çocuksu

/t͡ʃo.d͡ʒukˈsu/
adj
C2 seviye
TR → EN
"çocuksu" kelimesinin İngilizcesi: childish, juvenile, childish. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelchildishadj
Geneljuvenileadj
Genelchildish

Görsel

Modern Sanat Müzesinde Asılı Duran Çocuksu Üzgün Yüz İllüstrasyonusevimli 3d ahşap figür karakter ve mutlu çocuksu gülümsemesiSevimli 3D Karakter: Gülümseyen Kürklü Figür ve Çocuksu MasumiyetGülümseyen Retro Televizyon Karakteri: Nostaljik Teknoloji ve Çocuksu Neşe

Tanım

•Çocuk gibi, çocukça olan, çocuğa benzeyen
•Çocukça olan, çocuğa benzeyen, çocuk gibi davranan

Diğer Dillerde

youthful
çekim: karşılaştırma jugendlicher · üstünlük am jugendlichsten
eş: jugendhaft, jung, juvenil
köken: From Jugend (“youth”) + -lich.
aile: berufsjugendlich, Jugendliche, Jugendlicher
Sie sind ein frecher Junge. — Saucy bir çocuksun.
Fransızcaadolescent, enfantin, gamin, juvénile, puéril /a.dɔ.lɛ.sɑ̃/
adolescent
çekim: çoğul adolescents
köken: Learned borrowing from Latin adolēscentem, present participle of adolēscō.
Tu es une enfant. — Sen bir çocuksun.
İspanyolcaaniñado, infantil, infantiloide, niñato, para niños, pueril /aniˈɲado/
childish, puerile · childlike, youthful · handsome, spirited, lively
eş: inmaduro, mentepollo, pueril, bravucón, choro, guapo
köken: From aniñar.
Sois unos niños. — Siz çocuksunuz.
İtalyancabambinesco, infantile, puerile /bam.biˈnes.ko/
childish, puerile
eş: puerile, infantile, fanciullesco, ingenuo, innocente, inesperto
köken: From bambino + -esco.
aile: bambinescamente
Tu sei un ragazzo impertinente. — Saucy bir çocuksun.
Rusçaпо-детски, как ребёнок
Не женат, бездетен. — Evli, çocuksuzdur.
Arapçaطُفُولِيّ
كنت صبيا بذيء. — Saucy bir çocuksun.
Farsçaبچهگانه, جوان, درخور جوانی /d͡ʒa.ˈwaːn/
young · youthful
çekim: karşılaştırma جوانتَر · üstünlük جوانتَرین
zıt: پیر
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂ey- Proto-Indo-European *-u Proto-Indo-European *h₂óyu Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *h₂yéwHō Proto-Indo-Iranian *HyúHā Proto-Iranian *HyúHā Middle Persian [script needed] (yw'n /⁠ǰuwān⁠/) Persian جوان Inherited from Middle Persian [script needed] (yw'n /⁠ǰuwān⁠/), from Proto-Iranian *HyúHā, from Proto-Indo-Iranian *HyúHā, from…
aile: جوانه, جوانک, جوانی
Azericeuşaqyana
teenager, juvenile, youth, adolescent
çekim: çoğul жасөспірімдер · tamlayan жасөспірімнің
köken: жас (jas) + өспірім (öspırım). The second element comes from өсу (ösu, “to grow”) and is not used anymore, however there are cognates in other languages: Nogai оьспир (öspir), Bashkir үҫмер (üśmer), Uzbek o'smir.
Felemenkçeinfantiel, kinderachtig, kinderlijk /ˌɪn.fɑnˈtil/
infantile (like an infant; childish)
çekim: karşılaştırma infantieler · üstünlük infantielst
eş: kinderlijk, kinderachtig
köken: Borrowed from Latin īnfantīlis, possibly via another European language.
aile: infantiliseren, infantilisme, infantiliteit
Je bent een brutale jongen. — Saucy bir çocuksun.
Portekizceimaturo /i.maˈtu.ɾu/
immature (not fully formed) · immature (childish)
köken: Borrowed from Latin immātūrus.
Você é um menino atrevido. — Saucy bir çocuksun.
underage, minor
çekim: çoğul ανήλικοι · tamlayan ανηλίκου
köken: From Koine Greek ἀνήλικος (anḗlikos).
Είστε ένας αυθάδης αγόρι. — Saucy bir çocuksun.
こどもっぽいの漢字表記。
子供だが、勇者。 — Çocuksu davranır fakat cesurdur.
İsveççebarnslig
childish (behaving immaturely)
çekim: karşılaştırma barnsligare · üstünlük barnsligast
köken: From Old Swedish barnsliker, barnzliker, barnzliken, from Old Norse bernskr (“childish”).
aile: barnslighet
Du är en näsvis pojke. — Saucy bir çocuksun.
child's, childish (of or suitable for a child) · childish, immature
çekim: karşılaştırma bardziej dziecięcy · üstünlük najbardziej dziecięcy
eş: dziecki
köken: Inherited from Old Polish dziecięcy, from Proto-Slavic *dětęťь. By surface analysis, dziecię + -y.
aile: dziecięcość, dziecięctwo
Jesteś pyskaty chłopca. — Saucy bir çocuksun.
Ukraynacaдитиня́чий, дитя́чий, інфанти́льний
Він ще малий але дуже хоробрий. — Çocuksu davranır fakat cesurdur.
Fincealaikäinen, lapsellinen, lapsenomainen, lapsi, lapsi-, nuori /ˈɑlɑˌikæi̯nen/
underage
çekim: çoğul alaikäiset · tamlayan alaikäisen
köken: ala- + ikäinen
Olet näpsäkkä poika. — Saucy bir çocuksun.
Suomessa kaikki alle 18-vuotiaat ovat laillisesti alaikäisiä.
Çekçedětinský /ˈɟɛcɪnskiː/
childish (behaving immaturely)
çekim: karşılaştırma dětinštější · üstünlük nejdětinštější
eş: infantilní
Je ženatý, bezdětný. — Evli, çocuksuzdur.
childish
köken: From copil + -ăros.
Eşti un băiat cochet. — Saucy bir çocuksun.
Macarcagyerek-, gyerekes /ˈɟɛrɛkɛʃ/
childish (like a child, suitable for a child) · with (…) children (having children)
çekim: karşılaştırma gyerekesebb · üstünlük leggyerekesebb
köken: gyerek (“child”) + -es (adjective-forming suffix)
aile: gyerekesen, gyerekesség
Gyerekek vagytok. — Siz çocuksunuz.
gyerekes családok
İbraniceאינפנטילי, ילדותי, ילדותית
childish (suitable for a child) · child-like, infantile · juvenile, immature
אתה ילד חצוף. — Saucy bir çocuksun.
Latincepuerīlis
Dancabarnlig
resembling a child; having child like characteristics · childish, immature
çekim: karşılaştırma barnligere · üstünlük barnligst
köken: From barn + -lig, from Old Norse barnligr.
aile: barnlighed
Du er en næsvis dreng. — Saucy bir çocuksun.
Endonezcekekanak-kanakan
childish, immature, puerile
çekim: karşılaştırma lebih kekanak-kanakan · üstünlük paling kekanak-kanakan
köken: From kanak-kanak + ke- -an.
Anda adalah seorang anak cakep. — Saucy bir çocuksun.
baby
çekim: karşılaştırma бе́бешки
köken: бе́бе (bébe) + -шки (-ški)
Вие сте шик момче. — Saucy bir çocuksun.
бе́бешка храна́
Slovencemladoletnica, mladoletnik, otróčji
Ste Bezobrazan fant. — Saucy bir çocuksun.
Litvancavaikiškas
Santuoka buvo bevaikė. — Bu evlilik çocuksuz oldu.
Estoncalapsik
childish
çekim: karşılaştırma lapsikum · üstünlük kõige lapsikum
köken: From laps + -k.
See abielu oli lastetu. — Bu evlilik çocuksuz oldu.

Etimoloji

By surface analysis, çocuk + -su.

Örnek Cümleler

O çocuksu.
That's childish.
Çocuksu olma.
Don't be childish.
Siz çocuksunuz.
You are children.
Bu çok çocuksu.
That's very childish.
O, çok çocuksu.
She's very childish.
O çocuksuz öldü.
She died childless.
Tom çok çocuksu.
Tom is very childish.
Sen bir çocuksun.
You're a child.
Hala bir çocuksun.
You're still a child.
Saucy bir çocuksun.
You are a saucy boy.
Sen hoş bir çocuksun.
You are a good boy.
Öyle çocuksu olmayın.
Don't be so childish.
çocuksu ile daha fazla örnek cümle →