Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tüysüz

tüysüz

adj
TR → EN
"tüysüz" kelimesinin İngilizcesi: hairless, glabrous, smooth. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhairlessadj
Genelglabrous
Genelsmooth

Görsel

Chinese crested yavru köpek portresi - tüysüz sevimliPembe Tüysüz Egzotik Yaratık: Fantastik Sürüngen Dijital Sanat ÇalışmasıMerakla yürüyen tüysüz sfenks kedisi ve modern bahçedeki zarif halleriÇıplak Köstebek Faresi: Tüysüz, Kırışık Derili ve Dayanıklı Bir Kemirgen Türü

Tanım

•acemi
•Erzurum ili Çat ilçesine bağlı bir köy.
•henüz bıyığı, sakalı çıkmamış
•Osmaniye ili Toprakkale ilçesine bağlı bir belde.
•Osmaniye ili Toprakkale ilçesine bağlı bir belediye.
•tüyü olmayan
•Tüyü olmayan
•Henüz bıyığı, sakalı çıkmamış

Diğer Dillerde

without roughness or unevenness: smooth; sleek, slick; even; clean (of a shave or cut); straight (of hair) · slippery (from e.g. ice, but not from grease) · smooth (without difficulty, problems, or unexpected consequences or incidents)
çekim: karşılaştırma glatter · üstünlük am glattesten
eş: eben, rutschig, glitschig, schlüpfrig, reibungslos, anstandslos
köken: Inherited from Middle High German and Old High German glat, from Proto-West Germanic *glad.
aile: aalglatt, glatt gehen, glatt wie ein Aal, Glatteis, Glattrohr
Nehmen wir einmal unsere nackte Haut. — Tüysüz tenimize bakalım.
ein glatter Bruch
alles läuft glatt
ein glatter Sieg
feminine singular of doux
Sa peau est entièrement lisse. — Boynu tamamen tüysüzdür.
alder tree plantation
çekim: çoğul alisares
köken: From aliso (“alder tree”) + -ar.
aile: alisamiento, alisante
Cabeza sin rostro. — Başı tüysüzdür.
mild · weak · bland
köken: Borrowed from Latin blandus.
aile: blandamente
Guardiamo la nostra pelle nuda. — Tüysüz tenimize bakalım.
moustacheless, mustacheless
eş: голоусый, зелёный, неопытный
köken: без- (bez-) + ус (us) + -ый (-yj)
Начнем с нашей голой кожи. — Tüysüz tenimize bakalım.
Arapçaأَجْرَد, أَمْلَس, نَاعِم
لنلقي نظرة على جلدنا العاري — Tüysüz tenimize bakalım.
Farsçaبیمو, لیز /ˈliːz/
slippery
aile: لیز خوردن
Azericehamar, rəvan /hɑˈmɑr/
smooth (having a texture that lacks friction, not rough) · even (flat and level) · lank (straight and flat)
çekim: karşılaştırma daha hamar · üstünlük ən hamar
hamar dəri
hamar yol
hamar saç
Kazakçaтегіс /teˈɡɘs/
even, level, flat, smooth · equal · general, universal
köken: Inherited from Proto-Turkic *tekiŕ.
Özbekçetekis
Felemenkçefijn, glad, glad maken, gladheid, gladhuidige, glads /fɛi̯n/
nice, pleasant · fine, thin · delicate, meticulous
çekim: karşılaştırma fijner · üstünlük fijnst
eş: dun, mager, aangenaam, leuk, prettig
zıt: grof
köken: From Middle Dutch fijn, from Old French fin, from Latin fīnis.
aile: fijnhakken, fijnheid, fijnmalen, fijnmazig, fijnstraal, fijntjes, fijnzinnig, haarfijn, ragfijn, verfijnen
Laten we onze naakte huid eens bekijken. — Tüysüz tenimize bakalım.
Portekizcecalvo, careca, despelado /ˈkaw.vu/
bald (having no hair) · balding
eş: careca
köken: From Latin calvus, in turn from Proto-Italic *kalowos, from Proto-Indo-European *klh₂wós, *kl̥H- (“naked, bald”). Compare Spanish calvo, Catalan calb, French chauve and, more distantly related, Sanskrit कुल्व (kulva).
Vejamos a nossa pele nua. — Tüysüz tenimize bakalım.
quiet, serene, unruffled · calm, waveless, flat (sea)
Το πρόσωπο είναι άμουσο. — İç yüzü tüysüzdür.
Japoncaスムース, 滑らかな, 無毛
hairlessness
eş: ヘアレス
体毛の無くなった生き物や — Tüysüz tenimize bakalım.
Korece매끄럽다 /mɛk͈ɯɾʌ̹p̚t͈a̠/
to be smooth, velvety, slippery · to be smooth, going smoothly · to be cunning, sly
köken: Of native Korean origin.
우리의 털 없는 피부를 봅시다. — Tüysüz tenimize bakalım.
İsveççehal, jämn, len, slät, smidig /hɑːl/
slippery (having low friction (and therefore being easy to slip on)) · slippery (evasive (and dishonest))
çekim: karşılaştırma halare · üstünlük halast
köken: From Old Norse háll.
aile: bakhal, glashal, hal som en ål, halhet, slemhal, såphal, på hal is
Låt oss titta på vår nakna hud. — Tüysüz tenimize bakalım.
halt väglag
VARNING: Trappan är hal
Hon är hal som en ål
Lehçebezwłosy, gładki /bɛzˈvwɔ.sɘ/
hairless
eş: łysy, nieowłosiony
zıt: owłosiony
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰe Proto-Indo-European *-ǵʰs Proto-Balto-Slavic *beź Proto-Slavic *bez(ъ) Proto-Slavic *bez- Old Polish bez- Polish bez- Polish włos Polish -y Polish bezwłosy From bez- + włos + -y.
Zastanówmy się nad nagością skóry. — Tüysüz tenimize bakalım.
bezwłosy kot
bezwłosa głowa
bezwłosa noga
Ukraynacaбезволо́сий, гладки́й, пла́вний
Вся прикрашаюча шерсть пряма і гладка. — Yaprakları derimsi, tam kenarlı ve tüysüzdür.
Hintçeचिकना /t͡ʃɪk.nɑː/
smooth, polished; slippery
köken: Inherited from Prakrit 𑀘𑀺𑀓𑁆𑀓𑀡 (cikkaṇa) + Middle Indo-Aryan -𑀓- (-ka-).
aile: चिकना-चुपड़ा
नदी में बहुत सारे चिकने पत्थर हैं।
Finceilman henkäystä, karvaton, kitkaton, lipevä, pehmeä, pehmeäturkkinen /ˈkɑrʋɑton/
hairless (like hairless legs)
çekim: karşılaştırma karvattomampi · üstünlük karvattomin
zıt: karvainen
köken: karva + -ton
aile: karvattomuus, amerikankarvatonterrieri, meksikonkarvatonkoira
Jos emme olisi kaljuuntuneet, tämä saattaisi olla seksikkyyden huippu. — Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.
Çekçebezvlasý, hladká, hladký /ˈɦlatkiː/
smooth (having a texture that lacks friction) · smooth (without difficulty, problems, or unexpected consequences or incidents)
çekim: karşılaştırma hladší · üstünlük nejhladší
eş: hebký, lehký, snadný, pohodový, bezproblémový
zıt: hrubý
köken: Inherited from Old Czech hladký, from Proto-Slavic *gladъkъ, from Proto-Balto-Slavic *glā́ˀdus.
aile: hladkost, uhladit
Podívejme se na naši nahou kůži. — Tüysüz tenimize bakalım.
hladký povrch
hladký chod
Rumencelin, lis, neted /lin/
even, smooth · calm, quiet · mild, gentle, sweet
çekim: çoğul lini · tamlayan linului
köken: Inherited from Vulgar Latin *lenus, from Latin lenis.
aile: liniște
Să privim la pielea noastră goală. — Tüysüz tenimize bakalım.
fine, delicate (made up of particularly small pieces) · delicious, tasty (having a pleasant or satisfying flavor) · refined, fine, delicate, gentle, polished
çekim: karşılaştırma finomabb · üstünlük legfinomabb
köken: From Medieval Latin fīnum, neuter of fīnus (“fine”), from fīnis (“end, limit”).
aile: fincsi, finoman, finomít, finomkodik, finomodik, finomság, finomul, finomhangolás, finomliszt, finommechanika
Tekintsük a csupasz bőrünket. — Tüysüz tenimize bakalım.
İbraniceחָלָק
בואו נסתכל על עורינו העירום. — Tüysüz tenimize bakalım.
Latinceglaber, lēvis, poliō, teres /ˈɡɫa.bɛr/
smooth · hairless
çekim: üstünlük glaberrimus
zıt: pūbēscēns, hirsūtus, hispidus, pilōsus, villōsus
köken: Uncertain. Hypothesized to be from Proto-Italic *ɣlaðros, from Proto-Indo-European *gʰl̥h₂dʰ-ro- (“smooth”), from Proto-Indo-European *gʰleh₂dʰ- (“smooth, shiny”), which is reconstructed based on the assumed cognates Proto-Germanic *gladaz (whence German glatt (“smooth”)) and Proto-Balto-Slavic *glā́ˀdus (“smooth”) (whence Lithuanian glodùs (“tool for smoothing”)). These stem from a basic root…
aile: glabellus, glabrātus, glabrēscō, Glabrio, glabripennis, glabrirostris, glabrō
Dancaglat, glatte, udglatte
slippery · smooth · differentiable everywhere
çekim: karşılaştırma glattere · üstünlük glattest
zıt: ru
köken: From Middle Low German and German glatt. Related to glad.
aile: glathed, glatte, isglat, sneglat, glatpolere, spejlglat, åleglat
Se på hvor nøgne hud. — Tüysüz tenimize bakalım.
Pas på, her er glat.
Hans hage var glat.
Endonezcehalus, mulus /ˈhalus/
smooth, soft · fine, fine-grained, powdered · invisible
çekim: karşılaştırma lebih halus · üstünlük paling halus
köken: Inherited from Malay halus, from Proto-Malayic *halus. Cognate to Balinese alus and Banjarese halus (“small”).
aile: kehalusan, memperhalus, menghalusi, menghaluskan, penghalus, penghalusan
Bagian dalam telinga eksternal yang berbulu (pina) berwarna kuning kemerahan. — Yüzde bulunan tüysüz deri parlak sarı renklidir.
Bubuk halus
Vietnamcamượt, trơn /mɨət̚˧˨ʔ/
glossy; smooth and shiny
aile: mượt mà, óng mượt
Nếu chúng ta cũng không tiến hóa như tinh tinh, thì hẳn đây sẽ là chuẩn mực về cái đẹp. — Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.
xanh mượt

Etimoloji

By surface analysis, tüy + -süz.

Örnek Cümleler

Tüysüz dalları vardır.
It has glabrous branches.
Tüysüz tenimize bakalım.
Let's look at our naked skin.
Ötekisi de tüysüz ve dik duruyor.
That one is a naked biped.
Aquila cinsinin aksine bacaklar tüysüzdür.
Unlike those of eagles of the genus Aquila, the legs are not feathered.
Dolayısıyla, tüysüzlük ve su arasında yakın bir ilişki var.
So this is a close connection between nakedness and water.
Eğer tüysüzleşmeseydik ,büyük ihtimalle "BU" seksiliğin sembolü olacaktı.
If we hadn't, then probably this would be the height of sexiness.
Kösele gibi tüysüz yapraklar dalların uçlarında büyür ve kısa saplara sahiptir.
The leathery, hairless leaves grow at the tips of the twigs and have short stalks.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.
And we got so overheated in the chase that we had to take off that fur coat and throw it away.
Parlak gün ışığında fotoğraflanan, tüysüz bacaklara sahip hafif kanatlı çeşitlilik.
Light-winged variety with unfeathered legs, photographed in bright daylight
Alt yüzey bitki tabanına yakın yerler tüylüdür ancak alt kısım genellikle tüysüzdür.
The upper surface is hairy near the base of the plant while the underside is usually hairless.
Tüysüz küreklerin kişisel tercih olarak kullanılması alışılmadık bir durum değildir.
It is not unusual for un-feathered paddles to be used as personal preference.
Yavruları yumurtadan tüysüz ve gözleri açılmamış olarak çıkar, bakıma ihtiyaçları vardır.
Corrupt night-watchmen and thief-takers turn a blind eye to wrongdoing.
tüysüz ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod