Ana içeriğe geç
Sözlük
/
benzetme

benzetme

C2 seviye
TR → EN
"benzetme" kelimesinin İngilizcesi: comparison, mimesis. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcomparison
Genelmimesis

Tanım

•isim: Benzetmek işi; benzeti, tanzir
•edebiyat: Bir şeyin niteliğini anlatmak için o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işi; benzeti, teşbih

Diğer Dillerde

Prozess des Angleichens, Vergleichens oder Ausgleichens von verschiedenen Elementen (insbesondere um Konsistenz herzustellen oder Ungleichheiten zu korrigieren)
eş: Abstimmung, Trimmen
Diese werden als Similes bezeichnet. — Bunlar benzetmedir.
Fransızcacomparaison, degrés de comparaison, mimèse, mimèsis (dişil) /kɔ̃.pa.ʁɛ.zɔ̃/
comparison · simile (figure of speech)
çekim: çoğul comparaisons
köken: An early borrowing of Latin comparātiōnem. By surface analysis, comparer + -aison. Unrelated to comparaître (“to appear”).
La comparaison est une métaphore qui admet qu'elle fait une comparaison. — Bunlar benzetmedir.
comparison
çekim: çoğul comparaciones
eş: comparanza, símil
köken: Borrowed from Latin comparātiōnem.
Estas se llaman símiles. — Bunlar benzetmedir.
Se trata de cualidades distintas, y no cabe comparación en las cosas heterogéneas.
İtalyancacomparazione, confronto, mimesi, paragone (dişil) /kom.pa.ratˈt͡sjo.ne/
comparison
çekim: çoğul comparazioni
eş: paragone, similitudine, parallelo, confronto, raffronto, accostamento
köken: Borrowed from Latin comparātiōnem.
Queste si chiamano similitudini. — Bunlar benzetmedir.
Rusçaсравне́ние, сра́внивание, сте́пени сравне́ния, схо́дство
Такие метафоры называют сравнениями. — Bunlar benzetmedir.
Arapçaتَشْبِيه, مُقَابَلَة, مُقَارَنَة, مُقَايَسَة
وهذا ما يعرف بالتشبيهات. — Bunlar benzetmedir.
Farsçaتشبیه, مقایسه /mu.qaː.ja.ˈsa/
comparison
köken: Borrowed from Arabic مُقَايَسَة (muqāyasa).
در مقایسه با تهران
Azericemüqayisə /myɡɑː(j)iˈsæ/
comparison
çekim: çoğul müqayisələr · tamlayan müqayisənin
köken: Ultimately from Arabic مُقَايَسَة (muqāyasa).
aile: müqayisə etmək
Kazakçaсалыстыру
comparison
Özbekçemuqoyasa
likeness, similarity · parable
çekim: çoğul gelijkenissen
köken: From Middle Dutch gelîkenisse, from Old Dutch gilīcnussi, from Proto-West Germanic *galīkanassī (“likeness”). Equivalent to gelijken + -nis.
Dat noemen we een vergelijking. — Bunlar benzetmedir.
Portekizcecomparação (dişil) /kõ.pa.ɾaˈsɐ̃w̃/
comparison (the act of comparing or the state of being compared)
çekim: çoğul comparações
köken: Learned borrowing from Latin comparātiōnem. By surface analysis, comparar + -ção.
"num dos animais inferiores." Isto não é uma metáfora. — Bu bir benzetme değil.
Yunancaσύγκριση (dişil)
comparison, contrast
çekim: çoğul συγκρίσεις · tamlayan σύγκρισης
Αυτό είναι η παρομοίωση. — Bunlar benzetmedir.
Japonca比較 /çi̥ka̠kɯ̟/
comparison
çekim: geçmiş 比較した
köken: From 比(ひ) (hi, “to compare”) + 較(かく) (kaku, “to compare”).
aile: 比較器: comparator, 比較級: comparative, comparative degree, 比較式, 比較的: comparative, relative, 比較関係, 比較条件, 比較対照, 比較文化
直喩は 比喩の一種で 比較をしていることを認めるものです — Bunlar benzetmedir.
Korece비교 /ˈpi(ː)ɡjo/
comparison
köken: Sino-Korean word from 比較.
aile: 비교(比較)되다, 비교(比較)하다, 비교적(比較的)
이런 것을 직유라고 합니다. — Bunlar benzetmedir.
İsveççejämförelse, komparation, likhet
a comparison
çekim: çoğul jämförelser · tamlayan jämförelses
köken: jämföra + -else
Vi sätter tillbaka detta i tårt-jämförelsen. — Turta benzetmemize dönelim.
Lehçegradacja, klimaks, porównanie, stopniowanie (dişil) /ɡraˈda.t͡sja/
gradation (a passing by small degrees from one tone or shade, as of color, to another) · gradation (the act of gradating or arranging in grades) · a sudden growth in the strength of some pest for a given crop
çekim: çoğul gradacje · tamlayan gradacji
köken: Etymology tree Latin gradus Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-European *-eh₂tos Proto-Italic *-ātos Latin -ātus Latin gradātus Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin gradātiōlbor. Polish gradacja Learned borrowing from Latin gradātiō.
aile: gradacyjny, antygradacja
To nie metafora. — Bu bir benzetme değil.
Ukraynacaпорі́вняння, ступе́ні порі́вняння
Цей виступ прозвучав риторично. — Benzetme seviyesi işte buydu.
Hintçeतुलना
to be weighed
çekim: geçmiş तुलता · şimdiki तुलता है
köken: From Sanskrit तुलयति (tulayati).
comparison
çekim: çoğul komparaatiot · tamlayan komparaation
köken: Internationalism (see German Komparation), ultimately from Latin comparātiō.
Tämä ei ole vertauskuva. — Bu bir benzetme değil.
(v dějinách umění) nápodoba; starořecký názor na umění jakožto pouhé napodobování
eş: mimeze
Nejedná se o metaforu. — Bu bir benzetme değil.
Rumencecomparație (dişil) /kompaˈrat͡si.e/
comparison
çekim: çoğul comparații
köken: Borrowed from Latin comparatio, comparationem, Italian comparazione, etc. Equivalent to compara + -ție.
Aceste se numesc similitudini. — Bunlar benzetmedir.
Macarcafokozás, hasonlóság, összehasonlítás, összevetés /ˈfokozaːʃ/
verbal noun of fokoz: · heightening, enhancement, aggravation · comparison
çekim: çoğul fokozások
köken: fokoz + -ás
Ezeket hasonlatoknak hívjuk. — Bunlar benzetmedir.
İbraniceהשוואה \ הַשְׁוָאָה
אלה נקראים דימויים. — Bunlar benzetmedir.
Latincecomparātiō
Dancagradbøjning, sammenligning /ˈsɑmənˌliˀneŋ/
a comparison
çekim: çoğul sammenligninger · tamlayan sammenlignings
köken: From sammenligne + -ing.
Lad os tegne det som lagkager. — Turta benzetmemize dönelim.
Endonezcekomparasi, perbandingan /kɔmpaˈrasi/
comparison: An evaluation of the similarities and differences of one or more things relative to some other or each other
çekim: çoğul komparasi-komparasi
köken: From Dutch comparatie, from Latin comparātiō.
aile: komparasi sosial
Ini bukanlah metafora. — Bu bir benzetme değil.
Vietnamcasự so sánh
Những cái đó được gọi là ví von. — Bunlar benzetmedir.

Kelime Ailesi

benzetmece
benzetmeci
benzetmecik
benzetmeli
benzetmesi
benzetmesiz
benzetmeyken
benzetmeyle
benzetmeyse
benzettirme

Örnek Cümleler

Bunlar benzetmedir.
Those are called similes.
Bu bir benzetme değil.
This is not a metaphor.
Benzetme esasen doğrudur.
The analogy is essentially correct.
Uygunsuz bir benzetmeydi.
It was an inappropriate analogy.
Turta benzetmemize dönelim.
So let's put this back into kind of the pie analogy.
Benzetme seviyesi işte buydu.
That was the level of rhetoric.
Böyle bir benzetme yapabilirsiniz.
I mean, maybe you can kind of make an analogy.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.
He looks like a solar.
Isıyı havaleye benzetmek de mümkün.
Maybe heat is like a wire transfer.
Yapabileceğim en yakın benzetme bu.
But that's the closest approximation I can have to it.
Benim onunla ilgili bir benzetmem var.
I hope that it is something that I have in common with him.
Benzetmelere, "İnsan insana benzermiş.
They say that the soul of man is immortal (lit. "to be immortal").
benzetme ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod