun om hans hender og om den glatte del av hans hals.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Mutta vohlain nahat hän kääri hänen käsiinsä ja paljaaseen kaulaansa.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Och med skinnen av killingarna beklädde hon hans händer och den släta delen av hans hals.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.rồi người lấy da dê con bao hai tay và cổ , vì tay và cổ Gia-cốp không có lông .
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.rồi người lấy da dê con bao hai tay và cổ, vì tay và cổ Gia-cốp không có lông.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Skindene af Gedekiddene lagde hun om hans Hænder og om det glatte på hans Hals,
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Y puso las pieles de los cabritos sobre las manos y sobre el cuello, donde no tenía vello
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.και με τα δερματα των εριφιων εσκεπασε τας χειρας αυτου, και τα γυμνα του τραχηλου αυτου
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.а руки его и гладкую шею его обложила кожею козлят;
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.И зави ръцете му и гладкото на шията му с ярешките кожи.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.ואת ערת גדיי העזים הלבישה על ידיו ועל חלקת צואריו׃
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.والبست يديه وملاسة عنقه جلود جديي المعزى.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.又 用 山 羊 羔 皮 、 包 在 雅 各 的 手 上 、 和 頸 項 的 光 滑 處
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.又 用 山羊 羔皮 、 包在 雅各 的 手上 、 和 頸項 的 光滑處
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,A Jakob povedal Rebeke, svojej matke: Hľa, Ezav, môj brat, je chlpatý človek, a ja som hladký.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Da sa Jakob til Rebekka, sin mor: Esau, min bror, er jo lodden, og jeg er glatt.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Gia-cốp thưa lại cùng mẹ rằng : Thưa mẹ , Ê - sau , anh con , có lông , còn con lại không .
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Gia-cốp thưa lại cùng mẹ rằng: Thưa mẹ, Ê-sau, anh con, có lông, còn con lại không.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Iacov a răspuns mamei sale: ,,Iată, fratele meu Esau este păros, iar eu n'am păr deloc.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,I řekl Jákob Rebece matce své: Víš, že Ezau bratr můj jest člověk chlupatý, a já jsem člověk hladký.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jacob dijo a Rebeca su madre: --He aquí que Esaú mi hermano es hombre velludo, y yo soy lampiño
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jacob répondit à sa mère: Voici, Ésaü, mon frère, est velu, et je n`ai point de poil.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jakob aber sprach zu seiner Mutter Rebekka: Siehe, mein Bruder Esau ist rauh, und ich glatt;
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jakob pa reče Rebeki, materi svoji: Glej, Ezav, brat moj, je mož kosmat, jaz pa mož gladek.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jákób pedig monda Rebekának az õ anyjának: Ímé az én bátyám Ézsaú szõrös ember, én pedig sima vagyok.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,야곱이 그 모친 리브가에게 이르되 내 형 에서는 털사람이요 나는 매끈매끈한 사람인즉
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Men Jakob sade till sin moder Rebecka: »Min broder Esau är ju luden, och jag är slät.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Men Jakob sagde til sin Moder Rebekka: "Se, min Broder Esau er håret, jeg derimod glat;
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Mutta Jaakob sanoi äidillensä Rebekalle: "Katso, veljeni Eesau on karvainen, mutta minä olen sileäihoinen.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Respondeu, porém, Jacó a Rebeca, sua mãe: Eis que Esaú, meu irmão, é peludo, e eu sou liso.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Rispose Giacobbe a Rebecca sua madre: «Sai che mio fratello Esaù è peloso, mentre io ho la pelle liscia
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Tedy rzekł Jakób do Rebeki, matki swej: Oto, Ezaw brat mój, człowiek kosmaty, a jam człowiek gładki;
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Tetapi Yakub berkata kepada ibunya, "Ibu, bukankah badan Esau berbulu, sedangkan badan saya tidak
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Иаков сказал Ревекке, матери своей: Исав, брат мой, человек косматый, а я человек гладкий;
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Но Яков рече на майка си Ревека: Виж, брат ми Исав е космат, а аз съм гладък.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,ויאמר יעקב אל רבקה אמו הן עשו אחי איש שער ואנכי איש חלק׃
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,فقال يعقوب لرفقة امه هوذا عيسو اخي رجل اشعر وانا رجل املس.