Hanna ile karşılaşır.
Väinö Hannula.
29 Nisan - Güneş tutulması oldu.
29 April – An annular solar eclipse occurs.
10 Mayıs - Güneş tutulması gerçekleşti.
10 May An annular solar eclipse occurs.
Hegel tarzı İntikam: Ceza, yanlışı iptal eder.
Hegelian Retribution: Punishment annuls the wrong done.
Halka bir ligaman ile oval pencereye bağlanır.
It rests on the oval window, to which it is connected by an annular ligament.
Cranmer, Henry’nin evliliğinin iptalini hazırladı.
Cranmer was prepared to grant the annulment of the marriage to Catherine as Henry required.
Tom ve Mary evliliklerinin iptal edilmesini istiyor.
Tom and Mary want their marriage annulled.
Kim imanı inkar ederse, şüphesiz amelleri boşa gider.
Whosoever denies the belief, his labors will be annulled.
İmanı tanımayıp nankörlük edenin ameli boşa gitmiştir.
Whosoever denies the belief, his labors will be annulled.
Tom ve Mary evliliklerini iptal ettirmeye çalışıyorlar.
Tom and Mary are trying to get their marriage annulled.
Bunun üzerine TMSF, 15 Ekim 1998'de ihaleyi geçersiz kıldı.
Thereupon, the TMSF annulled the tender for Türkbank sale on October 15, 1998.[9]
Trajkoviç: Bu kararla savaşıp iptal edilmesini sağlayacağım.
Trajkovic: I will fight that decision and get it annulled.