discerning

/dɪˈsɜːn.iŋ/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"discerning" kelimesinin Türkçesi: anlayan, anlayarak., idrak eden, zeki. discerningly idrak ederek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelanlayan
Genelanlayarak.
Genelidrak eden
Genelzeki. discerningly idrak ederek

Tanım

•able to make or detect effects of great subtlety; sensitive

Atasözü & Deyim

“Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az”

Diğer Dillerde

İspanyolcadiscernidor, discerniente
Macarcaigényes
Latincesapiens
Bulgarcaпрозорлив, проницателен
Makedoncaпро́никлив

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Aslında sezerek okuyabilmeleri gerekiyor.
In fact, they need to be able to read discerningly.
Annesi kesinlikle cok ince zevkli Moda konusunda
I guess your mother has a very discerning eye.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.
The heart of the discerning gets knowledge. The ear of the wise seeks knowledge.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.
A scoffer seeks wisdom, and doesn't find it, but knowledge comes easily to a discerning person.
Sonuç olarak, bu bir sezgili olma meselesidir, ve iletişim en önemli şeydir.
So, it's a question of discerning and, communication is the most important thing.