kılıf ile cümle
kılıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom silahını kılıfından çıkardı.Tom unholstered his gun.
Onu kılıfına uydur.Cover it up.
Tom tabancasını kılıfına koydu.Tom holstered his pistol.
Tom parmağını tetikten çekti ve tabancasını kılıfına geri koydu.Tom took his finger off the trigger and put his pistol back in its holster.
Tom silahını kılıfından çıkardı ve onu masaya bıraktı.Tom removed his pistol from his shoulder holster and laid it on the table.
Tom silahını kılıfına koydu.Tom put his gun in its holster.
Tom silahını kılıfından çıkardı ve onu kaldırdı.Tom unholstered his gun and raised it.
Tom silahını kılıfına geri koydu.Tom put his gun back in its holster.
Tom gitar kılıfını açtı ve gitarını çıkardı.Tom opened his guitar case and took out his guitar.
Yeni bir gitar kılıfı satın almak istiyorum.I want to buy a new guitar case.
Temiz yastık kılıfları nerede?Where are the clean pillowcases?
Tom arabasının üstüne bir kılıf koydu.Tom put a cover over his car.
Bayıltıcı silahı kılıfına geri koydum.Tom put the tranquilizer gun back in its case.
Tom gitarı kılıfından çıkardı ve çalmaya başladı.Tom took his guitar out of its case and started playing.
Tom'un gitarı için bir kılıfı yoktu.Tom didn't have a case for his guitar.
Tom yastıktan yastık kılıfını çıkardı.Tom took the pillowcase off the pillow.
Ok kılıfı kırmızıydı.The quiver was red.
Dan, Linda'yı yastık kılıfıyla boğdu.Dan strangled Linda with a pillow case.
Silahımı kılıfından çıkardım.I unholstered my firearm.
Kılıcın kılıfına kın denir.A sheath for a sword is a scabbard.
Ben gece motosikletimin üstüne bir kılıf koyduğumu sağlama alırdım.I used to make sure I put a cover over my motorcycle at night.
Gitarım için bir kılıfım yok.I don't have a case for my guitar.
Sami'nin katili, kabuk kılıflarını temizledi.Sami's killer cleaned up the shell casings.
Kablo kılıfı plastikten yapılmıştır.The cable sleeve is made of plastic.
Genellikle çekirdek ve kılıf arasındaki indis farkı yüzde 1’den azdır.Typically the index difference between core and cladding is less than one percent.
Kılıf açıkken, cihaz hazırdır ve kullanılmaya hazırdır.When the clamshell is open, the device is up and ready to be used.
Soğutucu akışkan bazen de oluk etrafında bir kılıf etrafında sirküle ettirilir.The refrigerating fluid is sometimes also circulated in a jacket around the trough.
Mikroskopik incelemeler göstermiştir ki, miyelin kılıfta hasar varken, aksonda yoktur.Microscopic evidence has shown that there is damage to the myelin sheath, but not to the axon.
Sterling Silver Montblanc dolma kalem, tükenmez kalem, ve siyah deri koruyucu kılıf.Sterling Silver Montblanc pencil, biro, and black leather case.
Cemo ve Cafer'in yardımıyla her şeyi kılıfına uydurur.With the help of Satya, he cracks all the clues.
Bu kılıflar açılıp kapanabilir.The torch is able to open and close.
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,They were really looking for us, the designers, to create the skins,
Sonuç olarak, bu artık teknoloji üzerine kılıf geçirmek değil.So, it's not about slapping skins, anymore, on a technology.
-Kablo kılıfına yapışıklar.-They're attached to the cable cover.
Kılıfları çıkaralım.So they are physically the same. Let's pull the covers off.
HEMŞİRE Şimdi, yukarıda Tanrı, öyle canı sıkkın: benimle ilgili her parçası kılıfındaki. !NURSE Now, afore God, I am so vexed that every part about me quivers.
[saplar kendini] Senin kılıf; dinlenme, ve bana ölmesine izin.This is thy sheath [stabs herself]; there rest, and let me die.
Ve bu yanlış kılıflı kızımın bağrında!And it mis-sheathed in my daughter's bosom!
Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokI could zoom in on any point on this cell that's not covered by a myelin sheath.
O harıl şapka ve kırlangıç kuyruklu ceket, bir denizci-kayışı ile kemerliler ve giyer kılıf-bıçak.He wears a beaver hat and swallow-tailed coat, girdled with a sailor-belt and sheath-knife.
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.And it's just contained inside some type of protein structure, which is called the capsid.
Bu zar, kılıfın çevresindedir.That's around its capsid.
Bu RNA moleküllerü daha sonra kendilerini yeniden bu kılıfların için buluyorlar. .That these RNA molecules then find themselves back in these capsids.
Cinayetleri maç kılıfında... işleyip sıyırıyordunuzOnly in the ring... where you set those murders up
Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.The quiver rattles against him, the flashing spear and the javelin.
Oklarının kılıfı açık bir mezar gibidir, Hepsi birer yiğittir.Their quiver is an open tomb, they are all mighty men.
Dediler ki: kalplerimiz örtülü, kılıf içinde. İş öyle değil.And they say: "Our hearts are enfolded in covers."
Onlar için cehennemden bir döşek/beşik ve üstlerinde kılıflar vardır.For them is a flooring of Hell and a covering (of fire).
(Yahudiler, peygamberimize karşı alaylı bir ifade ile): "Bizim kalblerimiz kılıflıdır." dediler.And they say: "Our hearts are enfolded in covers."
Dediler ki: kalplerimiz örtülü, kılıf içinde.And they say: our hearts are uncircumcised.
Kaloleni, Kenya'nın Kilifi Country bölgesinin bir ilçesidir.Kaloleni is a settlement and Sub-County in Kilifi County of Kenya.
Boyutu küçültülmüş replika kılıçlar, oklar ve ok kılıfları da yakına yerleştirilmiştir.Scaled-down replicas of swords, arrows and quivers were placed nearby.
II.Sarduri'ye atfedilen ok kılıfının detayıDetail from quiver ascribed to Sarduri II
Bağırsak kılıfına doldurulur, ve kurutulur.It is stuffed into an intestine casing, dried in a smoking chamber and cured for three weeks.
Eşyaları veya daha fazla aksesuarı taşımak için bir çeşit koruyucu kılıf.Some sort of protective case to carry items or more accessories.
Bitkinin tabanında, sapı çevreleyen bir kılıfa kaynaşmış yan yapraklar vardır.There are stipules at their base which are fused into a sheath surrounding the stem.
Hayattaki arkozorların bu kemiğin üzerinde uzunluğu uzatan azgın bir kılıfı vardır.In life, archosaurs have a horny sheath over this bone, which extends the length.
Mermi namludan bu yumuşak kılıfı ezilmiş bir şekilde çıkar.[3][4]This outer jacket was crushed as the projectile left the barrel.[4][5]
Nick onu zorla hareket ettirir ve kafasına yastık kılıfını geçirir.Tom ergreift die Perücke und zieht sie Baba über den Kopf.
PDA'nın plastik bir kılıfı vardır.Die CD hat ein Kunststoffcover.