abartı ile cümle
abartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Korku sık sık tehlikeyi abartır.Fear often exaggerates danger.
Konuyu fazla abartıyorsun.You're carrying this too far.
Bu elmas yüzük benim için çok abartılı.This diamond ring is too extravagant for me.
Sorunu abartıyorsun.You are exaggerating the problem.
Oyundaki komik sahneler abartılıydı.The comic scenes in the play were overdone.
Onun mükemmel bir yazar olduğunu söylemek abartı değildir.It is no exaggeration to say that he is a first-rate writer.
Onun dahi olduğunu söylemek abartı değildir.It is no exaggeration to say that he is a genius.
Bayan Smith'in TV'ye bağımlı olduğunu söylemek bir abartı değil.It's not an exaggeration to say that Mrs. Smith is addicted to TV.
Tom oldukça sık abartır.Tom quite often exaggerates.
O her zaman kendi yeteneklerini abartır ve diğerleri genellikle ona inanır.He always exaggerates his own abilities and others often believe him.
Onun bir dahi olduğunu belirtmek abartı değildir.It's not an exaggeration to state that he is a genius.
Tom abartır.Tom exaggerates.
Böyle abartılı bir hikayeye inanmamı bekleme!Don't expect me to believe such a tall story.
Çin ekonomisinin istikrarı büyük ölçüde abartılmıştır.The stability of Chinese economy is substantially overestimated.
Abartılı görünüyorsun.You look puffy.
Tom onu abartıyor.Tom is overdoing it.
Sen insanları abartıyorsun.You overrate people.
Onun söylediği hafif bir abartıydı.What he said was a slight exaggeration.
Bizim için onun sevgisi abartılı görünüyor.His affection for us seems exaggerated.
Sen abartıyordun.You were exaggerating.
Satıcı onun ürününü satmak için bazı abartılı iddialar ortaya attı.The salesman made some exaggerated claims in order to sell his product.
Bu abartı değil.That's no exaggeration.
Boston abartılmış.Boston is overrated.
Sanırım Tom biraz abartıyor.I think Tom is exaggerating a little.
Abartıyordun, değil mi?You were exaggerating, weren't you?
Rapor abartılmış olabilir.The report may be exaggerated.
Ben bunu abartıyormuşum gibi göründüğünü biliyorum.I know it seems like I'm overreacting.
O, abartılı bir inleme çıkardı ve elini kapı tokmağına koydu.He let out an exaggerated groan and put his hand on the doorknob.
Sanırım abartıyorsun.You're exaggerating, I think.
Abartıyorsun, değil mi?You're exaggerating, right?
Bunun bir abartı olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that's an exaggeration?
Her zaman abartıyorsun.You're always exaggerating.
Her zaman abartırsın.You always exaggerate.
Julia, pizzanın çok abartıldığını düşünüyor.Julia thinks pizza is over-rated.
Biraz abartılı oldu bu.That's a bit of an exaggeration.
Abartıyor musun?Are you exaggerating?
Onların önemini abartıyorsun.You overestimate their importance.
Özür dilerim. Yeteneklerim abartıldı.I'm sorry. I overestimated my abilities.
Sanırım Tom abartıyor.Tom is exaggerating, I think.
Tom her zaman abartıyor.Tom is always exaggerating.
Tom sürekli abartıyor.Tom is always exaggerating.
Tom her zaman abartır.Tom always exaggerates.
Tom hep abartır.Tom always exaggerates.
Olayların bu açıklaması tamamen abartılmış, üstelik doğru olsa bile.This description of events is completely exaggerated, even if it's essentially true.
Bana sorarsanız bu tamamen abartılı.If you ask me, it's completely overblown.
Sanırım abartılacak bir şey değil.I think it's no big deal.
Onun bir dahi olduğunu söylemek abartı değil.It's no exaggeration to say that he's a prodigy.
İnsanlar bazen kendi yeteneklerini abartırlar.People sometimes exaggerate their abilities.
Tom abartılı konuşuyor.Tom's exaggerating.
Hikayenin abartılı olduğuna inansan iyi olur.You'd better believe that the story is exhagerated.
Tom abartıyor.Tom is exaggerating.
Bazen abartırım.I sometimes exaggerate.
İnsanların abartıyor olduklarını sanmıştım.I thought people were exaggerating.
Leyla abartılı yaşam tarzından keyif alıyordu.Layla enjoyed her extravagant lifestyle.
Tom abartıyordu.Tom was exaggerating.
Tom bazen abartıyor.Sometimes Tom exaggerates.
Tom çoğu zaman abartır.Tom often exaggerates.
Bence Tom abartıyordu.I think Tom was exaggerating.
Tom'un abartıyor olduğunu düşünüyorum.I think that Tom was exaggerating.
Tom abartıyor, değil mi?Tom is exaggerating, isn't he?
İlgili Sayfalar