churn
/tʃɜː(ɹ)n/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"churn" kelimesinin Türkçesi: yayık, çalkamak, süt kabı, devamlı olarak dövmek, karıştırmak. churning çalkama.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyayık
Genelçalkamak
Genelsüt kabı
Geneldevamlı olarak dövmek
Genelkarıştırmak. churning çalkama.
Geneltereyağı yapmak için sütü dövmek
Genelyayığa benzer herhangi bir alet
Tanım
•a vessel in which cream is agitated to separate butterfat from buttermilk
•be agitated
Diğer Dillerde
Almancaaufwühlen, Butterfass, Butterfaß, Butterfertiger, durchschütteln, Kerne
Fransızcaagiter, baratte, baratter
İspanyolcaagitar, batir, lechera, mantequera
Rusçaвзба́лтывать, взбива́ть, взбить, взболта́ть, маслобо́йка, мета́ться
Arapçaمَخَاضَة
Farsçaنهره
Azericenehrə
Yunancaδουρβάνι, μπουτινέλο
Japonca撹乳器
İsveççekärna
Çekçerozčeřit, rozvířit, stlouci, stloukat
Macarcaköpül
İbraniceלערבל, נטישה
Latinceagitare
Dancakjerne
Bulgarcaбуталка, разбърквам
Slovakçastĺkať, tĺcť
Letoncaķērne
Katalancalletera, manteguera
Galcebuddai, corddi
Kelime Ailesi
butter churn
churn and burn
churn drill
churn out
churn rate
churn supper
churn up
churn-staff
churnable
churnalist
churnalize
churner
churnful
churningly
churnover
churny
gut-churning
milk churn
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Midem çalkalanıyor.
My stomach is churning.
Bu, midemi çalkaladı.
This made my stomach churn.
Su bu salda çalkalanıyor.
So the water is churned through this raft.
Bu yüzden için içini yiyebilir.
So your insides can churn.
Yani içimde yavaşça büyümekteydi.
So it was the slow churn, if you will.
Etraflarındaki enkazı alt üst ederler.
They churn up debris in their surroundings.
Biz ürünlerimizi böyle çıkarıyoruz işte.
That's how we churn those products out.
Ve o kitapta 'churnalism' hakkında konuşuyor.
And in that book he talks about 'churnalism'.
Belki bu konuyla ilgili bir video yapmalıyım.
Maybe I should just churn out the video that does this, but
Müşteri kaybını asgariye indirmek için çabaladık.
We've kept them trying to keep the churn to a minimum.
Bir erkek, bir kızı reddetti diye içi içini yemez.
A man doesn't churn inside because of a girl he had rejected.
Müşteriyi elde tutarken müşteri kaybını nasıl düşürürsünüz?
And therefore, also, on lifetime value, how do you reduce churn and attrition in keeping customers?