Frank ise hala ayılmamıştır.
Frank is not swayed.
Bir Svayamvarayı haberdar etti.
He announced a Swayamvara.
Tom müzikle hafifçe sallanıyor.
Tom is swaying slightly with the music.
Scoresway üzerinde Gözde Yılmaz
Gözde Yılmaz at Scoresway
Çiçekler rüzgarda sallanıyordu.
The flowers were swaying in the wind.
Kultur Shock seyircileri salladı
Kultur Shock sways audiences
Otobanda yoğun trafikte sıkıştım.
I got stuck in heavy traffic on the expressway.
Evet, bazen para bana hükmediyor.
And yes, sometimes I'm swayed by money.
Köye çakıl yol, 2007 de gelmiştir.
Provincial expressways also allow it in 2007.
Er-Rastan yakınlarındaki M5 otoyolu
Expressway M5 near Al-Rastan
Türkiye Batıdan Doğuya mı yöneliyor?
Is Turkey swaying from the West to the East?
Sağ tarafta, yerçekimi emir veriyor.
On the right hand side, gravity holds sway.