cleave

1 hece
C2 seviye
EN → TR
"cleave" kelimesinin Türkçesi: yapışmak, bağlanmak, bölmek, ayırmak, ayrılmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyapışmak
Genelbağlanmak
Genelbölmek
Genelayırmak
Genelayrılmak
Genelyarılmak
Genelbölünmek
Genelclave clove) yarmak
Genelaçmak (yol vb)
Geneltaksim etmek
Geneliltisak etmek
Genelarasmdan geçmek. cleavable yarılabilir.
Genelsadık olmak.
Genel(cleft veya cleaved veya clove
Genelcleft veya cleaved veya cloven
Genel(eski) cleave

Tanım

•come or be in close contact with; stick or hold together and resist separation

Diğer Dillerde

Almancakleben, spalten
Rusçaклеиться, коло́ть, разреза́ть, разре́зать, раска́лывать, расколо́ть
Arapçaشَرَمَ, شَقَّ, صَدَعَ, فَسَخَ, فَلَقَ
Farsçaشقه کردن
Felemenkçeklieven, splitsen
Portekizcepartir, talhar
Yunancaσκίζω
Japonca割る
Korece쪼개다
İsveççeklyva, klyva sig, klyvas, splittras
Ukraynacaколо́ти, розко́лювати, розщепи́ти, розще́плювати
Çekçeproříznout, rozetnout, rozříznout
Rumencedespica
Macarcahasít
Latincehaereo
Dancaklæbe, kløve
Norveççekløyve
Bulgarcaоставам верен на, разцепвам, цепя, цепя се
Slovakçaprerezať, rozrezať, rozsekať
Galiçyacafender, tronzar
İzlandacakljúfa, láta klofna
Gürcüceგაკვეთა, გაპობა, გაჭრა
Malaycabelah
Belarusçaкало́ць, раско́лваць, расшчапля́ць

Etimoloji

From Middle English cleven, a conflation of two verbs: Old English clifian (from Proto-West Germanic *klibēn, from Proto-Germanic *klibāną) and Old English clīfan (from Proto-West Germanic *klīban, from Proto-Germanic *klībaną), both ultimately from Proto-Indo-European *gleybʰ- (“to stick”). Cognate with Dutch kleven, German kleben (“to stick”).

Kelime Ailesi

autocleave
cleavability
cleavable
cleave gag
cleaver
miscleave
photocleave
recleave
tocleave
uncleave

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Çin satırı
Chinese "cleaver"
Çok zekisin Jeremiah
Very cleaver Jeremiah,
Sabahı ağartan oldur.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
O, sabahı aydınlatandır.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
Sabahı ortaya çıkarandır.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
O, sabahı yarıp çıkarandır.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
Küçük Arı, Chris Cleave romanı.
"'Little Bee,' by Chris Cleave".
O gün gök yarılmış, sarkmıştır.
The sky will cleave asunder on that day and fall to pieces.
Gök yarılmıştır, parçalanmıştır.
The sky will cleave asunder on that day and fall to pieces.
Gök yarılır; o gün düzeni bozulur.
The sky will cleave asunder on that day and fall to pieces.
Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
Bir kısmı da Uzlar ve Kumanlarla karıştı.
So some of them cleaved and sank.