sarhoşluk
noun
TR → EN
"sarhoşluk" kelimesinin İngilizcesi: drunkenness, drunk, insobriety, drunkenness, drunkenness. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldrunkennessnoun
Geneldrunk
Genelinsobriety
Geneldrunkenness
Geneldrunkenness
Genelalcohol intoxication
Genelalcohol intoxication
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)sarhoşluğu
Yönelme (-e)sarhoşluğa
Bulunma (-de)sarhoşlukta
Çıkma (-den)sarhoşluktan
Tamlayan (-in)sarhoşluğun
Çoğul (-ler)sarhoşluklar
Tanım
•dalgınlık, şaşkınlık
•sarhoş olma durumu, esriklik, mestlik, sermestlik, sermesti, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum
•Düşünceleri dağılmış ve ne yapacağını bilemez olma durumu veya bu tarz davranış
Diğer Dillerde
AlmancaAlkoholberauschtheit, Alkoholberauschung, besoffen, betrunken, Betrunkenheit, fett /bəˈzɔfən/
first/third-person plural preterite of besaufen
çekim: karşılaştırma besoffener · üstünlük am besoffensten
eş: betrunken, blau, voll, volltrunken
köken: See the etymology of the corresponding lemma form. Compare also Dutch bezopen.
aile: sturzbesoffen
Auf dem Rückweg trifft sie auf eine Gruppe aufdringlicher Betrunkener. — Bunun arkasından yalnız olunduğu zaman alkole meyil ve uzun sarhoşluk devreleri gelir.
besoffenes Huhn
besoffene Pflaumen
alcoholic
çekim: çoğul alcoolos
köken: Clipping of alcoolique + -o.
Serres La Serre Effet de serre — Yeşil gaz sarhoşluk etkisi yaratır.
Il est alcoolo.
Jojo c'était comme un frère/Avant qu'il soit alcoolo/Avant qu'il devienne poivrot
İspanyolcaalcoholizado, bebedor, bebedora, bebido, beodo, borracha /alkooliˈθado/
alcoholic · drunken; under the influence (of alcohol)
köken: Past participle of alcoholizar.
La botella produce un efecto invernadero. — Yeşil gaz sarhoşluk etkisi yaratır.
alcoholic
çekim: çoğul alcolisti
eş: ubriacone
aile: alcolista anonimo, Alcolisti Anonimi
È per questo e per la sua statura bassa che beve molto latte. — Sarhoşluk, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum.
Rusçaопьянение (nötr) /ɐp⁽ʲ⁾jɪˈnʲenʲɪje/
inebriation, (alcoholic) intoxication, drunkenness
çekim: çoğul опьяне́ния · tamlayan опьяне́ния
köken: опьяне́ть (opʹjanétʹ) + -е́ние (-énije)
Arapçaثَمِل, خِمِّير, سُكْرٌ, سَكْرَان, سِكِّير, مُعَاقِر
happy · tipsy, drunk
çekim: karşılaştırma سرخوشتَر · üstünlük سرخوشتَرین
köken: From سر (sar, “head”) + خوش (xoš, “happy”).
drunk
çekim: karşılaştırma daha içkili · üstünlük ən içkili
zıt: ayıq
köken: From içki (“drink”, noun) + -li.
Özbekçearaqxoʻr, ichkilikboz, piyonista /a.raqˈχor/
drunkard
çekim: çoğul araqxoʻrlar · tamlayan araqxoʻrning
köken: Derived from Classical Persian عَرَقخْوَر (araq-xwar).
Felemenkçedronkaard, dronken, dronkenschap, zatlap (eril) /ˈdrɔŋkaːrd/
drunkard
çekim: çoğul dronkaards
köken: From dronken + -aard.
Portekizcealcoolizado, bêbada, bêbado, bêbeda, bebedeira, bêbedo /aw.ko.o.liˈza.du/
drunk (intoxicated after drinking too much alcohol)
Yunancaμέθη, μεθύσι, μεθυσμένος, μέθυσος, μεθύστακας, μπεκρής (dişil)
drunkenness
çekim: tamlayan μέθης
köken: From Ancient Greek μέθη (méthē).
Οι χώρες στο άλλο άκρο της κλίμακας είναι η Αρμενία (2%) και η Κύπρος (9%). — Ülke düzeyinde, son 30 günde yaşanan sorunlar ile sarhoşluk arasında pozitif bir ilinti bulunmaktadır.
Korece(술에) 취한 것
full (containing the maximum possible amount) · drunk (intoxicated)
çekim: karşılaştırma fullare · üstünlük fullast
köken: From Old Norse fullr, from Proto-Germanic *fullaz, from Proto-Indo-European *pl̥h₁nós.
aile: handfull
Man har nämligen hittat mumier som svält upp på grund av för mycket fyllning. — Sarhoşluk, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum.
Lehçemenel, napity, nietrzeźwa, nietrzeźwy, pijaczka, pijak (eril) /ˈmɛ.nɛl/
bum, hobo
çekim: çoğul menele · tamlayan menela
eş: żul, włóczęga, żebrak, sztajmes, bej, pijak
köken: Uncertain, perhaps borrowed from Austrian German Männel or, less likely, from French meneur.
aile: menelski, menelstwo
Ma skłonności do awanturowania się po wypiciu zbyt dużej ilości piwa. — Sarhoşluk, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum.
Ukraynacaбухи́й, запива́йло, ме́кнутий, нали́ганий, нетвере́зий, п'я́ний
Для 50 з 999 водіїв, індикаторна трубка хибно показує, що вони п'яні. — Sarhoş olmayan her 999 kişiden 50 kişi de alkolmetre yanılıyor ve sarhoşluk gösteriyor.
stimulated · excited · frantic
köken: Learned borrowing from Sanskrit उत्तेजित (uttejita, “incited, sharpened”), from the root तिज् (tij), from Proto-Indo-European *(s)teyg- (“to be sharp”).
aile: उत्तेजित करना
Fincealkoholisti, änkyräkänni, flänässä, fyllassa, hiprakassa, hiprakka /ˈɑlkoholisti/
alcoholic (person addicted to alcohol)
çekim: çoğul alkoholistit · tamlayan alkoholistin
köken: From Swedish alkoholist.
aile: alkkis, alkoholistinen, holisti, alkoholistihuolto, alkoholistiklinikka, alkoholistiäiti, laita-alkoholisti, rappioalkoholisti
drinker, drunkard
çekim: çoğul ochlastové · tamlayan ochlasty
Velmi mnoho poranění bylo výsledkem opileckých rvaček. — Sarhoşluk, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum.
alcoholic
çekim: çoğul alcoolici · tamlayan alcoolicului
köken: Borrowed from French alcoolique. Equivalent to alcool + -ic.
o băutură alcoolică
Macarcaalkoholista, iszákos, ittas, korhely, piás, részeg /ˈɒlkoholiʃtɒ/
alcoholic (a person addicted to alcohol)
çekim: çoğul alkoholisták
köken: From English alcoholist. With the suffix -ista.
İbraniceשיכור \ שִׁכּוֹר, שִׁכּוֹר, שכרון, שָׁתוּי
כתוצאה מכך אבדו מיליוני מטרים מעוקבים של מי שתייה. — Sarhoşluk, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum.
Latincebibōnius, ēbrietās, ēbriōsus, ēbrius, ēlixus, madulsa
drunk
çekim: karşılaştırma mere anløben · üstünlük mest anløben
Jeg besluttede at gå op til mig selv og åbnede den bedste flaske, jeg havde, og satte mig tre timer senere lidt anløben til aftenbordet.
Kancelliraaden lo og mumlede: — Skulde Kaptejnen være bleven lidt anløben den Nytaarsdag?
... eller denne Oberst, som bliver anløben ved det fjerde Glas ...
Norveççedrita, drukkenbolt, fullhet, fyllefant, fyllik, ranglefant
drunk (intoxicated after drinking too much alcohol) · sick, nauseous · crazy (out of control)
köken: Inherited from Malay mabuk, from Proto-Malayic *mabuk, from Proto-Malayo-Polynesian *ma-buhuk, from Proto-Austronesian *ma-buSuk, derived from *buSuk.
aile: bermabuk-mabukan, dimabuk, kemabukan, mabuk-mabukan, mabukkan, memabukkan, pemabuk
Dan alasan Abu Bakar bahwa tidak ada yang memisahkan antara shalat dan zakat al-Qur’an. — Ayetlerde sarhoşluk namazın kılınmasına mani bir durum olarak geçmektedir.
Etimoloji
From Ottoman Turkish سرخوشلق, from sarhoş + -luk.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Ba-Maguje, Hausa sarhoşluk ruhu .
Ba-Maguje, Hausa spirit of drunkenness.
Onda ne başağrısı ne de sarhoşluk vardır.
Neither dulling the senses nor intoxicating,
Onlar bir sarhoşluk ve cehalet içinde şuursuzdurlar.
Who are lost in deception.
Ne yazık ki onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Silenus, Yunan şarap, şarap sıkma ve sarhoşluk tanrısı.
Silenus, Greek god of wine, wine pressing, and drunkenness.
Sarhoşluk madenciler için oldukça normal kabul edilirdi.
Drunkenness was considered quite normal for miners.
Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
Neither dulling the senses nor intoxicating,
Hayatın hakkı için onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
In their drunkenness they were truly blind.
Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler.
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Senin ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
(Resulüm!) Hayatın hakkı için onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Ayetlerde sarhoşluk namazın kılınmasına mani bir durum olarak geçmektedir.
As for the manner in which the prayer is to be conducted, the Quran refers to prostration.