atılgan

/at.ɯlˈɡan/
adj
C1 seviye
TR → EN
"atılgan" kelimesinin İngilizcesi: fiery, aggressive, dashing, foolhardy, guts. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfieryadj
Genelaggressiveadj
Geneldashing
Genelfoolhardy
Genelguts
Genelhardy
Genelprecipitous
Genelrash
Genelventuresome
Genelventurous
Genelbold
Genelbrash
Genelspaceship
Genelspaceship

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)atılganız

Tanım

•Bir erkek adı. erkek ad
•çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar
•girişken
•Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan
•Kendi kendine iş, uğraş yaratabilen, bir işe hiç çekinmeden girebilen, başkalarıyla kolayca ilişki kurabilen

Diğer Dillerde

Almancaangriffslustig, Eier, Eingeweide, Mumm /ˈanɡʁɪfsˌlʊstɪç/
aggressive · belligerent
çekim: karşılaştırma angriffslustiger · üstünlük am angriffslustigsten
köken: From Angriff + -s- + lustig.
Walldorfer Heimatbuch. — Valpreda apartmanı Atılgan Arif.
Fransızcahardi /aʁ.di/
bold; courageous; daring
eş: arrogant, audacieux, brave, égrillard, fanatique, fier
köken: From Old French hardi, past participle of hardir (“to harden”), from Frankish *hardijan (cf. German härten). Cognate with Catalan ardit.
aile: enhardir, hardiesse, hardiment
These are the voyages of the starship « Enterprise ». — Bunlar yıldız gemisi Atılgan'ın seyahatleridir.
Near-synonyms: courageux, brave
İspanyolcaagallas, agresivo, bolas, cojones, huevos, mondongo (dişil) /aˈɡaʝas/
gall, nerve · spunk, grit, backbone · guts, balls, stomach, gumption, stones, spine, courage
Ligas para la Liberación (LL). — Özgür Atılgan (d.
aggressive
eş: battagliero, bellicoso, litigioso, minaccioso, prepotente, prevaricatore
Piccolo Karma, gioiello dimenticato. — Aylak Adam, Yusuf Atılgan.
Rusçaнапористый, предприимчивый, смелый, отважный, бесстрашный
Это путешествие звездолёта „Энтерпрайз“. — Bunlar yıldız gemisi Atılgan'ın seyahatleridir.
Arapçaأَحْشَاء, عُدْوَانِيّ, هُجُومِيّ
واحدة لأنني مكافحة طموحة ، واحاول إيجاد الفرص دوماً . — Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.
Farsçaستیزجو
Azericeaqressiv, içalat
entrails, guts, internal organs, entrails · offal
çekim: çoğul içalatlar · tamlayan içalatın
köken: From iç (“the inner part”) + -alat as a pseudo-Arabic derivation. Compare gedişat.
Felemenkçedapper, stoutmoedig, ondernemend, roekeloos, baldadig
present participle of ondernemen
eş: avontuurlijk, voortvarend, proactief, dynamisch, doortastend, daadkrachtig
Hij is donker, knap, en levendige, nooit roept minder dan eenmaal per dag, en vaak tweemaal. — O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.
aggressive
aile: agressivamente, agressividade
Project Kids a deixar o grupo. — Taner Atılgan gruptan ayrılır.
nominative/accusative/vocative plural of άντερο (ántero)
Δεν έχουμε το Έντερπράιζ, αλλά έχουμε έναν οδηγό ιόντων τώρα. — Bizim "Atılgan"ımız, Enterprise adında bir gemimiz yok belki ama artık iyon motorlarımız var.
Japoncaガッツ, 侵略的な, 攻撃的な, 根性
気力。根性。
チャンスを生かし 知識を役立てています — Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.
Korece공격적인, 배알, 배짱, 침략적인 /pɛa̠ɭ/
bowel, gut, intestine
köken: First attested in the Worin seokbo (月印釋譜 / 월인석보), 1459, as Middle Korean ᄇᆡᅀᆞᆶ (Yale: poyzolh).
진 팀은 바로 탈락한다. — Taner Atılgan gruptan ayrılır.
Lehçeagresywny, bebechy, napastliwy, wojowniczy /a.ɡrɛˈsɘv.nɘ/
aggressive (acting in a non-friendly way) · aggressive (categorized by aggression) · aggressive (trying to evoke violence)
çekim: karşılaştırma agresywniejszy · üstünlük najagresywniejszy
eş: napastliwy, wrogi, gniewny, zdenerwowany, gwałtowny, nerwowy
köken: Etymology tree Latin aggressusder. French agresser Proto-Indo-European *-wós Proto-Indo-European *-iHwósder. Latin -īvus Old French -if Middle French -if French -if French agressifbor. Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish agresywny From French agressif + Polish -ny. First attested in 1859.
aile: agresywność
Zobacz także, Harrison, Max (2006). — Özel ^ Atılgan, Mehmet (2006).
agresywny sprzedawca
Ukraynacaагреси́вний, войови́тий, войовни́чий
Кірка і МакКоя рятує Спок і «Ентерпрайз» NCC-1701-A. — Kaptan Kirk Yıldız Gemisi Atılgan'ın (NCC-1701 ve daha sonra NCC-1701-A) kumandanıdır.
Hintçeआक्रमणकारक, आक्रामक, जंगी, दंगली, धक्कामार /ɑːk.ɾɑː.mək/
aggressive, bellicose, hostile
köken: Learned borrowing from Sanskrit आक्रामक (ākrāmaka).
aile: आक्रामकता
देश को आक्रामक न होना अच्छा होता है।
aggressive
çekim: karşılaştırma aggressiivisempi · üstünlük aggressiivisin
köken: Internationalism (see English aggressive). Adapted with the adjectival suffix + -inen.
aile: aggressiivi, aggressiivisesti, aggressiivisuus, passiivis-aggressiivinen
Hän on tumma, komea ja näyttävä, ei koskaan vaatii vähintään kerran päivässä, ja usein kahdesti. — O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.
Çekçeagresivní, útočný /ˈaɡrɛsɪvɲiː/
aggressive
çekim: karşılaştırma agresivnější · üstünlük nejagresivnější
eş: útočný, výbojný, invazivní, expanzivní, dobyvačný, násilný
zıt: mírný
Kirk s Dr. McCoyem a panem Spockem v raketoplánu NCC-1701/1 zpět na místo setkání s Enterprise. — Kaptan Kirk Yıldız Gemisi Atılgan'ın (NCC-1701 ve daha sonra NCC-1701-A) kumandanıdır.
Rumenceagresiv, măruntaie, mațe /a.ɡreˈsiv/
aggressive
köken: Borrowed from French agressif.
Acestea sunt călătoriile navei stelare Enterprise. — Bunlar yıldız gemisi Atılgan'ın seyahatleridir.
Macarcaagresszív, bél /ˈɒɡrɛsːiːv/
aggressive (tending or disposed to aggress)
çekim: karşılaştırma agresszívebb · üstünlük legagresszívebb
köken: From German aggressiv, from French agressif. With -ív ending.
aile: agresszívan, agresszíven
Ez utóbbi esetben az ikrák és az ivadékok túlélési esélyei természetesen sokkal jobbak. — Kösnük ve atılgan ötüşlü erkeklerin çift bulma şansı daha yüksek olur.
İbraniceאומץ, מעיים, מתגרה, קרביים (eril)
courage, bravery, valor, guts
çekim: çoğul אומצכם
גם בגלל שאני די אגרסיבית, ואני מנסה למצוא הזדמנויות. — Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.
Latinceaggressivus, pugnax /aɡ.ɡrɛsˈsiː.wʊs/
aggressive
zıt: dēfēnsīvus
köken: Etymology tree Latin aggredior Latin -īvus Latin aggressīvus From aggredior (“to approach; attack”) + -īvus.
Dancaaggressiv
aggressive
çekim: karşılaştırma aggressivere · üstünlük aggressivest
köken: From French agressif.
Det var den samme Thatcher, der indviede broen. — Jeffries aynı zamanda Atılgan'ın köprü dizaynı da gerçekleştirdi.
Endonezceagresif /aɡˈrɛsɪf/
aggressive
köken: From Dutch agressief (“aggressive”), from French agressif.
aile: keagresifan, seagresif, teragresif
Ini adalah perjalanan kapal luar angkasa Enterprise. — Bunlar yıldız gemisi Atılgan'ın seyahatleridir.
Vietnamcaxâm lược /səm˧˧ lɨək̚˧˨ʔ/
to invade
köken: Sino-Vietnamese word from 侵略 (“to invade”).
Project và rời khỏi nhóm. — Taner Atılgan gruptan ayrılır.
Bulgarcaагреси́вен, напада́телен
Това са пътешествията на звездния кораб Ентърпрайз. — Bunlar yıldız gemisi Atılgan'ın seyahatleridir.
Slovakçaagresívny /aɡresiːvni/
aggressive
çekim: karşılaştırma agresívnejší · üstünlük najagresívnejší
Zappa sa na nich predstavuje ako sólový gitarista. — Taner Atılgan gruba gitarist olarak katılır.
Slovencenasilen
Vesoljska ladja Združene Federacije Planetov, Enterprise - E (1701-E), prejme klic na pomoč. — Kaptan Kirk Yıldız Gemisi Atılgan'ın (NCC-1701 ve daha sonra NCC-1701-A) kumandanıdır.

Etimoloji

By surface analysis, at- + -ıl + -gan.

Örnek Cümleler

Tom atılgandı.
Tom was brash.
Daha atılgan olmaya çalıştım.
I tried to be more aggressive.
Valpreda apartmanı Atılgan Arif.
Valdivia Department.
Senin atılganlığından nefret ediyorum.
I hate your guts.
Tom'un atılganlığından nefret ediyorum.
I hate Tom's guts.
Bunlar yıldız gemisi Atılgan'ın seyahatleridir.
These are the voyages of the starship Enterprise.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.
One is because I'm pretty aggressive, and I try and find, you know, opportunities.
Bu arada, her şirket üretimini atılgan bir şekilde arttırmaktadır.
Meanwhile, each firm aggressively increases production.
Forrest daha çok atılgan bir tiptir, Graham ayrıca daha sakin ve aklı başındadır.
Whereas Forrest is a rather brash person, Graham is more calm and collected.
Bizim "Atılgan"ımız, Enterprise adında bir gemimiz yok belki ama artık iyon motorlarımız var.
(Laughter) We don't have the Enterprise, but we've got an ion drive now.
Her iki kardeşde Trakyalıydı, hem genç hem de düşmanla çatışmada atılgan olma eğilimindeydiler.
These two were brothers from Thrace, both young and inclined to be rash in engaging with the enemy.
atılgan ile daha fazla örnek cümle →