O şaşırmıştı.
He was bewildered.
Ben şaşkındım.
I was bewildered.
Şaşkın görünüyordu.
He looked bewildered.
Tom şaşkın görünüyor.
Tom looks bewildered.
Tom şok olmuştu ve şaşırmıştı.
Tom was shocked and bewildered.
Tom, şaşkın göründüğümü söyledi.
Tom said I looked bewildered.
Tom kendini şaşkına dönmüş buldu.
Tom found himself bewildered.
Tom'un şaşkın olduğu ortaya çıktı.
Tom appeared to be bewildered.
Tom değişiklik tarafından şaşkındı.
Tom was bewildered by the change.
Belki aniden gelecek de onları şaşırtacaktır.
In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.
Nitekim, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecektir.
In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.
Bilakis kendilerine o (kıyamet) öyle ani gelir ki, onları şaşırtır.
In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.