abartısı
TR → EN
Tanım
•abartı sözcüğünün üçüncü tekil şahıs/üçüncü çoğul şahıs iyelik tekil çekimi
Örnek Cümlelerabartısı ile daha fazla örnek cümle →
Hiç abartısız söylüyorum bunu.
And I mean that quite literally.
Ve binanın tasarımı abartısız buydu.
So that literally was the design of the building.
Bu yazıtlar yalın abartısız bir dille yazılmıştır.
These inscriptions are written in a plain and no exaggeration language.
Kızı elde etmek için abartısız konuşup rol yapacaksın.
You'II act and speak cool to get the girl.
Anlatımdaki ve sayısal verilerdeki kasıtlı abartısıyla ünlüdür.
He is notorious for his wilful exaggeration, both in narrative and numerical statements.
Anlatımdaki ve sayısal verilerdeki kasıtlı abartısıyla ünlüdür.
He is notorious for his wilful exaggeration, both in narrative and numerical statements.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.
This is a real medical need, literally a life-saving donation.
Hikayesi mantıksızlığı, abartısı, heyecan vericiliği ve büyük planıyla insanları kışkırtır.
His story incites people with its absurdity, exaggeration, sensation and grand plan.