Ana içeriğe geç
Sözlük
/
astute

astute

/əsˈtjuːt/2 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"astute" kelimesinin Türkçesi: feraset, kurnazlık., zeki, kurnaz, zeyrek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelferaset
Genelkurnazlık.
Genelzeki
Genelkurnaz
Genelzeyrek
Geneldirayetli
Genelakıllı
Genelbasiretli
Genelaldanmaz. astutely dirayetle
Genelkurnazcasına. astuteness dirayet
Genelkeskin zekalı

Tanım

marked by practical hardheaded intelligence

Etimoloji

From Latin astūtus, from astus (“craft”).

Örnek Cümleler

Çok akıllı ama inek bir öğrenci değil.
He was an astute historian, but not a student of history.
Tom bir sürü para kazanmış zeki bir işadamıydı.
Tom was an astute businessman who made a lot of money.
Anketteki sorular oldukça kurnaz şekilde hazırlanmıştı.
And one of the questions, they were very culturally astute, the people who put the questionnaire.
Hükümdarlığının ilk yarısında gayretli ve zeki bir hükümdardı.
In the early half of his reign he was a diligent and astute ruler.
Ana karakter Temel, saf ve cesur karakter yapısıyla ön plâna çıktı.
He provided an unprecedented kind of leadership with simple, astute and pragmatic principles.
Ama makul derecede parlak dunya capindaligi tartisilir bir endise kupu oldum.
But I did go on to be a reasonably astute, arguably world-class worrier.
Bir inceleyen projeyi "canlandırıcı, derin ve duygusal açıdan zeki" olarak nitelendirdi.[1]
One reviewer called the project "refreshing, profound and emotionally astute".[13]
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod