Tom istemeden titredi.
Tom shivered involuntarily.
Maaşımdan feragat ediyorum.
I voluntarily give up my salary.
Onu kendi isteğimle yaptım.
I did that voluntarily.
Gönüllü olarak mı buradasın?
Are you here voluntarily?
Tom onu gönüllü olarak yaptı.
Tom did it voluntarily.
Gönüllü olarak teslim olurdum."
I'll turn myself in voluntarily," he added.
Bunu kendi isteğimle yapıyorum.
I'm doing it voluntarily.
Ben gönüllü olarak askere yazıldım.
I enlisted voluntarily.
Tom itirafı kendi isteğiyle imzalamadı.
Tom didn't sign the confession voluntarily.
Sanat hayatına Los Angeles'ta devam etti.
He ended his life voluntarily in Los Angeles.
Tom bu itirafı gönüllü olarak imzaladı mı?
Did Tom sign that confession voluntarily?
Ben bu evi gönüllü olarak terk etmeyeceğim.
I won't leave this house voluntarily.