abartı

/ɑbɑrˈtɯ/
noun
C2 seviye
TR → EN
"abartı" kelimesinin İngilizcesi: exaggeration, exaggerated, exaggeration. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelexaggerationnoun
Genelexaggerated
Genelexaggeration
Görsel
Beyaz Kanepe Üzerinde Abartılı Kırmızı Kirazlar ve Altın E Harfi ile NatürmortRetro stüdyo atmosferinde beyaz kıyafetler ve abartılı makyajlı üç kadın modeliSevimli 3D animasyon karakterinin abartılı komik yüz ifadesi ve dışarı çıkık diliAbartılı Amerikan Patriotizmiyle Kahkaha Atan Komik Aile Portresi
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)abartıyı
Yönelme (-e)abartıya
Bulunma (-de)abartıda
Çıkma (-den)abartıdan
Tamlayan (-in)abartının
Çoğul (-ler)abartılar
Tanım
•bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa
•Abartma işi
Diğer Dillerde
Almancaübertreibung (dişil)
exaggeration
çekim: çoğul Übertreibungen · tamlayan Übertreibungen
eş: Hyperbel, Overstatement
zıt: Untertreibung
köken: übertreiben + -ung.
Das ist nicht übertrieben. — Bu abartı değil.
Fransızcaexagération (dişil) /ɛɡ.za.ʒe.ʁa.sjɔ̃/
exaggeration
çekim: çoğul exagérations
köken: From Latin exaggerātiōnem.
Ce n'est pas exagéré. — Bu abartı değil.
İspanyolcaexageración, exagerado (dişil) /eɡsaxeɾaˈθjon/
exaggeration · stretch (a course of thought that makes a leap in logic)
çekim: çoğul exageraciones
köken: From Latin exaggerātiōnem.
Esto no es una exageración. — Bu abartı değil.
İtalyancaesagerato, esagerazione /e.za.d͡ʒeˈra.to/
exaggerated · fulsome (figurative)
eş: amplificato, caricato, dilatato, eccessivo, enfatico, forzato
aile: esageratamente
E non è un'esagerazione. — Bu abartı değil.
Rusçaгипербола, преувеличение
Это не преувеличение. — Bu abartı değil.
Arapçaمُبَالَغَة
هذه ليست مبالغة. — Bu abartı değil.
Farsçaاگزژره, غلو, گترم /ɣu.ˈluw(w)/
exaggeration; hyperbole · heretical elevation of the status of the Imams, e.g. claiming that they were divine
köken: Borrowed from Arabic غُلُوّ (ḡuluww).
aile: غُلُوّ کَردَن
Azericeböyütmə, mübaliğə, şişirtmə
exaggeration
çekim: çoğul mübaliğələr · tamlayan mübaliğənin
köken: Ultimately from Arabic مُبَالَغَة (mubālaḡa). Compare Turkish mübalağa.
Kazakçaәсірелеу
exaggeration
Özbekçemubolagʻa
exaggeration
çekim: çoğul mubolagʻalar
köken: Borrowed from Arabic مُبَالَغَة (mubālaḡa).
Felemenkçeoverdrijving
het overdrijven.
Dit is geen overdrijving. — Bu abartı değil.
Portekizceexagero (eril) /e.zaˈʒe.ɾu/
exaggeration (the act of exaggerating) · exaggeration (an exaggerated representation)
çekim: çoğul exageros
köken: Deverbal from exagerar.
Isto não é um exagero. — Bu abartı değil.
Yunancaυπερβολή (dişil) /i.peɾ.voˈli/
exaggeration, overstatement · hyperbole (figure of speech) · hyperbola (geometric curve)
çekim: çoğul υπερβολές · tamlayan υπερβολής
köken: Learned borrowing from Ancient Greek ὑπερβολή (huperbolḗ) (from Koine Greek in the sense 'hyperbola').
Δεν είναι υπερβολή. — Bu abartı değil.
Japonca誇大, 誇張, 誇張された, 過言 /ko̞da̠i/
exaggeration
aile: 誇大妄想, 誇大宣伝, 誇大広告
最近の実験で — Bu abartı değil.
Korece과장 /kwa̠d͡ʑa̠ŋ/
section manager; section chief
köken: Sino-Korean word from 課長.
aile: 과장(誇張)되다, 과장(誇張)하다
이것은 과장이 아닙니다. — Bu abartı değil.
exaggeration
çekim: çoğul överdrifter · tamlayan överdrifts
zıt: underdrift
köken: From över- + drift.
Det här är ingen överdrift. — Bu abartı değil.
Lehçeprzesada (dişil) /pʂɛˈsa.da/
exaggeration · overkill
çekim: çoğul przesady · tamlayan przesady
eş: wyolbrzymienie, przesadyzm, przerysowanie, egzageracja
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *per- Proto-Balto-Slavic *per Proto-Slavic *per- Proto-Indo-European *per-der.? Proto-Indo-European *per-der.? Proto-Indo-European *pér Proto-Indo-European *-o Proto-Indo-European *pró Proto-Indo-European *pro- Proto-Slavic *pro- Old Polish prze- Polish prze- Proto-Indo-European *sed- Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti Proto-Indo-European…
aile: bez przesady
To nie jest przesada. — Bu abartı değil.
Ukraynacaгіперболізо́ваний, перебі́льшений, перебі́льшення, перебі́льшування
Це не перебільшення. — Bu abartı değil.
Hintçeअतिशयोक्ति, अतिश्योक्तिपूर्ण (eril) /ə.t̪ɪʃ.joːk.t̪iː/
exaggeration
çekim: çoğul अतिशयोक्तियों
köken: Learned borrowing from Sanskrit अतिशयोक्ति (atiśayokti).
नारायण, नारायण, यह उक्ति सत्य नहीं, किंतु अतिशयोक्ति है।
Finceliioiteltu, liioittelu /ˈliː.oi̯teltu(ˣ)/
exaggerated
çekim: karşılaştırma liioitellumpi · üstünlük liioitelluin
aile: liioitellusti
Joukkoon kuuluminen on yliarvostettua. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Çekçepřehánění, přehnaný, zveličený (nötr) /ˈpr̝̊ɛɦaːɲɛɲiː/
verbal noun of přehánět · exaggeration
çekim: çoğul přeháněním
köken: From přehánět + -ní.
Není to žádné přehánění. — Bu abartı değil.
Rumenceexagerare, exagerat (dişil)
exaggeration
çekim: çoğul exagerări · tamlayan exagerări
köken: From exagera + -re.
Aceasta nu este o exagerare. — Bu abartı değil.
Macarcatúlzás, túlzó, túlzott /ˈtuːlzaːʃ/
verbal noun of túloz, exaggeration, hyperbole · something over the top
çekim: çoğul túlzások
köken: túloz (“to exaggerate”) + -ás (noun-forming suffix)
aile: túlzásba visz
Ez nem túlzás. — Bu abartı değil.
İbraniceהגזמה, מוגזם, מנופח, ניפוח (dişil)
exaggeration
אני לא מגזימה. — Bu abartı değil.
Latincesuperlātiō, suprālātus
Dancaoverdreven, overdrevet, overdrivelse (nötr)
an exaggeration
çekim: çoğul overdrivelser · tamlayan overdrivelses
zıt: underdrivelse
köken: From overdrive + -else.
Jeg overdriver kun en smule. — Ben sadece birazcık abartıyorüm.
Bulgarcaпреувеличен
Това не е преувеличение. — Bu abartı değil.
Slovakçapreháňanie
Toto nie je zveličovanie. — Bu abartı değil.
Etimoloji
From abartmak (“to exaggerate”).
Kelime Ailesi
abartıca
abartıcı
abartık
abartılı
abartısı
abartısız
abartıyken
abartıyla
abartıysa
Örnek Cümleler
Tom abartır.
Tom exaggerates.
Tom abartıyor.
Tom is exaggerating.
Bu abartı değil.
That's no exaggeration.
Abartıyor musun?
Are you exaggerating?
Tom hep abartır.
Tom always exaggerates.
Bazen abartırım.
I sometimes exaggerate.
Tom abartıyordu.
Tom was exaggerating.
Bu abartı değil.
This is no exaggeration.
Sen abartıyordun.
You were exaggerating.
Tom onu abartıyor.
Tom is overdoing it.
Boston abartılmış.
Boston is overrated.
Çoğu zaman abartır.
He quite often exaggerates.
abartı ile daha fazla örnek cümle →