cleaver

/ˈklivɚ/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"cleaver" kelimesinin Türkçesi: satlr, balta., satır. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsatlr
Genelbalta.
Genelsatır

Tanım

•a butcher's knife having a large square blade

Diğer Dillerde

Fransızcacouperet, fendoir
İspanyolcacuchilla, jifero
İtalyancamannarino
Rusçaбольшо́й нож мясника́, нож для нареза́ния мя́са, сека́ч
Arapçaسَاطُور
Farsçaساتور
Azericeçapacaq, ət baltası
Kazakçaкливер
Özbekçeyoruvchi
Felemenkçehakmes, mes
Portekizcecutelo
Yunancaμπαλτάς
Japonca包丁
Korece클리버
İsveççehackkniv, köttyxa
Lehçetasak
Ukraynacaдровокол
Hintçeविदारक
Fincelihakirves
Çekçesekáček
Rumencesatâr
Macarcahentesbárd
İbraniceקוֹפִיץ
Dancakødøkse
Norveççekjøttøks
Vietnamcadao phay
Bulgarcaсатъ́р

Etimoloji

Occupational surname for someone who split wood, from Middle English clevere (“one who cleaves”).

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Çin satırı
Chinese "cleaver"
Çok zekisin Jeremiah
Very cleaver Jeremiah,
Sabahı ağartan oldur.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
O, sabahı aydınlatandır.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
Sabahı ortaya çıkarandır.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
O, sabahı yarıp çıkarandır.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran O'dur.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır.
Verily Allah is the Cleaver of the seed-grain and the date- stone.
Daneyi ve çekirdeği yaran, şüphesiz Allah'tır.
Verily Allah is the Cleaver of the seed-grain and the date- stone.
Şafağı yarıp sabahı ortaya çıkaran/Fâlık O'dur!
(He is the) Cleaver of the daybreak.
ALLAH taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir.
Verily Allah is the Cleaver of the seed-grain and the date- stone.