politeness
/pəˈlaɪtnəs/3 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•the act of showing regard for others
Diğer Dillerde
AlmancaHöflichkeit
Fransızcapolitesse
İspanyolcacortesía, educación
İtalyancacortesia
Rusçaве́жливость, учти́вость
Arapçaأَدَب
Azericenəzakət
Kazakçaәдептілік, сыпайылық
Özbekçeadab, nazokat, xushmuomalalik
Felemenkçebeleefdheid, hoffelijkheid
Yunancaευγένεια
Japonca丁寧さ, 礼儀正しさ
İsveççeartighet, hövlighet
Ukraynacaвві́чливість, ґре́чність, че́мність
Fincekohteliaisuus
Çekçezdvořilost
Macarcaudvariasság
İbraniceאֲדִיבוּת, נִימוּס
Latincecōmitās
Dancahøflighed
Norveççehøflighet
Vietnamcasự lịch sự
Kelime Ailesi
superpoliteness
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
impoliteness
Örnek Cümleler
Hoşnuttan öte alkışlıyorlardı
They are applauding out of politeness.
Nezâketinizi geri alın bayım.
Take your politeness back, mister.
Kibarlığımı dostlukla karıştırdılar.
They mistook my politeness for friendship.
Nezaket, hakkı verilmeyen bir erdem.
Politeness is a much-overlooked virtue.
Kibarlığın aşırıya kaçması can sıkıcı.
Excess of politeness is annoying.
Erdem, belki de sadece ruhun nezaketidir.
Virtue, perhaps, is nothing more than politeness of soul.
Bütün kibarlığım ve nezaketim benden çalındı.
I've had all my politeness stolen.
Nezaket biçimin, heteroseksüelleri yoldan çıkarır.
Your kind of politeness leads straight to the sack.
Nezaket sadece her toplumda farklı olan bir protokoldür.
Politeness is just a protocol that is different in every society.
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.
Your politeness, Sir, kills me more than your discrimination.
İnsanlar siyasi doğruluk olarak adlandırdıkları şey gerçekte nezakettir.
What people call political correctness is in reality politeness.
Bu Japon nezaketi ve Amerikan nezaketi arasındaki farktan kaynaklanmaktadır..
This is because of the difference between Japanese politeness and American politeness.