Tom'un sırım gibi, atletik bir vücudu vardır.Tom has a wiry, athletic physique.
Antakya yakınlarında, Cynegia bölgesinde bulunan Sirimis'te doğdu.He was born at Sirimis, in the region of Cynegia, near Antioch.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Thus says Yahweh to me: Make bonds and bars, and put them on your neck;
Şirimni Muharebesi Sasireti Muharebesi Tao-KlarcetiBattle of Shirimni Battle of Sasireti Tao-Klarjeti
Ve "Şirim" oldukça gelişmiştir.Die Area („Schildchen“) ist kaum entwickelt.
Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...Majencio: tiene las piernas muy largas y corre muy rápido.
Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...Maixent: Ha delle gambe molto lunghe, quindi corre più veloce di Nicolas.
1981) 1916 - Sirimavo Bandaranaike, Sri Lankalı politikacı ve dünyanın ilk kadın başbakanı (ö.2000 — Сиримаво Бандаранаике (р. 1916), первая в мире женщина — премьер-министр (Шри-Ланка).
Chandrika Kumaratunga,göreve gelir gelmez annesi Sirimavo Bandaranaike'yi başbakanlığa atadı.Córka Sirimavo Chandrika przekonała matkę aby objęła urząd premiera.
Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...Dle Aristotela: "Kdo má rychlé či vytrvalé nohy, je běžec.
Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...Μεξάν : έχει μακριά και βρωμερά πόδια και τρέχει πολύ γρήγορα.
Erişim tarihi: 8 Ağustos 2010. ^ Sirimane, Shirajiv (1 Ağustos 2010).בדיקה אחרונה ב-1 באוגוסט 2010. Sirimane, Shirajiv (1 באוגוסט 2010).
Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...Maixent (Мекса̀н): Той има много големи крака с винаги мръсни колене.
Chandrika Kumaratunga,göreve gelir gelmez annesi Sirimavo Bandaranaike'yi başbakanlığa atadı.Pärast seda sai Chandrika Kumaratunga ema Sirimavo Bandaranaike maailma esimeseks naispeaministriks.
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.A kniežatá Filištínov jej doniesli hore sedem surových húžev, ktoré ešte neboly uschly, a poviazala ho nimi.
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.Các quan trưởng Phi-li-tin đem cho Ða - li-la bảy sợi dây tươi và còn ướt , nàng lấy trói người .
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.Các quan trưởng Phi-li-tin đem cho Ða-li-la bảy sợi dây tươi và còn ướt, nàng lấy trói người.
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.Domnitorii Filistenilor au adus Dalilei şapte funii noi, neuscate încă``. Şi ea l -a legat cu funiile acestea.
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.Filisternes Fyrster bragte hende da syv friske Strenge, der ikke var blevet tørre, og med dem bandt hun ham;
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.I přinesli jí knížata Filistinská sedm houžví surových, kteréž ještě neuschly, a svázala ho jimi.
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.블레셋 사람의 방백들이 마르지 아니한 푸른 칡 일곱을 여인에게로 가져오매 그가 그것으로 삼손을 결박하고
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.Nato ji prineso knezi Filistejcev sedem novih vrvi, ki se še niso posušile, in ona ga zveže ž njimi.
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.Toen brachten de koningen Delila zeven verse pezen en terwijl Simson sliep, bond zij hem vast.
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.И принесли ей владельцы Филистимские семь сырых тетив, которые не засохли, и она связала его ими.
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.Тогава филистимските началници й донесоха седем пресни тетиви, още не изсъхнали; и тя го върза с тях.
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.ויעלו לה סרני פלשתים שבעה יתרים לחים אשר לא חרבו ותאסרהו בהם׃
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.فاصعد لها اقطاب الفلسطينيين سبعة اوتار طرية لم تجف فاوثقته بها
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.於 是 非 利 士 人 的 首 領 拿 了 七 條 未 乾 的 青 繩 子 來 、 交 給 婦 人 、 他 就 用 繩 子 捆 綁 參 孫
Bunun üzerine Filist beyleri Delilaya kurumamış yedi taze sırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşonu bağladı.於是 非利士人 的 首領拿 了 七 條 未 乾 的 青繩 子來 、 交給 婦人 、 他 就 用 繩子 捆綁參孫
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Ainsi m`a parlé l`Éternel: Fais-toi des liens et des jougs, et mets-les sur ton cou.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.,,Aşa mi -a vorbit Domnul: ,Fă-ţi nişte legături şi nişte juguri, şi puneţi-le la gît.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Assim me disse o Senhor: Faze-te brochas e canzis e põe-nos ao teu pescoço.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Ðức Giê-hô-va phán cùng tôi rằng: Ngươi khá làm lấy xiềng và ách cho mình, rồi để trên cổ ngươi.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Ðức_Giê - hô-va phán cùng tôi rằng : Ngươi khá làm lấy xiềng và ách cho mình , rồi để trên cổ ngươi .
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.han sade: Så har HERREN sagt till mig: Gör dig band och ok och sätt detta på din hals.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Így szól az Úr nékem: Csinálj magadnak köteleket, és jármot és vedd azokat a nyakadba.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Jehovah me dijo así: "Haz coyundas y yugos, y ponlos sobre tu cuello
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.여호와께서 이같이 내게 이르시되 너는 줄과 멍에를 만들어 네 목에 얹고
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir."Maak een juk, leg dat op uw nek en maak het met leren riemen vast.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.membuat tali-tali dari kulit serta gandar dari kayu, dan memasangnya di tengkukku
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Mi dice il Signore: «Procùrati capestri e un giogo e mettili sul tuo collo
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Näin sanoi Herra minulle: "Tee itsellesi ies siteinensä ja pane se kaulaasi.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Således sagde HERREN til mig: Gør dig Reb og Ågstænger og læg dem på din Hals
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Så sa Herren til mig: Gjør dig bånd og åk, og legg dem på din nakke!
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.So spricht der HERR zu mir: Mache dir ein Joch und hänge es an deinen Hals
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Tak mówi Pan do mnie: Uczyń sobie okowy i jarzma, a włóż je na szyję swoję:
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Tako mi je rekel GOSPOD: Napravi si spone in jarme ter si jih deni na vrat.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Takto mi povedal Hospodin: Sprav si povrazy a jarmá a dáš ich na svoju šiju.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Takto řekl Hospodin ke mně: Zdělej sobě oboječky a jha, a dej je na šíji svou.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Ουτω λεγει Κυριος προς εμε Καμε εις σεαυτον δεσμα και ζυγους και επιθες αυτα επι τον τραχηλον σου
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.Така ми казва Господ: Направи си ремъци и дървени части на хомот, и тури ги на врата си;
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.так сказал мне Господь: сделай себе узы и ярмо и возложи их себе на выю;
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.כה אמר יהוה אלי עשה לך מוסרות ומטות ונתתם על צוארך׃
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.هكذا قال الرب لي. اصنع لنفسك ربطا وانيارا واجعلها على عنقك.
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.耶 和 華 對 我 如 此 說 、 你 作 繩 索 與 軛 、 加 在 自 己 的 頸 項 上
RAB bana dedi ki, ‹‹Kendine sırımla bağlanmış tahta bir boyunduruk yap, boynuna geçir.耶和華 對 我 如此 說 、 你 作繩 索 與軛 、 加在 自己 的 頸項上
Şimşon, ‹‹Beni kurumamış yedi taze sırımla bağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum›› dedi.삼손이 그에게 이르되 만일 마르지 아니한 푸른 칡 일곱으로 나를 결박하면 내가 약하여져서 다른 사람과 같으리라
Şimşon, ‹‹Beni kurumamış yedi taze sırımla bağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum›› dedi.ויאמר אליה שמשון אם יאסרני בשבעה יתרים לחים אשר לא חרבו וחליתי והייתי כאחד האדם׃
Şimşon, ‹‹Beni kurumamış yedi taze sırımla bağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum›› dedi.فقال لها شمشون اذا اوثقوني بسبعة اوتار طرية لم تجف اضعف واصير كواحد من الناس.
Şimşon, ‹‹Beni kurumamış yedi taze sırımla bağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum›› dedi.參 孫 回 答 說 、 人 若 用 七 條 未 乾 的 青 繩 子 捆 綁 我 、 我 就 軟 弱 像 別 人 一 樣