zırva
noun
C2 seviye
TR → EN
"zırva" kelimesinin İngilizcesi: nonsense, blah, hooey. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelnonsensenoun
Genelblah
Genelhooey
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)zırvayı
Çoğul (-ler)zırvalar
Tanım
•aşureye benzer karışık aş.
•(değişmece) saçma sapan, saçma, anlamsız, boş (söz).
•zerdeli ve sarımsaklı paça.
•Saçma, saçma sapan, boş, anlamsız söz
Atasözü & Deyim
“Zırva tevil götürmez”
Diğer Dillerde
drivel, verbiage, bushwah (a lot of words with little substance)
çekim: tamlayan Blablas
eş: Geschwätz, Gelaber
köken: Nominalization of the onomatopoeic interjection.
Und Boyle sagte, Blödsinn. — Boyle bunun zırva olduğunu
Fransızcaabsurdité, bêtise, bla-bla, blabla, connerie, n'importe quoi (dişil) /ap.syʁ.di.te/
absurdity; meaninglessness · a thing that is absurd
çekim: çoğul absurdités
eş: absurde, incohérence, non-sens
köken: Learned borrowing from Latin absurditās. By surface analysis, absurde + -ité.
Et Boyle a dit que c'était des conneries. — Boyle bunun zırva olduğunu
l'absurdité de la vie
des absurdités
İspanyolcabla, bla-bla-bla, blablablá, bluaa, bluaaa, bobada (eril)
blah (idle talk)
çekim: çoğul blas
aile: blablablá, bla bla bla, bla-bla-bla, blablá, bla bla, bla-bla
¿Te crees esas idioteces? — Bu zırvalara inandın mı?
İtalyancaa vanvera, assurdità, baggianata, balla, bla bla, bla bla bla
at random, without any effort to achieve particular outcome · without thinking
eş: a caso
köken: Of Tuscan origin. Probably from parlare a bambera, referring to card game of bambara.
Questa non è filosofia del mambogiambo. — Ve bu felsefi bir zırvalık değildir.
parlare a vanvera
Rusçaабсу́рд, ахине́я, балабольство, бессмы́слица, бла̀-бла̀-бла́, вздор
разг. пустая болтовня
eş: пустозвонство, болтовня
А Бойль говорит: "Ерунда! — Boyle bunun zırva olduğunu
Arapçaلَغْو, هُرَاء
هل يعجبك هذا الهراء؟ — Bu zırvalara inandın mı?
Azericecəfəngiyat, çərən-pərən, tartan-partan
gibberish, nonsense
çekim: çoğul çərən-pərənlər · tamlayan çərən-pərənin
köken: Reduplication of çərən.
Kazakçaсандырақ, шатпақ
delirium · nonsense
Tatarcaсафсата
Felemenkçeflauwekul, lariekoek, onzin (eril) /ˌflɑu̯ʋəˈkʏl/
nonsense; drivel
eş: apekool, bullshit, gekheid, kletskoek, kletspraat, kolder
köken: Univerbation of flauwe (“tasteless, insipid”) + kul (“testicle”).
aile: kul
Boyle zei: "Onzin." — Boyle bunun zırva olduğunu
nonsense · foolishness · junk food
çekim: çoğul besteiras
eş: asneira, tolice, manota, bobagem, brebote, porcaria
köken: From besta (“stupid, idiot”) + -eira.
E você caiu nessa idiotice? — Bu zırvalara inandın mı?
Yunancaανοησίες, βλακείες
nominative plural of ανοησία (anoïsía) · accusative plural of ανοησία (anoïsía) · vocative plural of ανοησία (anoïsía)
Και αυτό δεν είναι καμιά αμπελοφιλοσοφία. — Ve bu felsefi bir zırvalık değildir.
いい加減なこと。また、そのさま。
eş: 事実無根, 荒唐無稽, 譫言, 囈言, 寝言, いい加減
不敬(Godless)とでも何とでも — Boyle bunun zırva olduğunu
bullshit, nonsense
köken: From 개 (gae, “dog”) + 소리 (sori, “sound”).
그런 말장난에 넘어가냐 넌? — Bu zırvalara inandın mı?
İsveççeblablabla, strunt (nötr)
nonsense
çekim: tamlayan strunts
köken: From Middle Low German strunt, from Old Saxon *strunt, from Proto-West Germanic *strunt.
Och den här livsåskådningen är ingen rappakalja. — Ve bu felsefi bir zırvalık değildir.
Äh, vilket strunt
absurdity, nonsense · absurdity
çekim: çoğul absurdy · tamlayan absurdu
eş: absurdalność, bezsensowność, bezsens, niedorzeczność, nonsensowność, bzdurność
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂ep Proto-Indo-European *-o Proto-Indo-European *h₂epó Proto-Italic *ap Latin abder. Latin ab- Proto-Indo-European *swenh₂- Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti Proto-Italic *swonaō Latin sonō Proto-Indo-European *-ós Proto-Indo-European *-ós Proto-Indo-European *-ós Proto-Indo-European *-ós Proto-Indo-European *-os Proto-Italic *-os Old…
aile: absurdalny, absurdyzm
Boyle powiedział: "Bzdura". — Boyle bunun zırva olduğunu
Jego propozycje to jeden wielki absurd.
Ukraynacaбезглу́здя, дурни́ця, нісені́тниця
І ти запала на це марення? — Bu zırvalara inandın mı?
Hintçeबकवास (dişil) /bək.ʋɑːs/
nonsense, idiocy
çekim: çoğul बकवासें
köken: From बकुआ (bakuā) + -आस (-ās).
बकवास बंद करो!
Finceblaa, hölynpöly, höpinä, höpöpuhe, höpötys, lööperi /ˈblɑː/
bla, blah
köken: < Swedish bla
Neuroläppä on levinnyt lehtien otsikoihin. — Nöro-zırvalığı her yerde manşetlerde görmekteyiz.
nonsense (untrue statement)
çekim: çoğul nesmysly · tamlayan nesmyslu
eş: nonsens, hloupost, ptákovina, blbost, konina, kravina
köken: From ne- + smysl.
A to není žádná pomatená filozofie. — Ve bu felsefi bir zırvalık değildir.
holý nesmysl
Co to plácáš za nesmysly?
Rumenceabsurditate, nerozie, nerozii, nonsensuri, prostie (dişil)
absurdity
çekim: çoğul absurdități · tamlayan absurdități
köken: Borrowed from French absurdité. Equivalent to absurd + -itate.
Și Boyle zice, prostii. — Boyle bunun zırva olduğunu
Macarcabadarság, badarság!, halandzsa, hiszi a piszi!, képtelenség, képtelenség! /ˈbɒdɒrʃaːɡ/
gibberish, nonsense
çekim: çoğul badarságok
köken: badar + -ság (noun-forming suffix)
aile: badarsági
És ez nem mondvacsinált filozófia. — Ve bu felsefi bir zırvalık değildir.
nonsense (meaningless words) · worthless (person)
köken: From Persian خنده (xande), ریش (riš).
ובויל אמר, בולשיט. — Boyle bunun zırva olduğunu
Latincegerrae, gerrae!, muscerdae, nūgae, nugae! /ˈɡɛr.rae̯/
wattled twigs · trifles, nonsense
çekim: çoğul gerrārum · tamlayan gerrārum
köken: Etymology tree Ancient Greek γέρρον (gérrhon)bor. Latin gerrae Borrowed from Ancient Greek γέρρον (gérrhon, “wattled twigs”).
aile: gerrō
talk (conversation) · chat (informal conversation)
çekim: çoğul sluddere · tamlayan sludders
eş: hyggesnak, passiar
köken: From sludre.
Norveççesnikksnakk, tullprat, vås
Endonezceomong kosong
bullshit, nonsense
köken: Compound of omong + kosong.
Kau percaya omong kosong itu ? — Bu zırvalara inandın mı?
Etimoloji
Ultimately from Persian زلو با (zirbā)
Örnek Cümlelerzırva ile daha fazla örnek cümle →
O makale zırvadır.
That article is rubbish.
Bu tamamen zırvalık.
That's patently ridiculous.
Bütün gece zırvaladı.
He twaddled all night.
Bir şeyler zırvaladı.
He said some things that didn't make sense.
Şu an ne zırvalıyorsun?
What are you twaddling now?
Bu zırvalara inandın mı?
You fell for that crap?
Boyle bunun zırva olduğunu
And Boyle said, bullshit.
Tom zırva yazılarıyla tanınan biri.
Tom is a well-known shitposter.
Senin adi zırvalarına ihtiyacım yok.
I don't need your banal platitudes.
Ve bu felsefi bir zırvalık değildir.
And this is not mumbo-jumbo philosophy.
Politika konusunda zırvalayan sensin.
You're the one who keeps babbling about politics.
O çeşit türrahatı (zırvayı) ağzına alma.
"Hadise'den anlamlı gönderme".