Yanılmak insana mahsustur.To err is human.
Her Sabah, Yanılmak!.."Every Morning – Basshunter".
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.But just being wrong doesn't feel like anything.
Yanılmak aslında bir şey hissettirir; haklıymışız gibi hissettirir.It does feel like something to be wrong; it feels like being right.
Keşiş Akıllıca ve yavaş, onlar tarafından işletilen hızlı yanılmak.FRlAR Wisely, and slow; they stumble that run fast.
Ancak Sediqqi bu kazanımların geri kaybedilmeyeceği fikrini öne sürerken yanılmakta.But Sediqqi is wrong to suggest that nothing can reverse these gains.
Her Sabah, Yanılmak!..Jeden Morgen reparieren, sprach.
Yanılmak insancıldır, azmetmek şeytanca.Se tromper est humain, persévérer est diabolique.
Her Sabah, Yanılmak!..Au matin, ils se séparent.
Her Sabah, Yanılmak!..Misa todos los días por la mañana.
Ancak, yanılmaktasın.Однако ты заблуждаешься.
Her Sabah, Yanılmak!..ما تفعله ولا تفعله المرأة كل صباح؟ .
Her Sabah, Yanılmak!..Iedere ochtend begin ik om ca.
Her Sabah, Yanılmak!..Postanawia codziennie rano biegać.
Her Sabah, Yanılmak!..Настає ранок, повтори ховаються.
Her Sabah, Yanılmak!..Takhle to pak chodilo každé ráno.
O ormanda körü körüne kaçar ve o yavaşça girer karanlık kale, soğuk ve yorgun yanılmak.Intră în zona zăpezilor veșnice, îi este din ce în ce mai frig și este din ce în ce mai obosit.
Yanılmak insana mahsustur.A greși e omenește.
Yanılmak insancıldır, azmetmek şeytanca.A greși e omenește, a persevera este diabolic.
Her Sabah, Yanılmak!..Előfordul Minden reggel címmel is.
Her Sabah, Yanılmak!..Hver morgen er der morgensang.
Fakat yanılmaktadır, Naruto bunu kendisi için de istemektedir.Anaknya, Naruto juga menguasai jurus ini.
Fakat yanılmaktadır, Naruto bunu kendisi için de istemektedir.Cô cũng không hề nhận ra Naruto có tình cảm đối với mình.
Her Sabah, Yanılmak!..『朝からおじゃまします!
Fakat yanılmaktadır, Naruto bunu kendisi için de istemektedir.NARUTO 巻ノ参 これが忍の道だってばよ!
Her Sabah, Yanılmak!..每天早上會做便當。
Her Sabah, Yanılmak!..매일 아침 조깅을 한다.
Her Sabah, Yanılmak!..אני קמה בבוקר ו-הופס!
Her Sabah, Yanılmak!..Излиза всяка сутрин.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Aber sich bloß zu irren, fühlt sich nach gar nichts an.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Ale bycie w błędzie samo w sobie nie budzi żadnych uczuć.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Ale len čisto mýliť sa nie je žiadny pocit.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Ale při omylu samotném se necítíte nijak.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Dar doar să greşeşti nu se simte nicicum.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.De önmagában a tévedés nem jár semmilyen érzéssel.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.그러나 틀리는 그 자체는 아무런 느낌도 주지 않습니다.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Maar alleen maar verkeerd zitten daar merk je niets van.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Mais se tromper ne ressemble à rien.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Ma sbagliarsi in sé non ci fa sentire in nessun modo.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Mas o facto de estar errado, por si só, não nos dá qualquer sensação.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Men bare at tage fejl føles ikke som noget.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Mutta pelkkä väärässä oleminen ei tunnu miltään.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Namun hanya dengan melakukan kesalahan Anda tidak akan merasakan apapun.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Nhưng lúc đang bị sai chẳng có cảm giác gì hết.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Pero no se siente nada al estar equivocado.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Αλλά απλά το να είναι κανείς λάθος δεν δημιουργεί κανένα συναίσθημα.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Але просто "буття неправим" не відчувається ніяк.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Но когда просто ошибаешься, вообще ничего не чувствуешь.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.Но просто да сбъркаш не се чувства като нищо.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.אך פשוט לטעות אינו גורם לשום הרגשה.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.ولكن كون المرء مخطىء لا يشعر الفرد مثل هذا ..
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.何の感情も伴わないのです 1つ例をご紹介します
Ancak Sediqqi bu kazanımların geri kaybedilmeyeceği fikrini öne sürerken yanılmakta.Czy każdy rok będzie "najbardziej śmiercionośnym rokiem" dla mediów?
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.A jak tak poslouchám a poslouchám, v jednu chvíli začnu cítit, že ty všechny příběhy jsou o omylnosti.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.Al luisterend kreeg ik het gevoel dat alle verhalen gingen over verkeerd zijn.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.A tak si počúvam a počúvam, a v istom momente, začnem cítiť, že všetky tieto príbehy sú o tom, ako sa mýlime.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.제가 듣고 또 듣는 중에 어느 시점에선가, 모든 이야기가 틀리는것에 대한 것이라고 느끼기 시작했습니다.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.Kuuntelen ja kuuntelen, kunnes tajuan, että joka tarina kertoo erehtymisestä.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.Şi ascult şi tot ascult şi la un moment dat încep să am sentimentul că toate poveştile sunt despre erori.
Dinledin ve dinledim ve bir noktada, tüm hikayelerin yanılmak üzerine olduğunu farkettim.Tak słuchałam i słuchałam i w pewnym momencie poczułam jakby wszystkie te historie były o popełnianiu błędów.