Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sırım

sırım

TR → EN
"sırım" kelimesinin İngilizcesi: thong, whang, whipcord. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelthong
Genelwhang
Genelwhipcord

Tanım

•Bazı işlerde sicim yerine kullanılmak için, sicim kalınlığında, ince ve uzun, esnek deri parçası
•Bir erkek adı. erkek ad
•Bazı işlerde sicim yerine kullanılan, ince ve uzun, esnek deri parçası

Diğer Dillerde

AlmancaBadelatschen, Flipflop, Lederriemen, Tanga, Tangaslip (eril) /ˈbaːdəˌlaːt͡ʃn̩/
synonym of Badesandale
çekim: tamlayan Badelatschens
köken: baden + Latschen
Die Area („Schildchen“) ist kaum entwickelt. — Ve "Şirim" oldukça gelişmiştir.
flip-flop, thong, slide (footwear) · clapperboard · clapper (music instrument)
çekim: çoğul claquettes
eş: claquoir, meubler
köken: From claquer + -ette.
Ainsi m`a parlé l`Éternel: Fais-toi des liens et des jougs, et mets-les sur ton cou. — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
İspanyolcabamba, calipso, chancla, chancleta, chola, correa (dişil) /ˈbamba/
hit, strike (in a game) · a Latin American dance
çekim: çoğul bambas
köken: Onomatopoeic.
Majencio: tiene las piernas muy largas y corre muy rápido. — Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...
İtalyancaciabatta, cinghia, correggia, infradito, laccio (dişil) /t͡ʃaˈbat.ta/
slipper, thong, mule · ciabatta (flat bread) · power strip (block of electrical sockets)
çekim: çoğul ciabatte
eş: babbuccia, pantofola, pianella, catorcio, rottame, bocca
köken: Of unknown origin shared with Spanish zapato and French sabot and savate and Sicilian savatta. Possibly from Tatar чабата (çabata, “overshoes”), ultimately either from Ottoman Turkish چاپوت (çaput, çapıt, “patchwork, tatters”), from Ottoman Turkish چاپمق (çapmak, “to slap on”), or of Iranian origin, cognate with modern Persian چپت (čapat, “a kind of traditional leather shoe”). The bread type and…
aile: ciabattare, ciabattata, ciabattino, ciabattone
Maixent: Ha delle gambe molto lunghe, quindi corre più veloce di Nicolas. — Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...
Uscii tutto sgraziato, senza equilibrio, perché non avevo mai messo nemmeno un paio di ciabatte.
Lasciate lievitare per 50-60 minuti, poi dividete l'impasto e modellatelo in più ciabatte, che porrete sul piano infarinato per 15 minuti.
Rusçaвьетна́мки, реме́нь, сла́нцы, шлёпанцы /ˈʂlʲɵpənt͡sɨ/
slides; thongs, flip-flops
çekim: çoğul шлёпанцев · tamlayan шлёпанцев
так сказал мне Господь: сделай себе узы и ярмо и возложи их себе на выю; — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Алексе́й представля́ется, и Рома́н Ива́нович кива́ет, переспра́шивает о́тчество, подвига́ет ного́й истрёпанные дома́шние шлёпанцы.
Arapçaزنوبَة, شِبْشِب
هكذا قال الرب لي. اصنع لنفسك ربطا وانيارا واجعلها على عنقك. — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Farsçaتسمه, قیش, نیفه /tas.ˈma/
strap, thong
köken: Possibly from Ancient Greek δεσμός (desmós, “band, connection”) or from Old Iranian, cognate with Proto-Slavic *tìskati.
Azericeləpik, şap-şap, şəpik /læˈpic/
slides, thongs, flip-flops (footwear)
çekim: çoğul ləpiklər · tamlayan ləpiyin
Özbekçeshippak, shlyopansi
Felemenkçeslipper (eril) /ˈslɪ.pər/
slipper · slide (rubber shoe with open heel and open toes)
çekim: çoğul slippers
köken: Borrowed from English slipper.
aile: badslipper, teenslipper
"Maak een juk, leg dat op uw nek en maak het met leren riemen vast. — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Portekizcechinelo, chinelo de dedo, sandália havaiana, sandália japonesa, tira de couro (eril) /ʃiˈnɛ.lu/
slipper (low shoe usually worn indoors) · flip-flop (sandal, usually of rubber, secured to the foot by two straps) · lowlife
çekim: çoğul chinelos
eş: chinela, chinelo de dedo, havaiana, rasteira, rasteirinha, papete
köken: From chinela.
Assim me disse o Senhor: Faze-te brochas e canzis e põe-nos ao teu pescoço. — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Yunancaσαγιονάρα (dişil) /sa.ʝoˈna.ɾa/
flip-flop, thong, jandal (sandal, usually of rubber, secured to the foot by two straps mounted between the big toe and its neighbour)
çekim: çoğul σαγιονάρες · tamlayan σαγιονάρας
köken: Borrowed from English sayonara, from Japanese さようなら (sayōnara, “farewell”, literally “if that's the way it is”) or its shorter, less traditional form さよなら (sayonara). Use for footwear comes from first seeing this footwear in the 1957 film Sayonara. Cognate with Spanish sayonara (“flip-flop, thong, jandal”).
Μεξάν : έχει μακριά και βρωμερά πόδια και τρέχει πολύ γρήγορα. — Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...
Στην παραλία φοράω σαγιονάρες.
Japoncaビーチサンダル, フリップフロップ /bʲiːt͡ɕi̥ sã̠nda̠ɾɯ̟/
flip-flop (footwear)
köken: Wasei eigo (和製英語; pseudo-anglicism), derived from beach + sandal. By surface analysis, ビーチ (bīchi) + サンダル (sandaru).
Korece슬리퍼, 쓰레빠, 조리, 쪼리, 플립플롭 /sʰɯʎʎipʰʌ̹/
slippers
eş: 실내화
köken: Borrowed from English slipper.
aile: 삼선슬리퍼
여호와께서 이같이 내게 이르시되 너는 줄과 멍에를 만들어 네 목에 얹고 — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
İsveççeflip-flop, flippflopp, flippflopp-sandal
han sade: Så har HERREN sagt till mig: Gör dig band och ok och sätt detta på din hals. — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Lehçejaponka, klapek, rzemień, stringi (dişil) /jaˈpɔn.ka/
female equivalent of Japończyk (“Japanese person”)
çekim: çoğul Japonki · tamlayan Japonki
köken: Etymology tree Polish Japonia Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish Japonka From Japonia + -ka.
Tak mówi Pan do mnie: Uczyń sobie okowy i jarzma, a włóż je na szyję swoję: — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Ukraynacaв'єтна́мки, ремінець
strap, band; especially one that is made of leather or other strong material · thong (strip of leather) · leash, lead (strap, cord or rope with which to restrain an animal, such as a dog)
çekim: çoğul hihnat · tamlayan hihnan
köken: From Proto-Finnic *hihna, from earlier *ši(k)šna, possibly borrowed from Proto-Baltic [Term?] (compare Lithuanian šikšnà (“strap, belt, leather”)), if the Baltic and Finnic words are not from a substrate. Related to Erzya кшна (kšna, “strap”) (of the same origin).
aile: Hihnala, hihnoittaa, hammashihna, hihna-avokas, hihnakenkä, hihnakuljetin, hihnakäyttöinen, hihnanjakaja, hihnankiristin, hihnapyörä
Näin sanoi Herra minulle: "Tee itsellesi ies siteinensä ja pane se kaulaasi. — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
tuulettimen hihna
Çekçevietnamky, žabky
druh plážové obuvi: lehká obuv připevněná k bosému chodidlu dvěma pásky, které bočně obepínají nárt a obě jsou nasunuty mezi prsty vedle palce
eş: vietnamky
Dle Aristotela: "Kdo má rychlé či vytrvalé nohy, je běžec. — Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...
Rumenceșlap (eril)
flip-flop
çekim: çoğul șlapi · tamlayan șlapului
köken: Borrowed from German Schlappe.
,,Aşa mi -a vorbit Domnul: ,Fă-ţi nişte legături şi nişte juguri, şi puneţi-le la gît. — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Macarcalábujjközös papucs, pacsker, papucs, strandpapucs, szíj, tangapapucs /ˈpɒt͡ʃkɛr/
flip-flop (footwear)
çekim: çoğul pacskerek
aile: feldobja a pacskert
Így szól az Úr nékem: Csinálj magadnak köteleket, és jármot és vedd azokat a nyakadba. — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
İbraniceכפכפים
בדיקה אחרונה ב-1 באוגוסט 2010. Sirimane, Shirajiv (1 באוגוסט 2010). — Erişim tarihi: 8 Ağustos 2010. ^ Sirimane, Shirajiv (1 Ağustos 2010).
Latinceāmentum, lōrum
Endonezcesandal jepit
membuat tali-tali dari kulit serta gandar dari kayu, dan memasangnya di tengkukku — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Vietnamcadép, dép lào, dép tông /zɛp̚˧˦/
a piece of footwear that doesn't give full coverage to the foot; a sandal, a flip-flop, a slipper, etc.
Ðức_Giê - hô-va phán cùng tôi rằng : Ngươi khá làm lấy xiềng và ách cho mình , rồi để trên cổ ngươi . — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Bulgarcaджа́панка, джа́панки, пра́шки, ре́мък
Maixent (Мекса̀н): Той има много големи крака с винаги мръсни колене. — Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...
Slovakçaremeň, šľapky
Takto mi povedal Hospodin: Sprav si povrazy a jarmá a dáš ich na svoju šiju. — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Slovencejaponke
Tako mi je rekel GOSPOD: Napravi si spone in jarme ter si jih deni na vrat. — RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom'un sırım gibi, atletik bir vücudu vardır.
Tom has a wiry, athletic physique.
Şirimni Muharebesi Sasireti Muharebesi Tao-Klarceti
Battle of Shirimni Battle of Sasireti Tao-Klarjeti
Antakya yakınlarında, Cynegia bölgesinde bulunan Sirimis'te doğdu.
He was born at Sirimis, in the region of Cynegia, near Antioch.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.
Thus says Yahweh to me: Make bonds and bars, and put them on your neck;
sırım ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod