Ana içeriğe geç
Sözlük
/
akan

akan

C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"akan" kelimesinin İngilizcesi: effusive, running. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneleffusive
Genelrunning

Görsel

Açık Mavi Gökyüzünde İz Bırakan Savaş Uçağı ve Stadyum IşıklarıABD tarım bakanlığı araştırma laboratuvarı önünde grup fotoğrafıABD Tarım Bakanlığı'nda Yüksek Düzeyde Resmi İstişare ToplantısıABD Tarım Bakanlığı Screwworm ile Savaş Programı Lansman Toplantısı

Tanım

bakayım, göreyim anlamında
Bir soyadı. akıcı
Bir soyadı. yükselen
çeşme, pınar, kaynak, su oluğu
ırmak, dere, çay, küçük akarsu

Atasözü & Deyim

Adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork
Akan su yosun tutmaz
Atına bakan ardına bakmaz
Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur
Bakan göze bağ (yasak) olmaz

Diğer Dillerde

present participle of eitern
Der verlorene Berg.Kayırakan dağı.
run, running · race · errand
çekim: çoğul courses
köken: From Old French cours, from Latin cursus (“course of a race”), from currō (“run”), with influence of Italian corsa.
aile: au pas de course, champ de course, course aux armements, course aux flambeaux, course d'obstacles, course d'orientation, course sur luge, faire les courses, luge de course, résultat des courses
C'est toi qui abandonnes.Bırakan sensin.
administration (act of administering government or public affairs) · administration (a body that administers) · administration, administering (act of administering something to another)
çekim: çoğul administraciones
eş: consejo de administración
köken: Borrowed from Latin administrātiōnem.
aile: Administración central, Administración pública, autoadministración, consejo de administración, en administración
Ministerio de la Familia.Aile bakanı.
İtalyancaattuale, corrente, corsa /at.tuˈa.le/
present, current, modern, existing · up-to-date · topical, relevant
çekim: üstünlük attualissimo
eş: contemporaneo, corrente, di oggi, odierno, presente, aggiornato
köken: From Late Latin āctuālis, derived from Latin āctus.
E adesso fuori dai coglioni”."İz Bırakanlar".
running (as in athletics or track and field)
çekim: çoğul бега́ · tamlayan бе́га
eş: бегание, полёт
köken: Inherited from Proto-Slavic *běgъ.
Arapçaرَكْض
Azericedalbadal /ˌdɑɫbɑˈdɑɫ/
in a row, in succession, one after another
köken: From dal + ba + dal.
sprint · bustle, commotion
Felemenkçebuitenissig, excessief, lopen /ˌbœy̯.təˈnɪ.səx/
extravagant, weird, eccentric · tawdry, obtrusive, cloying
çekim: karşılaştırma buitenissiger · üstünlük buitenissigst
eş: vreemd, raar, zonderling, excentriek, merkwaardig, buitensporig
köken: Coined in 1868 by Eduard Douwes Dekker (Multatuli) as buiten (“outside”) + is (“is”, 3rd person singular of zijn, “to be”) + -ig (“-y”).
Portekizceconsecutivamente, correr /kõ.se.kuˌt͡ʃi.vaˈmẽ.t͡ʃi/
consecutively
köken: From consecutivo + -mente.
που φανερώνει με έντονο τρόπο τα φιλικά αισθήματά του
eş: εκδηλωτικός
Japoncaランニング, 走り, 走る /ɾã̠ɲ̟ːĩŋɡɯ̟/
running (as a physical activity) · short for ランニングシャツ (ranningu shatsu)
Korece달리기 /ta̠ʎʎiɡi/
run, race, relay
köken: 달리- (dalli-) + -기 (-gi).
running (usually as exercise or in a race)
çekim: çoğul löpningar · tamlayan löpnings
köken: löpa (“run”) + -ning (“-ing”)
aile: häcklöpning
Lehçebieg, bieganie (eril) /ˈbjɛk/
run, jog (fast movement propelled by one's legs) · aspiration, intention · race, run, sprint (competition in which the competitors run)
çekim: çoğul biegi · tamlayan biegu
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰegʷ- Proto-Slavic *bě̑gъ Old Polish bieg Polish bieg Inherited from Old Polish bieg.
aile: biegiem, w biegu, z biegiem czasu, biega, bieg patrolowy, bieg po zdrowie, bieg rozstawny, skrzynia biegów, nadać bieg, nadawać bieg
Ukraynacaбіг, бі́гання /bʲiɦ/
running (as in athletics or track and field)
çekim: tamlayan бі́гу
köken: From Proto-Slavic *běgъ, ultimately from Proto-Indo-European *bʰegʷ-. Doublet of Фоб (Fob).
extrusive · effusive
eş: purkautuva, pursuava
köken: Internationalism (see English extrusive). Adapted with the adjectival suffix + -inen.
aile: ekstrusiivikivi
Çekçeběh (eril) /ˈbjɛx/
run (act of running) · running
çekim: çoğul běhy · tamlayan běhu
eş: běžení, utíkání, chod, průběh
köken: Inherited from Old Czech běh, from Proto-Slavic *běgъ.
Rumenceefuziv
effusive
köken: Borrowed from French effusif.
Macarcafutás /ˈfutaːʃ/
verbal noun of fut: run, running, bolt, fleeing
çekim: çoğul futások
köken: fut (“to run”) + -ás (noun-forming suffix)
aile: futási, futású, akadályfutás, ámokfutás, gátfutás, maratonfutás, pályafutás, síkfutás, sprintfutás, tájfutás
Dancaovervældende
Norveççeløping
running, rush, flight
çekim: çoğul бегове́
köken: Inherited from Proto-Slavic *běgъ.
aile: за́бег, на́бег, про́бег, ра́збег
Slovakçabeh, behanie (eril) /bex/
run (act of running, from sport)
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰegʷ- Proto-Slavic *běgъ Slovak beh Inherited from Proto-Slavic *běgъ.
Slovencetek (eril) /téːk/
run, flow · appetite
çekim: çoğul téki · tamlayan téka
eş: apetít
aile: dober tek
Katalancaefusiu, emotiu /ə.muˈtiw/
emotional
köken: From Latin ēmōtus + -iu.
aile: emotivitat
İrlandacareatha, silidh /ˈɾˠahə/
genitive singular of rith (“run”)

Örnek Cümleler

Bırakan sensin.
You're the one who quit.
Ben bir bakanım.
I'm a minister.
Şakanı anlamadım.
I didn't understand your joke.
Tom bir bakandır.
Tom is a minister.
Senin yakan kirli.
Your collar is dirty.
Tom bir bakan oldu.
Tom became a minister.
Burada akan su yok.
There's no running water here.
Bob bir bakan oldu.
Bob became a minister.
Tom şakanı anlamadı.
Tom didn't understand your joke.
Akan su durgunlaşmaz.
Flowing water does not stagnate.
Şakanın muhatabı Tom.
The joke is on Tom.
Başbakan istifa etti.
The Prime Minister has resigned.
akan ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Bilimshooting star
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod