abartılı

/ɑ.bɑɾ.tɯˈɫɯ/
adj
C1 seviye
TR → EN
"abartılı" kelimesinin İngilizcesi: exaggerated, exaggerated, overrated, exaggerated, overrated. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelexaggeratedadj
Genelexaggerated
Geneloverrated
Genelexaggerated
Geneloverrated

Görsel

Abartılı Amerikan Patriotizmiyle Kahkaha Atan Komik Aile PortresiSinirli Karikatür Yüz: Animasyon Tarzı Abartılı Karakter PortresiBembeyaz Saçlı 3D Animasyon Karakterinin Abartılı Komik Yüz İfadesiKomik Dijital Karakter: Abartılı Gülümsemesiyle Eğlenceli Kadın Yüzü Çizimi

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)abartılılar

Tanım

•abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde
•olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı
•Olduğundan önemli, büyük ya da fazla gösterilen

Diğer Dillerde

past participle of überbewerten
Anpassung wird total überbewertet. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Fransızcasurcoté, surestimé, surfait /syʁ.kɔ.te/
past participle of surcoter
On surestime trop l'adaptation au milieu extérieur. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
exaggerated, overstated, inflated · over the top, too much, overdone · farfetched
çekim: çoğul exagerados
eş: desmesurado, desproporcionado, excesivo
köken: Past participle of exagerar.
La integración está sobrevalorada. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
İtalyancaesagerato /e.za.d͡ʒeˈra.to/
exaggerated · fulsome (figurative)
eş: amplificato, caricato, dilatato, eccessivo, enfatico, forzato
aile: esageratamente
Si dà troppa importanza all' "andare bene". — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Rusçaпереоце́ненный, преувели́ченный, чрезме́рный
Желание "быть как все" сильно переоценивают. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Farsçaاگزژره
Felemenkçeoverdreven
excessive, exaggerated
çekim: karşılaştırma overdrevener · üstünlük overdrevenst
eş: buitensporig, extreem, hevig, overdadig, opgeklopt, pompeus
Dinsdag: erbij horen wordt zo overschat. — Salı: Uyumlu giyinme abartılıyor.
Portekizcesobrestimado
past participle of sobrestimar
Integrar-se é sobrevalorizado. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Japonca誇張された, 過大評価された
私は 自分であろうとしながら — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Korece과장의
맞춤은 너무 과장되어 있습니다. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
past participle of överdriva
Det är lite extremt, det håller jag med om. — Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.
Lehçeprzeceniany, przereklamowany /pʂɛ.rɛ.kla.mɔˈva.nɘ/
overrated
çekim: karşılaştırma bardziej przereklamowany · üstünlük najbardziej przereklamowany
köken: Etymology tree Polish prze- Polish reklamowany Polish przereklamowany From prze- + reklamowany.
Wtorek: nie warto wtapiać się w otoczenie. — Salı: Uyumlu giyinme abartılıyor.
Ukraynacaгіперболізо́ваний, перебі́льшений
Роль стандартів є надто перебільшеною. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Hintçeअतिश्योक्तिपूर्ण
Finceliioiteltu, yliarvostettu /ˈliː.oi̯teltu(ˣ)/
exaggerated
çekim: karşılaştırma liioitellumpi · üstünlük liioitelluin
aile: liioitellusti
Joukkoon kuuluminen on yliarvostettua. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Çekçepřehnaný, zveličený /ˈpr̝̊ɛɦnaniː/
exaggerated
eş: přílišný, přemrštěný, nemírný, nadměrný, nadnesený, nadsazený
zıt: přiměřený
Snaha o zapadnutí mezi ostatní se přeceňuje. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Rumenceexagerat, supraapreciat, supraestimat, supraevaluat /ˌek.sa.d͡ʒeˈrat/
exaggerated · excessive, abusive · too, extremely, very
köken: Past participle of exagera.
Să te potriveşti unui grup e mult prea supra apreciat. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Macarcatúlbecsült, túlértékelt, túlzó, túlzott /ˈtuːlzotː/
third-person singular indicative past indefinite of túloz
çekim: karşılaştırma túlzottabb · üstünlük legtúlzottabb
köken: túloz + -ott
aile: túlzottan
A beilleszkedés túl van értékelve. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
İbraniceמוגזם, מנופח
exaggerated
השתלבות מוערכת יותר מדי. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Latincesuprālātus
Dancaoverdreven, overdrevet
Med overvældende kraft dræbes alle, der står i vejen for ham. — Karşısına çıkan herkesi abartılı gücüyle ezer.
Endonezcediterlalukan, lajak dihargai, terlalu dilirik
Penyesuaian terlalu berlebihan. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Bulgarcaпреувеличен
Пасването в обкръжаващата среда е доста надценено. — Uyumlu giyinme abartılıyor.
Galiçyacaesaxerado, exaxerado
exaggerative, exaggerated, far-fetched, lurid · scenic
çekim: karşılaştırma áibhéalaí · üstünlük is áibhéalaí
köken: From áibhéal (“(act of) exaggerating; exaggeration”) + -ach.
aile: scéal áibhéalach
İzlandacaofemtið, ofmetin, ofmetinn
overrated
çekim: karşılaştırma ofmetnari · üstünlük ofmetnastur
zıt: vanmetinn
köken: From of- (“too, excessively”) + metinn (“valued, rated”).
Tagalogcaeksaherado /ʔeksaheˈɾado/
exaggerated
köken: Borrowed from Spanish exagerado.
exaggerated
çekim: karşılaştırma আরও অতিরঞ্জিত · üstünlük সবচেয়ে অতিরঞ্জিত

Etimoloji

From abart- (“to exaggerate”) + -ı (deverbal nominal) + -lı.

Örnek Cümleler

Abartılı görünüyorsun.
You look puffy.
Biraz abartılı oldu bu.
That's a bit of an exaggeration.
Tom abartılı konuşuyor.
Tom's exaggerating.
Bu çok abartılı olur Tom.
It would be overkill, Tom.
Uyumlu giyinme abartılıyor.
Fitting in is way overrated.
Bu yaklaşım abartılı olabilir.
This view is probably exaggerated.
Mary abartılı bir elbise giymişti.
Mary wore an extravagant dress.
Şimdi bu sadece birazcık abartılı.
Now, that is only a little bit hyperbolic.
Oyundaki komik sahneler abartılıydı.
The comic scenes in the play were overdone.
Bana sorarsanız bu tamamen abartılı.
If you ask me, it's completely overblown.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.
Now it's a little extreme, I admit.
Bu elmas yüzük benim için çok abartılı.
This diamond ring is too extravagant for me.
abartılı ile daha fazla örnek cümle →