rule out

EN → TR

Tanım

•dismiss from consideration or a contest

Diğer Dillerde

İspanyolcadescartar
İtalyancaescludere
Rusçaисключа́ть, исключи́ть
Felemenkçeuitsluiten
Portekizceexcluir, excluir (a possibilidade de), riscar
Japonca排除する, 除外する
İsveççedöma bort, utesluta
Lehçewykluczać
Ukraynacaвиключа́ти, ви́ключити
Çekçevyloučit
Macarcakizár
Endonezcemenggugurkan

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

O olasılığı gözardı edemem.
I can't rule out that possibility.
Henüz hiçbir şeyi dışlayamayız.
We can't rule out anything yet.
Bir kaza olasılığını dışlayamayız.
We cannot rule out the possibility of an accident.
Henüz hiçbir şeyi gözardı edemeyiz.
We can't rule out anything yet.
Bu başka bir olasılığı tamamıyla dışlamaz.
This doesn't entirely rule out another possibility.
Tom yanılmış olduğu ihtimalini kabul edemedi.
Tom couldn't rule out the possibility that he was mistaken.
Emin olalım ki onların bazılarını eleyebiliriz.
So let's just make sure we can rule out some of them.
İvanoviç kendi adaylık olasılığını da dışlamadı.
He didn't rule out the possibility of his own candidacy.
Bunun bir kaza olduğu ihtimalini gözardı edemeyiz.
We can't rule out the possibility that it was an accident.
Tom askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.
Tom couldn't completely rule out the possibility that he was going to get drafted.
Bakan, bu rakamın yükselme olasılığını da göz ardı etmedi.
He did not rule out the possibility that this figure might rise.
Tom Mary'nin ondan hoşlanmamış olma ihtimalini kabul edemedi.
Tom couldn't rule out the possibility that Mary didn't like him.