Onları yakaladık, kaçak âşıklar.
We come upon them, the clandestine lovers.
Partinin ilk gizli kongresi 1976'da yapıldı.
The party's first clandestine congress was held in 1976.
Parti 1990 yılına kadar gizli siyasi faaliyetlerde bulundu.
The party carried out clandestine political activity until 1990.
Reagan yönetimi Dayanışma Sendikası'nı el altından desteklemiştir.
The Reagan administration engaged in clandestine support for Solidarity.
Bu sebeple Paranoia (Paranoya) 'nın çekimleri gizli sürdürülüyordu.
For that reason, the shooting schedule of Paranoia was a clandestine one.
Bunun sonucunda AFSA Ulusal Güvenlik Dairesi olarak tekrar düzenlendi.
It has recently been reorganized into the National Clandestine Service.
Yetkililer Meksika şehrinde gizli bir sinagog buldular ve bunu kınadılar.
Officials found and condemned clandestine synagogues in Mexico City.
Eserlerinden sadece samizdat -yayınlanmış diğerleri gizli biçimde mevcuttu.
His works there were available only in samizdat-published, clandestine form.
Detroit polisi, Yasak döneminde gizli bir bira fabrikasında bulunan ekipmanı teftiş ediyor.
Detroit police inspecting equipment found in a clandestine brewery during the Prohibition era.