voluntary

/ˈvɒ.lən.tɹi/4 hece
C1 seviye
EN → TR
"voluntary" kelimesinin Türkçesi: ihtiyari, gönüllü, hür, serbest, fahri. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelihtiyari
Genelgönüllü
Genelhür
Genelserbest
Genelfahri
Genelistemli
Genelisteyerek
Genelgönüllü olarak.
Genelkendi isteğiyle hareket eden
Genelgönül rızası ile
Genelgönülden kopan
Geneliradeye bağlı
Genelirade sahibi
Genelihtiyari hareket
Genel(müz.) kilisede ayin başlamadan önce veya bittikten sonra org solosu. voluntarily ihtiyari olarak

Tanım

•composition (often improvised) for a solo instrument (especially solo organ) and not a regular part of a religious service or musical performance
•controlled by individual volition

Diğer Dillerde

Almancaehrenamtlich, freiwillig, ohne Bezahlung
İspanyolcavoluntario
Rusçaдоброво́льный
Azericekönüllü
Özbekçeixtiyoriy
Felemenkçevrijwillig
Portekizcevoluntário
Japonca志願して
Ukraynacaдоброві́льний
Hintçeस्वेच्छा, स्वैच्छिक
Fincehalukas, omaehtoinen, suunniteltu, tahallinen, tahdollinen, talkoo-
Çekçedobrovolný
Macarcaakaratlagos, fizetés nélküli, fizetetlen, önkéntes, szándékos
Latinceultrōneus, voluntarius
Norveççefrivillig
Endonezcerela hati, sukarela, swakarsa, volunter
Bulgarcaбезплатен, доброво́лен, умишлен
Slovencenameren, prostovoljen, prostovoljski
Letoncabrīvprātīgs
Katalancavoluntari
İzlandacafrjáls
Arnavutçavullnetar
Ermeniceկամավոր

Etimoloji

From Middle English voluntarie, from Old French volontaire, from Latin voluntārius (“willing, of free will”), from voluntās (“will, choice, desire”), from volēns, present participle of volo (“to will”). Displaced native Old English selfwille (literally “self-willed”).

Kelime Ailesi

individual voluntary arrangement
volun-told
voluntarily
voluntary agent
voluntary aided school
voluntary controlled school
voluntary jurisdiction
voluntary manslaughter
voluntary movement
voluntary muscle
voluntary waste
voluntary work

Örnek Cümleler

Oh tabikide.
Non-voluntary labor's greatest advantage as an asset is the endless supply.
O gönüllü değil.
It's not voluntary.
Gönüllü eğlenceler
Voluntary revelers
Bu tamamen gönüllüydü.
This was totally voluntary.
Gönüllülük gerekttirir.
But most importantly, it's voluntary. It's voluntary.
Bağışlar isteğe bağlıdır.
Donations are voluntary.
Tom isteyerek itiraf etti.
Tom gave a voluntary confession.
Gönüllü olarak çalışırlar.
They work on a voluntary basis.
Tamamen gönüllü bir projedir.
This program is voluntary.
Ve tüm bu göçler gönüllü değildi.
And not all these moves were voluntary.
Çünkü bunlar gönüllü rahatsız ediciler.
Because those are voluntary distractions.
Ancak, birleşme sadece gönüllü değildir.
However, unification is not merely voluntary.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelistemli kas