cling

/ˈklɪŋ/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"cling" kelimesinin Türkçesi: tutunmak, (clung) yapışmak, sıkıca sarılmak, yanında olmak, (hatlra vb'ne) bağlı olmak. clinging vine (k.dili.) erkeğe fazla dayanan güvensiz kadın.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltutunmak
Genel(clung) yapışmak
Genelsıkıca sarılmak
Genelyanında olmak
Genel(hatlra vb'ne) bağlı olmak. clinging vine (k.dili.) erkeğe fazla dayanan güvensiz kadın.

Tanım

•fruit (especially peach) whose flesh adheres strongly to the pit
•hold on tightly or tenaciously

Diğer Dillerde

Almancahaften, hängen an, sich klammern
Fransızcaaccrocher, coller, s'accrocher, se coller
Rusçaльнуть, прилипа́ть, цепля́ться, цепля́ться за
Arapçaتَمَسَّكَ
Felemenkçeklampen
Portekizceagarrar (-se)
Lehçeprzylgnąć
Ukraynacaвчепи́тися, учепи́тися, чіпля́тися
Çekçedržet se, lnout, lpět, přiléhat
Latinceadhaereo, haereo
Norveççeklenge
Vietnamcabám
Bulgarcaпридържам се о, прилепвам
Estoncaliibuma
Galiçyacasoster, suxeitar
Ermeniceկառչել
Esperantoalkroĉiĝi, alteni
Afrikancaklou
Oksitancaagafar, agantar, sasir

Etimoloji

Imitative; compare clink, clang.

Kelime Ailesi

anticling
cling film
cling on
cling peach
cling to
cling to the skirts of
cling wrap
cling-wrap
clinger
clingfilm
clingfish
clinging vine
clingsome
clingstone
clingwrap
clingy
noncling
static cling

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

O, babasına sarılıyordu.
She was clinging to her father.
Çocuk annesine tutunuyor.
The boy is clinging to his mother.
Geçmişe sadık kalamazsın.
You can't cling to the past.
Ivır zıvıra bağlı kalmak.
Clinging to trinkets.
Islak giysi cilde yapışır.
Wet clothing clings to the skin.
O çocuk annesine sarılıyordu.
That child was clinging to his mother.
Sadece buna tutunmak istersiniz
You just want to cling onto this.
Yapışmak onların yaşam tarzıydı.
Clinging was their way of life.
Neden bu kadar ilgi meraklısısın?
Why are you so clingy?
Yapışarak, dipte ölüp gideceğim.'
'Clinging, I shall die at bottom.'
Engin, her tarafı kaplayan demektir.
Needing nothing, clinging to everything.
İki dakika rahat bırak Bay Yapışkan!
Why can't you give me a minute to myself Mr. Clingy!