Uçağı yaylım ateşi sonucu düştü. 🔊
The wreckage of the airplane was engulfed by the fire. 🔊
Bir kızıl dev tarafından yutuldunuz. 🔊
You'll been engulfed by a red giant." 🔊
Bu iki uç eninde sonunda birleşecek. 🔊
This phagocyte will start to engulf-- it'll wrap around this pathogen. 🔊
Sonrasında dünya ateşler içinde yanacak. 🔊
After, the world will be engulfed in flames. 🔊
Sen gideli ağlamağım gökteyken, yere indi"... 🔊
I felt the heaven was going down upon the earth and that it had engulfed me. 🔊
Taşkın sularının kasabayı sarması öngörülüyor. 🔊
The flood waters are predicted to engulf the town. 🔊
Bu kuvvet sayesinde paraşütün hızı kesilmektedir. 🔊
At this speed the particle will be engulfed. 🔊
Gidiyor, gidiyor ve önüne çıkanı kendine katıyor! 🔊
It goes and goes and engulfs! 🔊
Bakteri tamamıyla yutulacak. Hücrenin içinde olacak. 🔊
Then all of a sudden, that bacteria is going to be completely engulfed. 🔊
Yoğun siyah duman beş buçuk dakika içinde kulübü sardı. 🔊
Intense black smoke engulfed the club in 5½ minutes. 🔊
İyi tavsiye-- fakat şimdi görüyoruz ki büyük bir yanılgı. 🔊
Benign advice -- now, profoundly mistaken. The whole world is engulfed in a revolution. 🔊
Malikane alevler içinde kalırken, Evie koşarak uzaklaşır. 🔊
Evie escapes as the manor is engulfed in flames. 🔊