augur
2 hece
C2 seviye
EN → TR
"augur" kelimesinin Türkçesi: fal, kâhin, alâmet, kahin, falcı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfal
Genelkâhin
Genelalâmet
Genelkahin
Genelfalcı
Genelönceden haber vermek
Genelkehanet etmek
Genelkehanet ayini.
Geneleski Roma'da kuşlara bakarak kehanet etmekle görevli bir çeşit falcı
Genelyormak. augural kahinliğe ait. augury kehanet
Görsel




Tanım
•(ancient Rome) a religious official who interpreted omens to guide public policy
•predict from an omen
Atasözü & Deyim
“Fala inanma, falsız kalma”
Diğer Dillerde
AlmancaAugur, die Zukunft vorhersagen, hellsehen, Hellseher, wahrsagen, Wahrsager
İspanyolcaaugurar, presagiar
İtalyancaaugurare
Rusçaавгу́р, предвеща́ть, предска́зывать, прорица́тель
Farsçaفالگیر, مروانیش
Portekizceáugure, pressagiar
İsveççebåda
Macarcajósol
Latinceaugurō, auspex
Bulgarcaгадател, предвещавам, предсказвам, прорицател, птицегадател
Galiçyacaagoirar
İrlandacaágar
Arnavutçafaltore
Esperantoaŭguri, aŭguristo
Makedoncaа́вгур, га́тач
Etimoloji
Borrowed from Latin augur, of uncertain origin; akin to augurō (“interpret omens”).
Kelime Ailesi
augurate
augurism
augurize
augurship
Örnek Cümleler
Dediler ki: "Uğursuzluğunuz, sizinledir.
(The messengers) said: "The augury is within your own selves.
Elçiler: "Uğursuzluğunuz kendinizdendir.
(The messengers) said: "The augury is within your own selves.
Elinde kahinlik sembolü lituus tutan augur
An augur holding a lituus, the curved wand often used as a symbol of augury on Roman coins
Dedi: "Uğursuzluk kuşunuz Allah katındadır.
He said: your augury is with Allah.
Liam ve Augur Direniş'i yönetmeye devam ettiler.
Liam and Augur continue to lead the resistance.
(Macbeth:'O lieto augurio - "O, mutlu kehanet!")
(Macbeth: O lieto augurio / "O, happy augury!
Dediler: "Uğursuzluk kuşunuz sizinle beraberdir.
(The messengers) said: "The augury is within your own selves.
Bu diyaloğumuzun geri kalanında iyiye işaret değil
That does not augur well for the rest of our dialogue.
Dediler ki, "Sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık.
They rejoined: "We feel you augur ill.
Dediler ki, "Uğursuzluğunuz sizden kaynaklanmaktadır.
(The messengers) said: "The augury is within your own selves.
Liam ve Augur, Doors'u kurtarmaa çalışırken yakalanır.
Liam and Augur try to rescue Doors but are pinned down.
Augur'un başı kanunla derttedir ve saklanmak zorundadır.
Augur runs into trouble with the law and is forced into hiding.