contemplate

/ˈkɒn.təmˌpleɪt/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"contemplate" kelimesinin Türkçesi: düşünmek, tasarlamak, seyretmek., yoğunlaşmak, düşünüp taşınmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldüşünmek
Geneltasarlamak
Genelseyretmek.
Genelyoğunlaşmak
Geneldüşünüp taşınmak
Genelniyetinde olmak

Görsel

Kalbi kırmadan yaşamak mümkün, yeter ki düşünmek.Bunu bir yemek olarak düşünmek zor ama idare eder.Eskiden buralar bambaşkaymış, bir zamanlar sakin bir yer olduğunu düşünmek ilginç.Freud'a göre genç bir insanın hayatını mahveden üç şey var: duygusallık, farkındalık ve fazla düşünmek. Yüksek bir bilinç düzeyi en büyük cehennem, bunu da kaygı nöbetlerinin tam ortasında anlıyorsun.

Tanım

•reflect deeply on a subject

Diğer Dillerde

İspanyolcacontemplar
Rusçaразмышля́ть
Farsçaتفکر کردن
Japonca熟考する
İsveççebetänka, överväga
İbraniceהִתְבּוֹנֵן
Norveççevurdere
Vietnamcanghĩ
Bulgarcaобмислям
Ermeniceդիտարկել

Etimoloji

First attested in the 1590s; borrowed from Latin contemplātus, the perfect active participle of contemplor (“to observe, survey, gaze (at), contemplate”), see -ate (verb-forming suffix). See also template.

Kelime Ailesi

contemplatable
contemplate one's navel
contemplatingly
contemplatist
recontemplate
uncontemplated

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

İbret almaz mısınız?
Will you not then contemplate?
Hiç düşünmüyor musunuz?
Will you not then contemplate?
Hala düşünmüyor musunuz?
Will you not then contemplate?
Hala mı düşünmeyeceksiniz?
Will you not then contemplate?
Sami intiharı tasarlıyordu.
Sami contemplated suicide.
Artık siz düşünmez misiniz?
Will you not then contemplate?
Düşünmüyor musunuz? [7,186]
Why then do you not contemplate?
Ey insanlar! Anlamaz mısınız?
Why then do you not contemplate?
Hala ibret almayacak mısınız?
Why then do you not contemplate?
Paris'e bir gezi yapmayı düşündü.
He contemplated taking a trip to Paris.
O onların planı üzerinde düşündü.
He contemplated their plan.
Artık öğüt alıp-düşünmez misiniz?
Will you not then contemplate?