Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kumlu

kumlu

/kʰumˈɫu/
adj
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"kumlu" kelimesinin İngilizcesi: arenaceous, grainy, gritty, sandy, sandy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelarenaceous
Genelgrainy
Genelgritty
Genelsandy
Genelsandy
Genelsandy
Genelsandy

Görsel

Afrika pengueni kumlu sahilde sıcaktan gölgeleniyorAltın Kumlu Sahilde Huzurlu Dalgalar ve Berrak Deniz ManzarasıAltın Kumlu Sahilde Huzurlu Gün Batımı ve Sakin Deniz ManzarasıAltın Kumlu Sahilde Sakin Bir Sabah ve Denizin Köpüklü Dalgaları

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)Kumlu'yu
Yönelme (-e)Kumlu'ya
Bulunma (-de)Kumlu'da
Çıkma (-den)Kumlu'dan
Tamlayan (-in)Kumlu'nun
Çoğul (-ler)Kumlular

Tanım

sıfat: İçinde kum bulunan; kumsal
mecaz: Çok ufak ve sık benekli
isim: Hatay iline bağlı ilçelerden biri

Diğer Dillerde

Almancamutig, sandfarben, sandig /ˈmuːtɪç/
courageous
çekim: karşılaştırma mutiger · üstünlük am mutigsten
zıt: ängstlich, feige
köken: From Middle High German muotic, from Old High German muotag, from Proto-Germanic *mōdagaz; equivalent to Mut + -ig.
Sand Sand ist gelb, und verlangsamt Ihren Ball.CommentKum Sarı renkli kumluk bölgeler topunuzu yavaşlatır. Comment
Fransızcadéterminé, graveleux, résolu /de.tɛʁ.mi.ne/
past participle of déterminer
aile: contrat à durée déterminée
Leurs propriétaires sont dits armateurs.Kumluk olanlarına kumsal denir.
İspanyolcaarenoso, descarnado, gravilloso, resoluto /aɾeˈnoso/
sandy, arenose
köken: Inherited from Latin arēnōsus.
Cuenta chistes de playa.Kumlu plajları bulunur.
İtalyancacoraggioso, spiritoso /ko.radˈd͡ʒo.zo/
brave, courageous, daring, doughty
eş: animoso, ardimentoso, ardito, arrogante, audace, baldo
zıt: pauroso, timoroso, fifone
köken: From coraggio + -oso.
aile: coraggiosamente
Sabbia La sabbia è gialla e rallenta la pallina. CommentKum Sarı renkli kumluk bölgeler topunuzu yavaşlatır. Comment
Rusçaпесчаный /pʲɪˈɕːanɨj/
sandy
eş: песочный
köken: песо́к (pesók) + -ный (-nyj)
Встречаются песчаные пляжи.Kumlu plajları bulunur.
Azericequmlu, qumsal
sandy (containing sand)
çekim: çoğul qumsallar · tamlayan qumsalın
köken: From qum. Cognate with Turkish kumsal.
Felemenkçezanderig, zandkleurig /ˈzɑn.də.rəx/
sandy
çekim: karşılaştırma zanderiger · üstünlük zanderigst
köken: From zand (“sand”) + -erig.
Dit betekent: Hooggelegen plaats.Anlamı "Kumlu yer" demektir.
Portekizceareado, arenado, areoso, granuloso /a.ɾeˈa.du/
sandy (covered with sand)
Há coqueiros e praias de areia branca.Bir marinası ve kumlu plajları vardır.
sandy
eş: αμμουδερός
Έμπταχ στα Αραβικά σημαίνει "Αμμώδης ποταμός και ρυάκι".Arapça "Kumlu ırmak ve dere" anlamına gelir.
İsveççesandfärgad
Då blir tomgången säkrare.Dibi daha çok kumludur.
Lehçepiaszczysty, realistyczny, śmiały, żwirowaty /pjaʂˈt͡ʂɘs.tɘ/
sandy
köken: Etymology tree Polish piasek Polish -isty Polish -ysty Polish piaszczysty From piasek + -ysty.
Występują tutaj piaszczyste plaże.Kumlu plajları bulunur.
Ukraynacaпіща́ний
Спокійно буде мені, як деревцю на схилі.Orta kesimi çöl gibi kumluk bir alandır.
Hintçeबलुआ /bə.lʊ.ɑː/
sandy
çekim: çoğul बलुए
köken: From बालू (bālū, “sand”).
sandy, sand-colored
köken: hiekan (genitive) + värinen
Hiekka Hiekka on keltaista ja se hidastaa pallon liikettä. CommentKum Sarı renkli kumluk bölgeler topunuzu yavaşlatır. Comment
rough (having a texture that has much friction; not smooth) · harsh
çekim: karşılaştırma drsnější · üstünlük nejdrsnější
eş: hrubý, zrnitý
zıt: hladký, mírný
köken: Inherited from Old Czech drstný.
aile: drsňák, drsoň, zdrsnět, zdrsnit
Je krásná země má op.Kumlu bir toprağı vardır.
drsný papír
drsné ruce
drsné podnebí
Rumencearinos, nisipiu, nisipos /a.riˈnos/
sandy
köken: Inherited from Latin arēnōsus, or from arină + -os. Compare Aromanian arinos.
Selimpașa este astăzi o stațiune de vară, cu plaje lungi de nisip.Selimpaşa günümüzde uzun kumlu sahiliyle bir yazlık yeridir.
Macarcahomokos, karakán /ˈhomokoʃ/
sandy · gay, homosexual
çekim: karşılaştırma homokosabb · üstünlük leghomokosabb
köken: homok + -os
Termálvizes strandja és uszodája van.Bir marinası ve kumlu plajları vardır.
Latinceharēnōsus
Dancasandet, sandfarvet /ˈsanəð/
sandy (with a relatively high content of sand; covered with sand)
köken: From sand + -et.
Mørkt stof elsker mørkt stof.Kumlu, balçıklı toprakları sever.
Men det finnes fargevariasjoner der med mørkt (lite rødgult) farge.Tüy üstleri siyah kumlu bir renktedir.
hard, firm
çekim: karşılaştırma по́-твъ́рди · üstünlük на́й-твъ́рди
köken: From Proto-Slavic *tvьrdъ, from Proto-Balto-Slavic *twírˀtas, from Proto-Indo-European *twerH-.
Среща се във каменисти места.Kumlu taşlı yerlerde bulunmaktadır.
Upės vardas siejamas su veiksmažodžiu skrosti „rausti“.Nehrin adı Denağinaca «kumlu nehir» anlamına gelen Susitnu adına dayanır.
Letoncasmilšains
sandy (which contains sand) · sandy (having a sandy base or ground; covered with a layer of sand) · sandy (dirty, covered with sand)
çekim: karşılaştırma smilšaināks · üstünlük vissmilšainākais
köken: From smilt(is) (“sand”) + -ains, with t > š via (irregular) palatalization.
aile: smilšaine
smilšaina augsne, zeme
smilšains māls
smilšains dolomīts
Katalancasorrenc, vermellós /soˈrəŋk/
sandy (covered with sand) · sandy (like sand)
eş: sorralenc
köken: From sorra + -enc.
Baskçahareatsua
İrlandacafionnrua, gainmheach
light auburn or sandy (of hair), strawberry blond
köken: From Middle Irish findruad. By surface analysis, fionn (“blond”) + rua (“redheaded”).
İzlandacasendinn /ˈsɛntɪn(ː)/
sandy
çekim: karşılaştırma sendnari · üstünlük sendnastur
sandy
çekim: karşılaştırma უფრო ქვიშიანი · üstünlük ყველაზე ქვიშიანი

Etimoloji

From kum + -lu.

Örnek Cümleler

Gözlerim kumlu gibi.
My eyes feel gritty.
Kumlu bir toprağı vardır.
There Is a Happy Land.
Alan çoğunlukla kumludur.
The area is mostly sandy.
Mary'nin kumlu sarı saçları vardır.
Mary has sandy blonde hair.
Kumlu taşlı yerlerde bulunmaktadır.
Raised beaches are present in places.
Kumlu topraklar:% 80 kum ihtiva ederler.
Residence of the Palace Guard:80% damaged.
Tom kumlu plajda Mary'nin yanına oturdu.
Tom sat down next to Mary on the sandy beach.
Hızlı trende, vakumlu tuvalet de bulunmaktadır.
Facilities at the picnic area also include a vault toilet.
1.8 km (1,1 mil) uzunluğunda kumlu bir plajı vardır.
It has a 1.8 km (1.1 mi) long sandy beach.[3] "Gümüşkum" means literally "Silver sand".
Kök formu % 60'tan fazla kumlu topraklarda yaşayamaz.
It will not tolerate shade above 70%.
En ağır hasar Hatay'ın Kumlu ilçesinde meydana geldi.
The worst damage occurred in the Kumlu district in Hatay Province.
Maltaeriği en iyi kumlu ya da killi topraklarda yetişir.
It grows best in leaf litter or Sphagnum moss.
kumlu ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod