bewilder

/bɪˈwɪldə(ɹ)/3 hece
EN → TR
"bewilder" kelimesinin Türkçesi: şaşlrtmak, sersemletmek, sersemlik, hayret., hayrette bırakmak. bewilderment şaşkmlık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelşaşlrtmak
Genelsersemletmek
Genelsersemlik
Genelhayret.
Genelhayrette bırakmak. bewilderment şaşkmlık

Tanım

•cause to be confused emotionally

Diğer Dillerde

Rusçaприводи́ть в замеша́тельство, сбива́ть с толку, смуща́ть, ста́вить в тупик
Arapçaيُحيّر, يُربك
Azericekarıxdırmaq
Portekizcedesorientar
İsveççeförbrylla
Çekçedezorientovat, zmást
Rumencedezorienta
Macarcazavarba hoz
Norveççeforvirre
Bulgarcaобърквам, озадачавам, смущавам
Slovakçadezorientovať, pomotať, zmiasť
Makedoncaзбу́ни

Etimoloji

From be- (prefix used as an intensifier) + wilder (“to lead astray; to go astray, wander”).

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

O şaşırmıştı.
He was bewildered.
Ben şaşkındım.
I was bewildered.
Şaşkın görünüyordu.
He looked bewildered.
Tom şaşkın görünüyor.
Tom looks bewildered.
Tom şok olmuştu ve şaşırmıştı.
Tom was shocked and bewildered.
Tom, şaşkın göründüğümü söyledi.
Tom said I looked bewildered.
Tom kendini şaşkına dönmüş buldu.
Tom found himself bewildered.
Tom'un şaşkın olduğu ortaya çıktı.
Tom appeared to be bewildered.
Tom değişiklik tarafından şaşkındı.
Tom was bewildered by the change.
Belki aniden gelecek de onları şaşırtacaktır.
In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.
Nitekim, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecektir.
In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.
Bilakis kendilerine o (kıyamet) öyle ani gelir ki, onları şaşırtır.
In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.