gırtlak
noun
C2 seviye
TR → EN
"gırtlak" kelimesinin İngilizcesi: gullet, throat, larynx, larynx. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelgullet
Genelthroat
Genellarynx
Genellarynx
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)gırtlağı
Yönelme (-e)gırtlağa
Bulunma (-de)gırtlakta
Çıkma (-den)gırtlaktan
Tamlayan (-in)gırtlağın
Çoğul (-ler)gırtlaklar
Tanım
•Boynun ön soluk borusunun üst kısmında yer alan bir solunum ve ses organı, ümük, imik, hançere, larinks, ümük.
•ses rengi, yapısı
•Yiyip içme
•Ses rengi, yapısı
•Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar
Diğer Dillerde
AlmancaFlaschenhals, Hals, Kehle, Kehlkopf, Rachen (eril) /ˈflaʃənˌhals/
bottleneck
çekim: çoğul Flaschenhälse · tamlayan Flaschenhalses
eş: Engpass, Engstelle, Nadelöhr
köken: From Flasche (“bottle”) + -n- + Hals (“neck”).
Es entwickelte sich ein Kehlkopf, ein Wegbereiter für Sprache. — Konuşmak için gerekli olan gırtlak ortaya çıktı.
throat · breast · gorge
çekim: çoğul gorges
eş: buste, poitrine, canyon, cañon
köken: Inherited from Old French gorge, from Late Latin gurga, related to Latin gurges (“eddy, whirlpool; gulf; sea”).
aile: arrière-gorge, avoir la gorge serrée, avoir un chat dans la gorge, coupe-gorge, égorger, faire des gorges chaudes, gorge profonde, gorger, mal de gorge, regorger
Voilà. — Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.
İspanyolcacuello, garganta, gorja, laringe, tráquea (eril) /ˈkweʝo/
neck (part of body connecting the head and the torso) · collar (part of a shirt fitting around the neck)
çekim: çoğul cuellos
eş: cogote, gollete, pescuezo, collar, alzacuello, gollete
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *kʷel-der.? Latin collum Old Spanish cuello Spanish cuello Inherited from Old Spanish cuello, from Latin collum. Cognate with English collar, French cou, Italian collo, Galician and Portuguese colo.
aile: a voz en cuello, acollar, alzacuello, collalba, con el agua al cuello, cuelliblanco, cuelligrís, cuellilargo, cuellinegro, cuellirrojo
Y voy a ocuparnos de la laringe. — Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.
İtalyancagola (dişil) /ˈɡo.la/
throat (gullet or windpipe) · gluttony (the vice of eating to excess; one of the seven capital sins) · gorge, defile
çekim: çoğul gole
eş: faringe, gargarozzo, strozza, avidità, brama, bramosia
köken: From Latin gula, from Proto-Indo-European *gʷel- (“throat”).
E andiamo ad occuparci della laringe. — Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.
Rusçaанат. гортань
Он усовершенствовал гортань, предвестник речи. — Konuşmak için gerekli olan gırtlak ortaya çıktı.
Arapçaحَلْق, حُلْقُوم, حَنْجَرَة
وسنقوم اليوم بالتركيز على الحنجرة — Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.
Farsçaحنجره, خشکنای
throat · sound, strait
çekim: çoğul boğazlar · tamlayan boğazın
köken: From Proto-Turkic *boguŕ (“throat, Adam's apple”). Ultimately from Proto-Turkic *bog- (“to strangle”). Cognate with Turkish boğaz, Crimean Tatar boğaz, Turkmen bogaz, Chuvash пыр (pyr) etc.
Evin qadını mənə bir stəkan süd gətirdi, boğazımdan keçmədi
larynx
çekim: çoğul көмейлер · tamlayan көмейдің
aile: көмейлету, көмейлі, көмейлік
Özbekçeboʻgʻiz, boʻgʻoz, halqum, kekirdak, tomoq
Felemenkçekeel, strottenhoofd (dişil) /keːl/
throat
çekim: çoğul kelen
eş: strot
köken: From Middle Dutch kēle, from Old Dutch kela, from Proto-West Germanic *kelā, from Proto-Germanic *kelǭ.
aile: baard in de keel, blauwkeelara, blauwkeeltje, keelgat, keelpijn, robijnkeelkolibrie, roodkeelduiker, roodkeelpieper
Met de première van het zesde strijkkwartet, op. — Altıncı boyun omuru hizasında gırtlaktan başlar.
zijn keel schrapen
Hij had last van een zere keel na het schreeuwen tijdens het concert.
Als je een visgraat inslikt, kan het in je keel blijven steken.
Portekizcelaringe (dişil) /laˈɾĩ.ʒi/
larynx
çekim: çoğul laringes
köken: From Ancient Greek λάρυγξ, λάρυγγος (lárunx, lárungos, “larynx, throat”).
Ele evoluiu a laringe, um precursor da fala. — Konuşmak için gerekli olan gırtlak ortaya çıktı.
Yunancaλαιμός, λάρυγγας, τραχεία (eril) /leˈmos/
neck, throat
çekim: çoğul λαιμοί · tamlayan λαιμού
eş: αυχένας, σβέρκος, γούλα, τράχηλος, λόγιο, Κατηγορία:Λόγιοι όροι (νέα ελληνικά)
köken: From Ancient Greek λαιμός (laimós), probably a Pre-Greek word; compare λαῖπος (laîpos), λαιφάσσω (laiphássō, “to gulp down, swallow”), and λαιφός (laiphós).
aile: μαυρόλαιμος, κοκκινολαίμης
Ο λάρυγγας εξελίχθηκε, ένας πρόδρομος για την ομιλία. — Konuşmak için gerekli olan gırtlak ortaya çıktı.
Japonca喉頭
larynx, voice box
人間は、喉頭を通して空気を外に押し出すことで声を発する。 — İnsanlar havayı gırtlaklarından çıkararak ses üretirler.
Korece후두 /ɸʷudu/
larynx
köken: Sino-Korean word from 喉頭.
이제 후두에 집중해야 합니다. — Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.
후두에 가해진 충격은 기절이나 뇌진탕을 유발하기 쉽다.
bottleneck
çekim: çoğul flaskhalsar · tamlayan flaskhalsens
köken: flaska + hals. Attested since 1818 in literal sense, since 1948 in figurative sense.
Du skall jämt vara glad över ditt tungomål. — Bunların vazifeleri gırtlak iç yüzünün daima nemli kalmasını sağlamaktır.
throat (common initial section of the digestive and respiratory tracts) · synonym of wole · synonym of krtań /tchawica
çekim: çoğul gardła · tamlayan gardła
eş: gardziel
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *gʷerh₃-der. Proto-Balto-Slavic *gúrˀtlan Proto-Slavic *gъ̀rdlo Old Polish gardło Polish gardło Inherited from Old Polish gardło.
aile: jak psu z gardła wyjęty, na całe gardło, z nożem na gardle, wąskie gardło, karać gardłem, mieć nóż na gardle, przejść przez gardło, przechodzić przez gardł, serce podeszło do gardła, serce podchodzi do gardła
Na razie nie będziemy się nią zajmować. — Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.
Hintçeगला, स्वरग्रंथि, स्वरयंत्र (eril) /ɡə.lɑː/
neck; throat · voice · collar
çekim: çoğul गले
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit 𑀕𑀮 (gala) + Middle Indo-Aryan -𑀓- (-ka-), from Sanskrit गल (gala). Ultimately from Proto-Indo-European *gʷel- (“throat”). Cognate with Latin gula (“throat”), English gullet, and Persian گلو (galu, “throat”). Cognate with Konkani गळो (gaḷo), Marathi गळा (gaḷā).
aile: गलमुच्छा
Fincekaula, kurkku, kurkunpää /ˈkɑu̯lɑ/
neck (part of the body connecting the head and the trunk) · neck, throat (narrow or tapered part of something inanimate) · lead; distance between a frontrunner and the other competitors
çekim: çoğul kaulat · tamlayan kaulan
köken: From Proto-Finnic *kakla (compare Estonian kael), borrowed from Proto-Baltic *kaklas (compare Lithuanian kaklas). Distant doublet of chakra, kekri, and sykli.
aile: kaulailla, kaulain, -kaulainen, kaulakkain, kaulata, kaulatuksin, kaulatusten, Kaulio, kauluri, kaulus
Syvä kurkku (Deep Throat) on yhdysvaltalainen pornoelokuva vuodelta 1972. — Deep Throat (Türkçe: Derin Gırtlak) 1972 yazında yayımlanan Amerikan yapımı porno film.
throat · neck, bottleneck
çekim: çoğul hrdla · tamlayan hrdla
eş: chřtán, jícen
köken: Inherited from Old Czech hrdlo, from Proto-Slavic *gъrdlo, from Proto-Balto-Slavic *gúrˀtlan, from Proto-Indo-European *gʷr̥h₃tlóm.
Vyvinul se hrtan, předpoklad řeči. — Konuşmak için gerekli olan gırtlak ortaya çıktı.
Rumencegât (nötr) /ɡɨt/
throat · neck
çekim: çoğul gâturi · tamlayan gâtului
köken: Uncertain. Either from earlier gâlt, from Proto-Slavic *gъltъ, related to *glъtati (“to swallow, devour”) (compare Slovene golt), or from Latin guttura, which may have resulted in a plural form *gâturi, reduced to gât as a singular form through analogy. Compare French goitre. It is also possible that it may derive from the Latin singular form, guttur, itself. Compare guturai, which preserved the…
aile: gâtar, gâtos, gâtui
Şi ne vom ocupa de-acum de laringe. — Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.
larynx · laryngo-
çekim: çoğul gégék
köken: Native word, probably from an onomatopoeia.
aile: gégész, gégefedő, gégegarat
A hangot a hímek felső szárnyaik összedörzsölésével keltik. — İnsanlar havayı gırtlaklarından çıkararak ses üretirler.
gégegarat
İbraniceבית הקול, גָּרוֹן
לכן זהו המקום שבו אנו רוצים — Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.
gullet, throat, palate · gluttony, greediness
çekim: çoğul gulae · tamlayan gulae
köken: Uncertain. *Traditionally derived from Proto-Indo-European *gʷel- or *gʷelh₁- (“throat”), with assumed cognates in Sanskrit गल (gala, “throat, neck”), Old Armenian կուլ- (kul-), Russian глотка (glotka, “throat”), Persian گلو (galu, “throat”), and Northern Kurdish gewrî, gerû (“throat”). Kroonen reconstructs *gʷlh₁-eh₂. *However, De Vaan doubts that *gʷel- can phonetically give rise to Latin gul-.…
aile: gulōsus, dēgulō
Dancahals, strubehoved, svælg /hals/
throat · neck
çekim: çoğul halse · tamlayan hals'
köken: From Old Norse hals, from Proto-Germanic *halsaz.
Men hans guttural svar tilfredsstillede mig straks, at han, men ilde forstået min betydning. — Ama onun gırtlaksı tepkiler o ama hasta kavradılar seferde beni memnun benim anlamına gelir.
Norveççestrupehode, svelg
Han døde i 1995 av tarmkreft. — 1995 yılında gırtlak kanserinden ölmüştür.
Endonezcelaring, tekak, tenggorok /ˈlariŋ/
larynx
köken: From Dutch larynx, from Modern Latin larynx, from Ancient Greek λάρυγξ (lárunx, “larynx; windpipe; gullet, throat”).
Dan aku akan menyibukkan diri dengan laring. — Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.
Etimoloji
Eski Türkçe Türkiye Türkçesi dışında pek kullanılmayan bu kelimenin Kırgızca kekirtek, Özbekçe hıgıkıldak versiyonları mevcuttur. Anlam ilgisini dikkate alarak, kelimenin tarihi metinlerde bağır-, seslen- anlamıyla kullanılan kıkır- (Türkmence gıgır) tabanından kıkır-t-la-k > gırtlak biçiminde türetildiğini düşünüyoruz.
Deyimler
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelergırtlak ile daha fazla örnek cümle →
Gırtlak kanseri oldum.
I have throat cancer.
Kafanızı gırtlak ile karıştıracağım.
And I'm going to concern ourselves with the larynx.
İnsan sesi gırtlak tarafından üretilir.
The human voice is produced by the larynx.
Bazı insanlar gırtlaklarına kadar borçta.
Some people are up to their necks in debt.
2008 yılında gırtlak kanseri tedavisi gördü [1]
In 2008, Buffer was treated for throat cancer.[19]
Konuşmak için gerekli olan gırtlak ortaya çıktı.
It evolved larynx, a precursor to speech.
İki ay sonra, Bonar Law'a gırtlak kanseri teşhisi kondu.
Two months later, Bonar Law was diagnosed with advanced, terminal throat cancer.
George inanılmaz büyüklükte bir gırtlak kemiğine sahiptir.
George has an incredibly large Adam's apple.
Gırtlak kanseri için en önemli risk faktörü tütün kullanımıdır.
The most important risk factor for laryngeal cancer is tobacco smoking.
Erken teşhis edilen gırtlak kanserinde tedavi oldukça başarılıdır.
Early detection of lung cancer is valuable.
Gırtlak kanserleri bütün vücud kanserlerinin % 2'sini teşkil eder.
Basal-cell cancer accounts for at least 32% of all cancers globally.
Sesli harflerde bu kısalık ancak gırtlaksı sesler çıkarmakla mümkündür.
In those vocals, his voice is easy to detect.
İlgili Sorular
İlgili / Bileşik Terimler
Genellaryngitis