bead

/biːd/1 hece
noun
C2 seviye
EN → TR
"bead" kelimesinin Türkçesi: boncuk, boncuk, kolye, arpacık, boncuk. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelboncuknoun
Genelboncuk
Genelkolye
Genelarpacık
Genelboncuk
Genelboncuk
Genelhava kabarcığı
Genelboncukla süslemek
Genelboncuk dizmek. bead tree tespihağacı
Genel(bot.) Melia azedarach. say
Geneltell veya count ones beads tespih çekmek
Genelcoğ tespih
Geneltane (tespih)
Geneldua etmek. draw a bead on nişan almak beading bead work boncuktan yapılmış kenar süsü beaded boncuklu.

Görsel

Boncuk ve Kremayla Süslenmiş Fırından Taze Çıkmış Renkli KapkeklerAhşap Tepside Rengarenk Çikolata Kaplı Tatlılar ve Boncuk ŞekerlemelerRenkli Şeker ve Boncuk Çerçeveli Sevimli Sarı Karakter İllüstrasyonuRenkli Boncuk Şekerlemeli ve Beyaz Çikolatalı Eğlenceli Kurabiye Tasarımı

Tanım

•a beaded molding for edging or decorating furniture
•string together like beads

Atasözü & Deyim

“Delikli boncuk (taş) yerde kalmaz”

Diğer Dillerde

Rusçaби́сер, бу́сина, бу́сы, ка́пелька, ка́пля, чётки
Farsçaبلژی, منجوق, مهره
Azericemuncuq
Portekizceconta, gota, missanga
Korece구슬, 비즈
İsveççepärla
Ukraynacaбісери́на, нами́стина
Fincehelmi, pisara
Macarcacélgömb, csepp, golyócska, gyöngy, gyöngyszem, irányzék
Vietnamcachuỗi hạt, tràng hạt
Bulgarcaкапчица, мънисто, топче
Slovakçakorálka, kropaj, kvapôčka, muška, perlička
Slovencejagoda, koralda, perla
Katalancadena
Galiçyacaabelorio, adramán, doa, pinga
Galceglain, pader
İrlandacaboilgeog, mónóg
Malaycamanik
Telugucaపూస

Kelime Ailesi

adder bead
anal beads
angle bead
Baily's beads
bead breaker
bead fern
bead lightning
bead lily
bead maze
bead proof
bead seat
bead tracer
bead tree
bead-rattler
bead-tree
beadboard
beaded lacewing
beaded lizard

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
beading
drop
prayer bead
astragal
beadwork

Örnek Cümleler

Wood Badge
Beads
Küp şeklinde bir boncuk.
It's a cube bead.
Sami tespihini çekiyordu.
Sami was fingering his prayer beads.
Beat Records ile anlaştı.
Available on BEAD Records.
Nadiren Tibet boncuğu toplamaktadır.
He collects rare Tibetan beads.
Sami tesbihinin boncuklarıyla oynuyordu.
Sami was fiddling with the beads of his rosary.
Boncuğun her kenarı 1 bölü 2 santimetre.
Each edge of the bead is 1/2 centimeters.
Japa mala boncuk sayısı genellikle 108 .
The number of beads in the japa mala is generally 108.
Kaşı terden dolayı boncuk boncuk olmuştu.
Her brow was beaded with perspiration.
Alnındaki bu ter damlalarını da hatırladım.
And I remember the little beads of sweat on your forehead too.
Zaman zaman bana tehlikeli bir şekilde yaklaştı.
At times he got dangerously close to getting a bead on me.
George Wells Beadle Wahoo, Nebraska, ABD'de doğdu.
George Wells Beadle was born in Wahoo, Nebraska.