traffic jam

EN → TR
"traffic jam" kelimesinin Türkçesi: tıkanıklık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltıkanıklık

Tanım

•a number of vehicles blocking one another until they can scarcely move

Diğer Dillerde

AlmancaStau, Verkehrsinfarkt, Verkehrsstau
İspanyolcaatasco, caravana, cola, congestión de tránsito, congestión vehicular, embotellamiento
Rusçaавтомоби́льная про́бка, доро́жный зато́р, зато́р, про́бка
Arapçaاِخْتِنَاق مُرُورِيّ, اِزْدِحَام الْمُرُور
Azericetıxac
Kazakçaкептеліс
Özbekçetiqilinch
Felemenkçefile, opstopping
Korece교통 체증, 교통 혼잡
Ukraynacaдоро́жній зато́р
Finceliikennetukos, paha liikenneruuhka, ruuhka, seisova liikenne
Rumenceambuteiaj
Macarcadugó, forgalmi dugó, közlekedési dugó, torlódás
İbraniceפְּקַק תְּנוּעָה
Latincecoacervātiō vehiculōrum
Dancatrafikprop
Norveççebilkø, trafikk-kork, trafikkork
Endonezcekemacetan, macet
Vietnamcaách tắc giao thông, kẹt xe, tắc đường

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Trafik sıkışıklığı yok.
There's no traffic jam.
Trafik sıkışıklığı olacak.
There will be traffic jams.
Otoyolda trafik kilitlenmiş.
There's a traffic jam on the highway.
Trafik sıkışıklığında sıkıştım.
I'm stuck in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığına yakalandık.
We got caught in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığı bir saat sürdü.
The traffic jam lasted one hour.
Ben trafik sıkışıklığına yakalandım.
I got stuck in a traffic jam.
Kaza trafik sıkışıklığına neden oldu.
The accident caused a traffic jam.
Trafik sıkışıklığı sonucu geç kaldık.
We were late as a result of the traffic jam.
Tom bir trafik sıkışıklığında tıkandı.
Tom is stuck in a traffic jam.
Ben bir trafik sıkışıklığında sıkıştım.
I'm stuck in a traffic jam.
Ben bir trafik sıkışıklığına yakalandım.
I was caught in a traffic jam.