Ana içeriğe geç
Sözlük
/
korkuluk

korkuluk

/koɾ.kuˈɫuk/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"korkuluk" kelimesinin İngilizcesi: scarecrow, guardrail, balustrade, scarecrow, balustrade. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelscarecrownoun
Genelguardrail
Genelbalustrade
Genelscarecrow
Genelbalustrade
Genelscarecrow

Görsel

Bağda korkuluklu üzüm bağları - kırsal manzaraBağlık alanda korkuluk ve bağ asması - tarım temasıBeyaz Cepheli Cam Korkuluklu Havuzlu Modern Lüks Villa ProjesiAhşap Giriş Kapılı Cam Korkuluklu Modern Beyaz Villa Ön Cephesi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)korkuluğu
Yönelme (-e)korkuluğa
Bulunma (-de)korkulukta
Çıkma (-den)korkuluktan
Tamlayan (-in)korkuluğun
Çoğul (-ler)korkuluklar

Tanım

•isim: Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık
•mecaz: bostan korkuluğu
•denizcilik: küpeşte

Diğer Dillerde

Almancavogelscheuche (dişil)
scarecrow
çekim: çoğul Vogelscheuchen · tamlayan Vogelscheuchen
eş: Scheuche, Vogelscheu, Butzemann, Vogelschreck, Krautscheuche, Spatzenschreck
zıt: Lockvogel
köken: Compound of Vogel + Scheuche. See also German scheuchen
Ich hatte eine zweite Idee. Ich versuchte es mit einer Vogelscheuche. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
Fransızcaépouvantail (eril) /e.pu.vɑ̃.taj/
scarecrow (effigy to scare birds) · scarecrow, bogeyman (something terrifying but not necessarily dangerous)
çekim: çoğul épouvantails
köken: From épouvanter + -ail.
La seconde idée que j'ai eu était d'utiliser un épouvantail. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
İspanyolcabalaustrada, espantajo, espantapájaros (dişil) /balausˈtɾada/
balustrade (row of balusters)
çekim: çoğul balaustradas
köken: From balaustre + -ada.
el espantapájaros murió quemado. — Korkuluk yanarak ölmüştü.
parapet · balustrade · rail
çekim: çoğul balaustre
eş: balcone, ballatoio, parapetto, ringhiera
köken: Via Latin balaustum, balaustium, from Ancient Greek.
perché nessuno voleva essere suo amico. — Korkuluk kendi kendine
Моей второй идеей было пугало. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
والفكرة الثانية التي خطرت لي لاستخدام الفزاعة. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
Farsçaدارابزین
balustrade
köken: From Middle Persian *dārabzēn.
stuffed animal (bird), mount · bag of bones (a very skinny person)
çekim: çoğul müqəvvalar · tamlayan müqəvvanın
köken: From Arabic مُقَوَّى (muqawwā).
Kazakçaқарақшы
scarecrow · effigy · bandit, outlaw
çekim: çoğul қарақшылар · tamlayan қарақшының
köken: Cognate with Tatar карачкы (qaraçqı, “effigy, scarecrow”), Bashkir ҡарасҡы (qarasqı, “effigy, scarecrow”), Kyrgyz карачкы (karackı, “effigy”), Southern Altai карачкы (karačkï, “hoop, darkness”), etc
Özbekçeqoʻriqchi
keeper or guardian of a protected place or reserve · scarecrow
çekim: çoğul qoʻriqchilar
köken: Morphologically qoʻriq (“protected place, reserve”) + -chi. Cognate with Azerbaijani qoruqçu.
Tatarcaкарачкы
een voorwerp dat bedoeld is om vogels te verjagen
eş: vogelverschrikker
Mijn tweede idee was om een vogelverschrikker te gebruiken. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
Portekizceespantalho (eril) /is.pɐ̃ˈta.ʎu/
scarecrow (figure or any object that is used to scare birds away from fields, trees, threshing floors, etc.) · a deformed and ragged person · stick with a scarf on the end, used in octopus fishing
çekim: çoğul espantalhos
eş: estrampalho
köken: From espantar + -alho. Cognate with Galician espantallo.
E a segunda ideia que tive foi de usar um espantalho. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
railing · guardrail · balustrade
çekim: çoğul κιγκλιδώματα · tamlayan κιγκλιδώματος
köken: Learnedly from κιγκλίδ(α) (kigklíd(a)) + -ωμα (-oma), a loose calque of French grillage.
Και η δεύτερη ιδέα που είχα ήταν να χρησιμοποιήσω ένα σκιάχτρο. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
the second highest rank of Buddhist prelate after the 僧正 (sōjō) · alternative spelling of 案山子 (sōzu, “a scarecrow, a doll placed in a rice field to scare away bird and animals”)
köken: /soudu/ > /soːdu/ > /soːzu/.
かかしを使うことです 牛の囲いの近くに 僕が立っている- — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
Korece난간, 란간, 허수아비 /na̠nɡa̠n/
banister; handrail
eş: 간난
köken: Sino-Korean word from 欄干/欄杆.
지붕에 난간을 만들어야 한다(신22:8a). — 22:8 Çatına korkuluk koy Deut.
a balustrade
çekim: çoğul balustrader · tamlayan balustrads
Hakan nivå med räcke, den chef såg tillbaka för sista gången. — Korkuluk ile çenesini düzeyi, yöneticisi, son bir kez arkasına baktı.
Lehçebalustrada, strach, strach na wróble (dişil) /ba.lusˈtra.da/
zabezpieczenie, obramowanie balkonów, dachów, mostów, schodów, tarasów, wiaduktów, itp., montowane zazwyczaj na krawędzi zabezpieczanego elementu i często pełniące jednocześnie funkcję ozdobną
çekim: çoğul balustrady · tamlayan balustrady
eş: barierka, poręcz, reg. śl. gelender
köken: Etymology tree Latin balaustium Italian balaustro Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-European *-eh₂tos Proto-Italic *-ātos Latin -ātus Latin -āta Italian -ata Italian balaustratabor. Middle French balustrade French balustradebor. Polish balustrada Borrowed from French balustrade.
Moim drugim pomysłem był strach na wróble. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
І моя друга ідея була пов'язана з використанням опудала. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
witness box, dock
çekim: çoğul कटघरे
köken: From काठ (kāṭh, “wood”) + घर (ghar, “house”).
प्रत्यक्षदर्शी ने न्यायालय के कटघरे में खड़े होकर सत्य बोलने की शपथ ली।
A balustrade
çekim: çoğul balustradit · tamlayan balustradin
köken: From French balustrade.
Toinen ideani oli käyttää pelätintä. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
Çekçebalustráda, strašák (dişil) /ˈbalustraːda/
balustrade
çekim: çoğul balustrády · tamlayan balustrády
Můj druhý nápad bylo používat strašáka. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
balustrade (row of balusters)
çekim: çoğul balustrade · tamlayan balustrade
köken: Borrowed from French balustrade.
Iar cea de-a doua idee a fost să folosesc o sperietoare. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
Macarcabalusztrád, madárijesztő, mellvéd /ˈmɒdaːrijɛstøː/
scarecrow
çekim: çoğul madárijesztők
köken: madár + ijesztő
A második ötletem a madárijesztő volt. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
İbraniceדַּחְלִיל, מעקה (eril)
parapet (guardrail at the edge of a high area)
çekim: çoğul מַעֲקִים
köken: Uncertain.
רעיון שני שהיה לי היה להשתמש בדחליל. — İkinci fikrim bir korkuluk kullanmaktı.
כִּי תִבְנֶה בַּיִת חָדָשׁ וְעָשִׂיתָ מַעֲקֶה לְגַגֶּךָ
Latinceformīdo avium, terricula, terriculum avium (nötr) /tɛrˈrɪ.kʊ.ɫa/
a mean to excite terror, scarecrow, bugbear
çekim: çoğul terriculōrum · tamlayan terriculōrum
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *tres- Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti Proto-Indo-European *troséyeti Proto-Italic *trozeō Latin terreō Latin -cula Latin terricula From terreō (“frighten, terrify”) + -cula (instrument noun suffix).
aile: terriculāmentum
Dancabalustrade, fugleskræmsel /ˈfuːləˌskʁɑmˀsəl/
A scarecrow.
çekim: çoğul fugleskræmsler · tamlayan fugleskræmsels
köken: From fugl + -e- + skræmsel.
Fugleskræmslet og Løven fra "Troldmanden fra Oz", hånd i hånd, sjippende direkte hen imod dig. — Korkuluk ve Aslan Adam el ele ve seke seke size doğru geliyorlar.
Norveççefugleskremsel
Spesielt murene er skadet av flomvann i årenes løp. — Etrafındaki korkuluk duvarları yılların tahribatıyla harap olmuştur.

Etimoloji

From korku (“fear”) + -luk

Örnek Cümleler

Sonra korkuluk yol verdi.
Then the railing gave way.
Tom korkuluk üzerine eğildi.
Tom leaned over the banister.
Tom korkuluktan aşağı kaydı.
Tom slid down the banister.
Jerry Schatzberg tarafından Korkuluk
Scarecrow by Jerry Schatzberg
Metalik korkuluklar sonradan eklenmiştir.
The metallic parapets were attached subsequently.
Korkuluk çöktü ve birkaç kişi yere düştü.
The balustrade gave way and several people fell to the ground.
Tom korkulukta kendini desteklemek zorunda kaldı.
Tom had to support himself on the railing.
Arka bahçedeki korkuluk kasırga sırasında devrildi.
The scarecrow in the backyard fell over during the hurricane.
Ben kuşları korkutup kaçıramam. Ben bir korkuluk değilim.
I cannot scare the birds away. I am not a scarecrow.
Dış korseler otsu olup, dar bir korkuluk sınırı vardır. [1]
The external bracts are herbaceous, with a narrow scariety margin.[1]
Korkuluk mantık hatası aşağıdaki tartışma modelinde ortaya çıkar:
The straw man fallacy occurs in the following pattern of argument:
Korkuluk ile çenesini düzeyi, yöneticisi, son bir kez arkasına baktı.
His chin level with the banister, the manager looked back for the last time.
korkuluk ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
demir korkulukbostan korkuluğukale korkuluğumerdiven korkuluğu
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod