kılıf

/kɯ.ɫɯf/
noun
C2 seviye
TR → EN
"kılıf" kelimesinin İngilizcesi: sheath, sheath, sheathing, shuck, tick. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsheathnoun
Genelsheath
Genelsheathing
Genelshuck
Geneltick
Geneltunic

Görsel

Beyaz kılıf yaprağı ve kırmızı meyveli bitki botanik illüstrasyonusiyah kılıf üzerinde detaylı mimari illüstrasyon ve antik heykel deseniUzay Temalı Laptop Çantası: Gezegen ve Astronot Tasarımlı Koruyucu Kılıfsiyah kılıf içindeki metal tabancanın dramatik stüdyo çekimi ve detaylar

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kılıfı
Yönelme (-e)kılıfa
Bulunma (-de)kılıfta
Çıkma (-den)kılıftan
Tamlayan (-in)kılıfın
Çoğul (-ler)kılıflar

Tanım

•(mecaz) yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe
•bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap
•Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe
•Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap

Atasözü & Deyim

“Minareyi çalan kılıfını hazırlar”

Diğer Dillerde

Almancaetui, hülle (nötr) /eˈtu̯iː/
étui, a case or rigid bag, especially for glasses · pencil case
çekim: çoğul Etuis · tamlayan Etuis
eş: Futteral
köken: 18th century, from French étui.
aile: Brillenetui, Zigarettenetui
Lassen Sie uns die Abdeckung abnehmen. — Kılıfları çıkaralım.
Fransızcacoche, cocher, crédit, faire tic-tac, graduation, marque (eril) /kɔʃ/
stage-coach
çekim: çoğul coches
köken: From Hungarian kocsi, via German Kutsche or Italian cocchio. Doublet of coach.
aile: cocher, louper le coche, manquer le coche, mouche du coche, rater le coche
Retirons les caches. — Kılıfları çıkaralım.
İspanyolca(el) aspa, cabarra, cotejo, garrapata, grado, palomita (eril) /koˈtexo/
matching, matchup · check mark, tick
çekim: çoğul cotejos
köken: Deverbal from cotejar.
¿Una bolsa de piel? — Kılıf mı?
İtalyancasegno di spunta, spuntare, ticchettare, tunica, zecca /spunˈta.re/
to break (the point of a pencil, etc.) · to trim or snip (a beard, etc.) · to tick off (names in a register)
çekim: geçmiş spuntàto · ortaç spuntàto · şimdiki spùnta · ulaç spuntànte
eş: privare delle punte, tagliare, tagliare la punta, togliere la punta, smussare, arrotondare
köken: From s- + punta + -are.
aile: spuntarsi
Un involucro? — Kılıf mı?
Sto aspettando quando ad un tratto ti vedrò spuntare in lontananza.
Rusçaнаволочка, чехол, футляр (dişil) /ˈnavəɫət͡ɕkə/
pillowcase, pillowslip
çekim: çoğul на́волочки · tamlayan на́волочки
köken: на́волока (návoloka, “pillowcase”) + -ка (-ka). Root and suffix cognate with Polish powłoczka. Compare typologically Norwegian Nynorsk putetrekk, dynetrekk (<<+ *trakjaną < *trekaną).
В кожаном мешке? — Kılıf mı?
Arapçaقُرَاد, قُرَادَة
الآن لنرفع الأغطية .. — Kılıfları çıkaralım.
Farsçaتارو, قرطه, کرته, کرنه, کنه, نارد /kur.ˈta/
tunic, kirtle
köken: Borrowed from Sogdian [script needed] (kwrδʾk), ܟܪܝܬܝ (/⁠kurθē⁠/), from Proto-Iranian *kurat-āka-, from Proto-Indo-Iranian *kr̥tá-ka, possibly ultimately from Proto-Indo-European *(s)ker- (“to cut”) (referring to a short, cut-off tunic), similar to Proto-Germanic *skurtijǭ (“skirt”). Cognate with Ossetian курӕт (kuræt). Compare also Classical Persian کرتک (kurtak), Northern Kurdish kurtek,…
Azericegənə
tick
çekim: çoğul gənələr · tamlayan gənənin
köken: From Proto-Common Turkic *kēne (“tick”).
Kazakçaкене
tick, mite
köken: Inherited from Proto-Common Turkic *kēne (“tick”). Cognate with Kyrgyz кене (kene), Uzbek kana, Turkish kene, Azerbaijani gənə.
Özbekçekana
Felemenkçeaankruisen, aanvinken, afvinken, getik, teek, tel /ˈaːnˌkrœy̯.sə(n)/
to mark with a cross, to check, to tick
çekim: geçmiş kruisten aan · ortaç aangekruist · şimdiki kruist aan · ulaç aankruisend
köken: From aan + kruisen.
Laten we de voorplaten eraf halen. — Kılıfları çıkaralım.
Portekizcecarraça, carrapato, fazer tique-taque, ticar (dişil) /kaˈʁa.sɐ/
tick (arachnid)
çekim: çoğul carraças
köken: Unknown; cognate to Galician carraza.
Mala de cabedal? — Kılıf mı?
tunic · jacket, bush jacket, coat
çekim: çoğul αμπέχονα · tamlayan αμπεχόνου
köken: From Ancient Greek ἀμπέχονον (ampékhonon).
Δερμάτινη τσάντα; — Kılıf mı?
Japoncaごさらぎ, だに, チェックマーク, チュニック
even
覚えておいて下さい — Kılıfları çıkaralım.
微動だにしない
Korece진드기 /t͡ɕindɯɡi/
tick (animal), mite
köken: First attested in the Hunmong jahoe (訓蒙字會 / 훈몽자회), 1527, as Middle Korean 진뒤 (Yale: cintwuy).
덮개를 벗겨 보겠습니다. — Kılıfları çıkaralım.
a buck; the male of goat and deer · the tick mark (✓), often marking something as incorrect in Sweden, but otherwise normally used to mark something as correct · a sawhorse
çekim: çoğul bockar · tamlayan bocks
zıt: kryss
köken: From Old Swedish bukker, bokker, from Old Norse bokkr, bukkr, from Proto-Germanic *bukkaz‚ from Proto-Indo-European *bʰuǵ-nó-.
Läderpåse? — Kılıf mı?
Lehçefajka, haczyk, kleszcz, ptaszek, tykać (dişil) /ˈfaj.ka/
tobacco pipe (small, hand-held device in its simplest form consisting of a bowl and stem; used for inhaling the smoke of burning tobacco) · cigarette, fag · checkmark, tick (mark with a ✓ sign made to indicate agreement, correctness, or acknowledgement)
çekim: çoğul fajki · tamlayan fajki
eş: reg. śl. falfka, reg. śl. fajfka, papieros, szlug, ptaszek
köken: Etymology tree German Pfeife Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish fajka From German Pfeife + Polish -ka.
aile: fajczany, fajkowaty, fajczarnia, fajczarz, fajczyna, fajka pokoju, fajka wodna, fajkarnia, fajkarz, fajczyć
Skórzany worek? — Kılıf mı?
Ukraynacaкліщ /klʲiʃt͡ʃ/
tick, mite
çekim: çoğul кліщі́ · tamlayan кліща́
köken: Inherited from Proto-Slavic *klěščь.
Давайте знімемо покриття. — Kılıfları çıkaralım.
Hintçeकिलनी, टिक (dişil) /kɪl.niː/
tick (kind of arachnid that infests animals)
çekim: çoğul किलनियाँ
military jacket · military coat
çekim: çoğul asetakit · tamlayan asetakin
köken: ase + takki
Nahkalaukussako? — Kılıf mı?
Çekçefajfka, klíště, tikat, tikot, tunika (dişil) /ˈfajfka/
a long tobacco pipe with (usually) a ceramic head (that may have a cap) and curved (up to 180°) ends which is held vertically · any pipe (smoking tool) · tick, check mark
çekim: çoğul fajfky · tamlayan fajfky
köken: Borrowed from German Pfeife.
Odendáme tedy tyto kryty. — Kılıfları çıkaralım.
Rumencecăpușă, ticăi, tunică (dişil) /kəˈpu.ʃə/
tick · castor oil plant, palm of Christ (Ricinus communis). · bud on a grapevine.
çekim: çoğul căpușe · tamlayan căpușe
köken: Substratum word, akin to or derived from Albanian këpushë, or from a diminutive of cap + -ușă. Also cognate to Aromanian cãpush(ã), dialectal Bulgarian капуш (kapuš).
Să le descoperim. — Kılıfları çıkaralım.
Macarcaburoklevél, ketyeg, kipipál, kullancs, pipa /ˈkɛcɛɡ/
to tick (to make a clicking noise similar to an analog clock; see tik-tak)
çekim: geçmiş ketyegtek
köken: From an onomatopoeic (sound-imitative) root + -eg (frequentative verb-forming suffix).
aile: beketyeg, beleketyeg, elketyeg, kiketyeg, leketyeg, ráketyeg
Vegyük le a fedőt. — Kılıfları çıkaralım.
İbraniceכֻּתֹּנֶת, קַרְצִיָּה
הבה נמשוך את הכיסויים. — Kılıfları çıkaralım.
Latincericinus /ˈrɪ.kɪ.nʊs/
tick (arachnid) · castor oil plant, Ricinus (and its seeds) · mulberry seeds
çekim: çoğul ricinī · tamlayan ricinī
köken: Unknown; possibly a substrate word. Compare Albanian ergjëz (“nit”), Lithuanian érkė (“tick”), Latvian ērce (“tick”), Proto-Slavic *ràkъ (“crayfish”), Sanskrit लिक्षा (likṣā, “nit”) and Persian رشک (rešk, “nit”), which cannot all be derived regularly from the same Proto-Indo-European source. A pre-form *HreK-(e)r ~ *Hrek-en- is possible for the Latin assuming post-PIE thematicization, but the…
Dancaflåt
tick (arthropod)
çekim: çoğul flåter · tamlayan flåts
köken: Likely from Norwegian flått.
aile: flåtbid
Læderpose? — Kılıf mı?
Norveççeflått
Lar du den springe som gresshoppen? Dens stolte fnysen er forferdelig. — Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.
Endonezcecaplak, mencontreng
tick, a tiny woodland arachnid of the suborder Ixodida
çekim: çoğul caplak-caplak
Mari kita buka selubungnya. — Kılıfları çıkaralım.

Etimoloji

Arapça

Deyimler

dış kılıfı
kitap kılıfı
ok kılıfı

Örnek Cümleler

Onu kılıfına uydur.
Cover it up.
Kılıfları çıkaralım.
So they are physically the same. Let's pull the covers off.
Ok kılıfı kırmızıydı.
The quiver was red.
Kılıcın kılıfına kın denir.
A sheath for a sword is a scabbard.
-Kablo kılıfına yapışıklar.
-They're attached to the cable cover.
Tom silahını kılıfına koydu.
Tom put his gun in its holster.
Silahımı kılıfından çıkardım.
I unholstered my firearm.
Gitarım için bir kılıfım yok.
I don't have a case for my guitar.
Temiz yastık kılıfları nerede?
Where are the clean pillowcases?
Bu zar, kılıfın çevresindedir.
That's around its capsid.
Tom tabancasını kılıfına koydu.
Tom holstered his pistol.
Bu kılıflar açılıp kapanabilir.
The torch is able to open and close.
kılıf ile daha fazla örnek cümle →