içtenlikle
/it͡ʃ.tenˈlic.le/
adv
C2 seviye
TR → EN
"içtenlikle" kelimesinin İngilizcesi: sincerely, warmly, cordially, sincerely, faithfully. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsincerelyadv
Genelwarmlyadv
Genelcordiallyadv
Genelsincerely
Genelfaithfully
Genelcordially
Genelcordially
Genelfaithfully
Tanım
•her türlü çıkar düşüncesinden uzak olarak, temiz yürekle, içten bir biçimde, açık açık, samimiyetle, halisane
•Her türlü çıkar düşüncesinden uzak olarak, temiz yürekle, içten bir biçimde
Diğer Dillerde
Almancabrav, glaubend, treu, vertrauend /bʁaːf/
good, well-behaved or reliable, obedient · honest, upright, upstanding · conventional, conservative, dowdy
çekim: karşılaştırma braver · üstünlük am bravsten
eş: artig, gehorsam, gut, lieb, bieder, konservativ
köken: From French brave.
Sehen Sie mich an. — Bak bana, içtenlikle.
Ich verspreche, brav zu sein.
Es wird zum Verkauf angetragen: […] 13. Ein brafer Gewehr-Kasten; und so man wollte, könnte man auch andere Sachen darein thun.
Fransızcafidèlement, sincèrement /fi.dɛl.mɑ̃/
faithfully
köken: From fidèle + -ment.
Mes amitiés sincères, Michael Bangoora. " (Rires) — İçtenlikle, Mister Michael Bangoora."
İspanyolcafielmente, sinceramente /ˌfjelˈmente/
faithfully
köken: From fiel + -mente.
Sinceramente, Vi Hart — İçtenlikle, Vi Hart
İtalyancacon sincerità, in fede
Sinceramente, Vi Hart. — İçtenlikle, Vi Hart
Rusçaчистосердечно, искренне; откровенно
чистосердечно, искренне; откровенно
Только искренность. — Sadece içtenlikle
Felemenkçeoprecht
sincere, honest, upright, upstanding
çekim: karşılaştırma oprechter · üstünlük oprechtst
eş: betrouwbaar, eerlijk, waarheidsgetrouw
zıt: onoprecht
köken: From Middle Dutch oprecht, from Old Dutch [Term?], from Proto-West Germanic [Term?]; compare English upright, German aufrecht, West Frisian oprjocht. By surface analysis, op + recht.
aile: onoprecht, oprechtheid
Hoogachtend, Vi Hart. — İçtenlikle, Vi Hart
De dokter is een oprecht man.
Ik weet oprecht niet wat ik moet doen.
Japonca切に, 誠実に
eagerly, sincerely, ardently
köken: From Classical Japanese 切なり(sechinari,"sincere, poignant")
正直に接するのが一番いいんですよって — Sadece içtenlikle
Lehçewiernie /ˈvjɛr.ɲɛ/
faithfully (in a faithful manner, reliably) · loyally (in a loyal manner, faithfully)
köken: Etymology tree Polish wierny Proto-Slavic *-e Old Polish -ie Polish -ie Polish wiernie From wierny + -ie.
Z wyrazami szacunku, Michael Bangoora." — İçtenlikle, Mister Michael Bangoora."
Fincetodella, vilpittömästi /ˈtodelːɑ/
really, for real, truly · very, really (to a great degree)
Herra on lähellä kaikkia, jotka häntä avuksensa huutavat, kaikkia, jotka totuudessa häntä avuksensa huutavat. — RAB kendisine yakaran, İçtenlikle yakaran herkese yakındır.
Aiotko todella lähteä?
Oletko todella sitä mieltä?
Todellako?
Macarcaőszintén /ˈøːsinteːn/
honestly, frankly, sincerely
köken: From őszinte (“honest, frank, sincere”) + -n (“-ly”, deadjectival adverb-forming suffix).
Elég! Nézzen rám! — Bak bana, içtenlikle.
Latincesincērē
Vietnamcachân thành, ngay thật, thành khẩn, thành thật, thật thà /t͡ɕən˧˧ tʰajŋ̟˨˩/
sincere; genuine; heartfelt; honest
köken: Sino-Vietnamese word from 真誠.
Chân thành, Michael Bangoora." — İçtenlikle, Mister Michael Bangoora."
faithfully, truly · correctly
köken: See ве́рен (véren).
Искрено твоя, Ви Харт. — İçtenlikle, Vi Hart
Slovakçaverne
Hospodin je blízky všetkým, ktorí ho vzývajú, všetkým, ktorí ho vzývajú v pravde. — RAB kendisine yakaran, İçtenlikle yakaran herkese yakındır.
Taycaอย่างจริงใจ
faithfully
köken: Etymology tree Esperanto fidela Esperanto -e Esperanto fidele From fidela + -e.
Etimoloji
From iç (“inside, core, inner, internal”) + -ten (ablative suffix) + -lik (-ness) + -le (instrumental suffix), equivalent to içtenlik + ile.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
O içtenlikle güldü.
He laughed heartily.
İçtenlikle, Vi Hart
Sincerely, Vi Hart.
Onu içtenlikle öptü.
He kissed her deeply.
Bak bana, içtenlikle.
Look at me, frankly.
O beni içtenlikle sever.
She loves me dearly.
Ben içtenlikle ummuyorum.
I sincerely hope not.
Tom içtenlikle etkilendi.
Tom was sincerely impressed.
İçtenlikle, çok yaklaştın.
Frankly, you come pretty close.
İçtenlikle teşekkür ederim.
Thank you kindly.
O, oğlunu içtenlikle seviyor.
She loves her son dearly.
Ben içtenlikle özür diliyorum.
I sincerely apologize.
O, oğlunu içtenlikle kucakladı.
He embraced his son warmly.