skilled

/skɪld/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"skilled" kelimesinin Türkçesi: mahir, usta, tecrubeli, maharet gerektiren. skilled trades maharet gerektiren meslekler.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmahir
Genelusta
Geneltecrubeli
Genelmaharet gerektiren. skilled trades maharet gerektiren meslekler.

Tanım

•having or showing or requiring special skill

Diğer Dillerde

Almancafachlich ausgebildet, fachlich trainiert, fachlich unterwiesen, gekonnt, geschickt, gewandt
Fransızcahabile
İtalyancaesperto
Rusçaиску́сный, квалифици́рованный, уме́лый
Arapçaمَاهِر
Özbekçehunarli
Portekizcejeitoso
Japonca上手
İsveççekunnig, skicklig
Lehçeumiejętny
İbraniceמְיֻמָּן
Latinceartifex, callidus, perītus, sollers
Dancadygtig
Norveççedreven, erfaren, kyndig
Vietnamcalành nghề
Bulgarcaвещ, изкусен, кадъ́рен, квалифициран, опитен
Taycaเก่ง
Katalancadestre\, hàbil
Galiçyacaadoito, destro, xeitoso
İrlandacasciliúil
Malaycamahir
Esperantolerta
Khmerceជំនាញ

Etimoloji

See the etymology of the corresponding lemma form.

Kelime Ailesi

a smooth sea never made a skilled sailor
low-skilled
multi-skilled
multiskilled
nonskilled
semi-skilled
semiskilled
skilledly
superskilled
underskilled
unskilled

Örnek Cümleler

Sami yetenekliydi.
Sami was skilled.
Bu işte çok iyiyimdir.
I'm quite skilled.
Sihir konusunda uzmandır.
He is skilled in magic.
O yetenekli bir nalbanttı.
He was a skilled blacksmith.
Becerikli Esnaf Meslekleri
Artisan Skilled Crafts
O yetenekli bir demirciydi.
He was a skilled blacksmith.
Babam yetenekli bir balıkçı.
My father is a skilled fisherman.
Tom el işinde çok yetenekli.
Tom is very skilled in manual labor.
Tom yetenekli bir programcı.
Tom is a skilled programmer.
Tom yetenekli bir oyuncudur.
Tom is a skilled player.
Tom yetenekli bir demircidir.
Tom is a skilled blacksmith.
Yakın dövüştede çok etkilidir.
She is very skilled in close combat.