"çalışma masası" kelimesinin İngilizcesi: desk. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldesk
Görsel
Tanım
•bir okulda, ofiste, evde veya benzerlerinde okuma, yazma veya bilgisayar gibi ekipman kullanma gibi akademik, profesyonel veya ev içi faaliyetler için kullanılan düz masa tarzı bir çalışma yüzeyine sahip mobilya
Aber als er zurück nach Hause kam, sah er ein 15 Zentimeter hohes Modell des Gerüsts auf seinem Schreibtisch. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
köken: Inherited from Old French burel, diminutive of *bure (compare Middle French bure (“coarse woolen cloth”), French bourre (“hair, fluff”)), from Late Latin burra (“wool, fluff, shaggy cloth, coarse fabric”); akin to Ancient Greek βερβέριον (berbérion, “shabby garment”).
aile: bureau de change, bureau de poste, bureau de tabac, bureau de vote, chaise de bureau, employé de bureau, lampe de bureau, ordinateur de bureau, passer sous le bureau
L'archivage de la facture est toujours fait avec la version papier. — Ofisteki çalışma masası daima kâğıtlarla doluydu.
folder (an organizer that papers are kept in) · folder, directory (virtual container in a computer's file system, in which files and other folders may be stored) · lace doily
çekim: çoğul carpetas
eş: directorio
köken: Borrowed from French carpette. Alternatively, may be a diminutive of Spanish carpa, tent/canopy. Cognate with English carpet although a false friend.
aile: carpeta de usuario, dar carpetazo
¿De quién es este libro en la mesa de trabajo? — Çalışma masasındaki bu kitap kimindir?
Ma quando tornò a casa vide una miniatura dell'impalcatura alta sei pollici, sul tavolo del suo studio. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Административный центр — посёлок Мараты. — Bu Marat'ın çalışma masasıdır.
Meronym: столе́шница (stoléšnica)
Свеча́ горе́ла на столе́.
со стола́
Arapçaمَكْتَب, مِنْضَدَة
وعندما عاد الى منزله، رأى نموذج مصغر لتلك السقالات بعلو 6 بوصات على مكتبه. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
lectern, stand for books or lecture notes · teacher's desk · desk
çekim: çoğul lessenaars
aile: lessenaarsdak
Maar toen hij thuiskwam, zag hij een miniatuurversie van de stelling 15 centimeter hoog op zijn bureau. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
wallet (small case for keeping money and documents) · small handbag · writing desk
çekim: çoğul carteiras
köken: From carta + -eira.
aile: carteirista, carteirada, em carteira
O meu Pai tem uma destas na secretária, e vê os seus netos diariamente a mudar constantemente. — Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.
köken: From Ancient Greek γραφεῖον (grapheîon), from γράφω (gráphō) + -εῖον (-eîon). Possibly cognate to Albanian gërfyell.
Όμως όταν γύρισε σπίτι, είδε μια λιλιπούτεια σκαλωσιά ύψους 15 εκατοστών, πάνω στο γραφείο του. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
När han kom tillbaka hem såg han en miniatyr av ställningen, femton centimeter hög, på sitt skrivbord. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *péh₂wr̥ Proto-Hellenic *pāwər Ancient Greek πῦρ (pûr) Proto-Indo-European *-rós Proto-Hellenic *-rós Ancient Greek -ρός (-rós) Ancient Greek πῠρρός (pŭrrhós)bor. Latin burrus Latin burra Old French *bure Proto-Indo-European *-lós Proto-Indo-European *-elós Proto-Italic *-elos Latin -lus Latin -ellus Old French -el Old French burel French bureaubor. Polish biuro…
aile: biurkowy
A po powrocie do domu, na stoliku ujrzał piętnastocentymetrową miniaturę tego rusztowania. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
köken: Inherited from Old Ruthenian столъ (stol), from Old East Slavic столъ (stolŭ), Proto-Slavic *stolъ. Cognate with English stool.
Однак, коли він повернувся додому, то побачив мініатюру риштувань заввишки 15 см на своєму робочому столі. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Kotona hän näki 15 cm korkean mestauslavan pienoismallin työhuoneensa pöydällä. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Když se však vrátil domů, uviděl na svém pracovním stole 15 cm vysokou miniaturu tohoto lešení. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
köken: Borrowed from French bureau, partly from Russian бюро́ (bjuró).
Însă atunci când s-a întors acasă a văzut miniatura schelei înaltă de 15 cm, pe masa sa de lucru. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Ám hazaérve ennek az állványzatnak a makettjét látta, az íróasztalán. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
אבל כשהוא חזר הביתה הוא ראה מיניאטורה של הפיגומים בגובה 15 ס"מ על שולחן העבודה שלו. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Men da han kom hjem, så han en miniatureudgave af stilladset seks tommer højt på sit skrivebord. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Nhưng khi về nhà ông ta thấy một mô hình nhỏ của giàn giáo đó cao 6 inch, trên bàn làm việc của mình. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
bàn thờ
bàn tính
bàn cầu cơ
Bulgarcaписа́лище
Но когато се върнал в къщи, видял миниатюра на скелето с височина шест инча (15 см), на бюрото си. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Slovakçapísací stôl, pracovný stôl
Keď sa však vrátil domov, uvidel na svojom stole 15 cm vysokú miniatúru tohto lešenia. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Slovencedelovna miza, pisalna miza
Moj oče ima ta okvir na mizi in vsak dan vidi slike svojih vnukov, ki se spreminjajo. — Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.