girişken

TR → EN
"girişken" kelimesinin İngilizcesi: enterpri(sin.)g, pushing, upandcoming. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelenterpri(sin.)g
Genelpushing
Genelupandcoming

Tanım

•kendi kendine iş, uğraş yaratabilen, bir işe hiç çekinmeden girebilen, başkalarıyla kolayca ilişki kurabilen, girişkin, yaraş
•Kendi kendine iş, uğraş yaratabilen, bir işe hiç çekinmeden girebilen, başkalarıyla kolayca ilişki kurabilen

Örnek Cümleler

Kore şimdi girişken.
Korea is now up and coming.
Bu girişken bir adam.
This is one feisty man.
Girişken olmaya çalıştım.
I tried to be aggressive.
Girişken olmak zorundaydım.
I had to be aggressive.
Yeterince girişken değilim.
I'm not sociable enough.
Daha girişken olman gerekiyor.
You need to be more aggressive.
Tom oldukça girişken, değil mi?
Tom is quite sociable, isn't he?
Sadece daha girişken olmalıyız.
We just have to be more aggressive.
Daha girişken olmamız gerekiyor.
We need to be more aggressive.
Daha girişken olmamız gerekiyordu.
We needed to be more aggressive.
Her zaman çok girişken ve iğrençsin,
You're always so outgoing and obnoxious
Biz sadece girişken olmak zorundayız.
We just have to be aggressive.
girişken ile daha fazla örnek cümle →