Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yanılmak

yanılmak

/jɑ.nɯɫ.mɑk/
verb
TR → EN
↔ ters çevir
"yanılmak" kelimesinin İngilizcesi: lapse, off, slip, trip, err. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellapse
Geneloff
Genelslip
Geneltrip
Genelerr
Genelerr

Çekim Tablosu

Geniş zamanyanılamam
Şimdiki zamanyanılabiliyor
Gelecek zamanyanılacak
Geçmiş zamanyanılamadı
Şartyanılamasa
Gereklilikyanılamamalı
Emiryanıl

Tanım

sonucunu düşünmeden veya bilmeden uygunsuz bir davranışta bulunmak
tanımayarak, niteliğini iyi anlamayarak aldanmak
Sonucunu düşünmeden veya bilmeden uygunsuz bir davranışta bulunmak, dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak
Tanımayarak, niteliğini iyi anlamayarak (genellikle görünüşe bakarak) yanlış bir yargıya varmak

Diğer Dillerde

take-off · departure
çekim: çoğul Abflüge · tamlayan Abfluges
eş: Startzeit, Start
köken: From ab- + Flug.
Jeden Morgen reparieren, sprach.Her Sabah, Yanılmak!..
Der Abflug verzögert sich um eine Stunde.
walk without purpose, stroll
çekim: çoğul balades
eş: promenade, flânerie
köken: From balader (“to walk around”).
aile: baladeur
Au matin, ils se séparent.Her Sabah, Yanılmak!..
switched off, shut down · faint, pale
eş: opaco
aile: blanco apagado
Misa todos los días por la mañana.Her Sabah, Yanılmak!..
trip, excursion, hike, outing
çekim: çoğul gite
eş: camminata, corsa, escursione, girata, giro, passeggiata
köken: Reminescence of the Central Italian verb gire (“to go”), derived from Latin īta, feminine of ītum, ultimately from Latin īre. Cognate with Sicilian juta. Cf. the regional use of gimo (“we go, let's go”).
aile: gitante
Ma sbagliarsi in sé non ci fa sentire in nessun modo.Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.
Однако ты заблуждаешься.Ancak, yanılmaktasın.
ما تفعله ولا تفعله المرأة كل صباح؟ .Her Sabah, Yanılmak!..
a male given name
çekim: çoğul səfərlər
köken: Borrowed from Arabic سَفَر (safar).
uzaq səfərə hazırlaşmaq
rəsmi səfər
travel, journey, trip
köken: Borrowed from Arabic سَفَر (safar, “journey, travel”).
aile: сапарлас, сапарлау, сапарлы, сапарлық, сапарнама, сапаршы
Özbekçesafar, sayohat
travel
çekim: çoğul safarlar
köken: Inherited from Chagatai سفر (sfr), from Arabic سَفَر (safar).
Tatarcaсәяхәт
een misstap begaan, een vergissing maken
Iedere ochtend begin ik om ca.Her Sabah, Yanılmak!..
to hallucinate
çekim: geçmiş alucinei · ortaç alucinado · şimdiki alucina
köken: Borrowed from Latin ālūcināre.
Mas o facto de estar errado, por si só, não nos dá qualquer sensação.Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.
accusative masculine singular of κλειστός (kleistós) · nominative/accusative/vocative neuter singular of κλειστός (kleistós)
Αλλά απλά το να είναι κανείς λάθος δεν δημιουργεί κανένα συναίσθημα.Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.
tripcode
çekim: geçmiş トリップした
köken: From English trip.
『朝からおじゃまします!Her Sabah, Yanılmak!..
トリップしてる顔
明治にトリップする
異世界にトリップする
Korece려정, 려행, 여정, 여행 /ɾjʌ̹ɦɛŋ/
North Korea standard spelling of 여행 (yeohaeng)
köken: Sino-Korean word from 旅行.
매일 아침 조깅을 한다.Her Sabah, Yanılmak!..
away, gone, lost (of a thing) · out of it, gone, not aware of what's going on (of a person)
eş: väck
köken: From Old Norse brottu, burtu. By surface analysis, bort + -a.
TIGGARMUNK Klokt, och långsam, de snubblar att springa fort.Keşiş Akıllıca ve yavaş, onlar tarafından işletilen hızlı yanılmak.
långt borta
Plånboken är borta. Jag kan inte hitta den.
Han verkade så borta
być pod wpływem narkotyków
Postanawia codziennie rano biegać.Her Sabah, Yanılmak!..
Настає ранок, повтори ховаються.Her Sabah, Yanılmak!..
journey, voyage · travel
çekim: çoğul यात्राएँ
eş: सफ़र
köken: Borrowed from Sanskrit यात्रा (yātrā), from the root verb या (yā, “to go, move, walk, proceed”). Cognate with Bengali যাত্রা (jatra)
हम यात्रा पर चल पड़े।
यात्रा में वह हमारा पथ प्रदर्शक था।
वह बुधवार को यात्रा नहीं करता।
forms the ablative case
köken: From Proto-Finnic *-lta, from *-l(l)- (external locative infix; see -lle) + *-ta (ablative/separative case suffix). Compare -лдо (-ldo) in Erzya васолдо (vasoldo, “from afar”).
aile: -lti
Mutta pelkkä väärässä oleminen ei tunnu miltään.Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.
Takhle to pak chodilo každé ráno.Her Sabah, Yanılmak!..
to travel, to journey
çekim: geçmiş călătorit · ortaç călătorit · şimdiki călătorește
aile: călătorie
A greși e omenește.Yanılmak insana mahsustur.
indicates actions whose direction is pointing away from the speaker, either literally or figuratively · indicates the unsuccessful or inaccurate completion of an action · indicates separation, deprivation, etc.
köken: Cognate with Northern Mansi эл- (èl-).
Előfordul Minden reggel címmel is.Her Sabah, Yanılmak!..
megy (“to go, to walk”) → elmegy (“to go away”)
vet (“to throw, to cast”) → elvet (“to dismiss, to rule out, to throw out (a plan or a possible solution)”)
néz (“to look”) → elnéz (“to excuse, to forgive, to look the other way”)
אני קמה בבוקר ו-הופס!Her Sabah, Yanılmak!..
Latinceiter, offendo /ˈɪ.tɛr/
a route · a journey, trip · a march
çekim: çoğul itinera · tamlayan itineris
köken: From Proto-Italic *eitər, *eitor, conflation of an r/n-stem (where both stems are conflated, thus gen. itineris from inherited *itinis and analogical *iteris; compare iecur and femur), from Proto-Indo-European reconstructed as *h₁éy-tr̥ ~ *h₁i-tén-, from *h₁ey- (whence eō). Cognate with Tocharian A ytārye (“path, road”), Avestan 𐬌𐬚𐬥𐬀 (iθna) in 𐬞𐬀𐬌𐬭𐬌-𐬌𐬚𐬥𐬀- (paⁱri-iθna-, “(end of) lifetime”).
aile: in itinere, itinerārium, itinerārius, itinerātor, itineror, porta itinerī longissima
Erant omnīnō itinera duo, quibus itineribus domō exīre possent […] .
Doceās iter et sacra ōstia pandās.
Dancarejse (nötr) /ˈʁɑjsə/
journey · trip · voyage, passage, crossing
çekim: çoğul rejser · tamlayan rejses
köken: From Middle Low German reise, from Old Saxon *reisa, from Proto-West Germanic *raisu.
aile: bryllupsrejse, charterrejse, dannelsesrejse, drømmerejse, forretningsrejse, frankrigsrejse, hjemrejse, jomfrurejse, luksusrejse, opdagelsesrejse
Hver morgen er der morgensang.Her Sabah, Yanılmak!..
Norveççeav, deaktivert, reise
Endonezceperjalanan /pərd͡ʒaˈlanan/
trip (a journey; an excursion or jaunt) · journey · any process or progression likened to a journey, especially one that involves difficulties or personal development
köken: Affixation of jalan + per- -an.
Namun hanya dengan melakukan kesalahan Anda tidak akan merasakan apapun.Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi یاڭلمق sözcüğünden devralındı

Örnek Cümleler

Her Sabah, Yanılmak!..
"Every Morning – Basshunter".
Yanılmak insana mahsustur.
To err is human.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.
But just being wrong doesn't feel like anything.
Yanılmak aslında bir şey hissettirir; haklıymışız gibi hissettirir.
It does feel like something to be wrong; it feels like being right.
Keşiş Akıllıca ve yavaş, onlar tarafından işletilen hızlı yanılmak.
FRlAR Wisely, and slow; they stumble that run fast.
Ancak Sediqqi bu kazanımların geri kaybedilmeyeceği fikrini öne sürerken yanılmakta.
But Sediqqi is wrong to suggest that nothing can reverse these gains.
yanılmak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod