Ana içeriğe geç
Sözlük
/
çalışma masası

çalışma masası

TR → EN
"çalışma masası" kelimesinin İngilizcesi: desk. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldesk

Görsel

Laptoplu çalışma masası - ofis ortamıMacBook çalışma masası - modern ofis ortamıTemiz ofis masası düzenli çalışma alanıKlavyeli uzaktan çalışma masası - ev ofis

Tanım

•bir okulda, ofiste, evde veya benzerlerinde okuma, yazma veya bilgisayar gibi ekipman kullanma gibi akademik, profesyonel veya ev içi faaliyetler için kullanılan düz masa tarzı bir çalışma yüzeyine sahip mobilya
•Üzerinde yazı yazılan, genellikle çekmeceli masa

Diğer Dillerde

AlmancaRessort, Schreibtisch (nötr) /ʁɛˈsoːɐ̯/
department, area of operations
çekim: çoğul Ressorts · tamlayan Ressorts
eş: Abteilung, Arbeitsbereich, Aufgabenbereich, Fachbereich, Geschäftsbereich, Sparte
köken: Borrowed from French ressort.
Aber als er zurück nach Hause kam, sah er ein 15 Zentimeter hohes Modell des Gerüsts auf seinem Schreibtisch. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Fransızcabureau, rubrique (eril) /by.ʁo/
desk · office (room) · ticket office
çekim: çoğul bureaux
eş: burlingue
köken: Inherited from Old French burel, diminutive of *bure (compare Middle French bure (“coarse woolen cloth”), French bourre (“hair, fluff”)), from Late Latin burra (“wool, fluff, shaggy cloth, coarse fabric”); akin to Ancient Greek βερβέριον (berbérion, “shabby garment”).
aile: bureau de change, bureau de poste, bureau de tabac, bureau de vote, chaise de bureau, employé de bureau, lampe de bureau, ordinateur de bureau, passer sous le bureau
L'archivage de la facture est toujours fait avec la version papier. — Ofisteki çalışma masası daima kâğıtlarla doluydu.
folder (an organizer that papers are kept in) · folder, directory (virtual container in a computer's file system, in which files and other folders may be stored) · lace doily
çekim: çoğul carpetas
eş: directorio
köken: Borrowed from French carpette. Alternatively, may be a diminutive of Spanish carpa, tent/canopy. Cognate with English carpet although a false friend.
aile: carpeta de usuario, dar carpetazo
¿De quién es este libro en la mesa de trabajo? — Çalışma masasındaki bu kitap kimindir?
2008, Osvaldo Toja Suárez, 200 Respuestas: Redes, USERSHOP, page 117
İtalyancascrivania (dişil) /skri.vaˈni.a/
desk · synonym of desktop (interface)
çekim: çoğul scrivanie
eş: banco, ribalta, ribaltina, scrittoio, secrétaire, tavolino
köken: From scrivano + -ia.
Ma quando tornò a casa vide una miniatura dell'impalcatura alta sei pollici, sul tavolo del suo studio. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Rusçaбюро́, па́рта, пи́сьменный стол, рабо́чий стол, стол /stoɫ/
table · board, fare, cuisine · department, section, office, bureau
çekim: çoğul столы́ · tamlayan стола́
eş: столик, тумба, плато
köken: Inherited from Old East Slavic столъ (stolŭ), Proto-Slavic *stolъ. Cognate with English stool. Doublet of стул (stul).
aile: засто́лье, столе́шница, столова́ться, столо́вая, столонача́льник
Административный центр — посёлок Мараты. — Bu Marat'ın çalışma masasıdır.
Meronym: столе́шница (stoléšnica)
Свеча́ горе́ла на столе́.
со стола́
Arapçaمَكْتَب, مِنْضَدَة
وعندما عاد الى منزله، رأى نموذج مصغر لتلك السقالات بعلو 6 بوصات على مكتبه. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Özbekçeqabul
acceptance · reception
çekim: çoğul qabullar · tamlayan qabulning
köken: Borrowed from Arabic قَبُول (qabūl).
Felemenkçedeelredactie, deskredactie, lessenaar, schrijftafel (eril)
lectern, stand for books or lecture notes · teacher's desk · desk
çekim: çoğul lessenaars
aile: lessenaarsdak
Maar toen hij thuiskwam, zag hij een miniatuurversie van de stelling 15 centimeter hoog op zijn bureau. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Portekizcecarteira, editoria, escrivaninha (dişil) /kaʁˈte(j).ɾɐ/
wallet (small case for keeping money and documents) · small handbag · writing desk
çekim: çoğul carteiras
köken: From carta + -eira.
aile: carteirista, carteirada, em carteira
O meu Pai tem uma destas na secretária, e vê os seus netos diariamente a mudar constantemente. — Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.
Tenho pouco dinheiro na carteira.
Você já tirou carteira?
Yunancaγραφείο (nötr) /ɣɾa.ˈfi.o/
desk · office
çekim: çoğul γραφεία · tamlayan γραφείου
köken: From Ancient Greek γραφεῖον (grapheîon), from γράφω (gráphō) + -εῖον (-eîon). Possibly cognate to Albanian gërfyell.
Όμως όταν γύρισε σπίτι, είδε μια λιλιπούτεια σκαλωσιά ύψους 15 εκατοστών, πάνω στο γραφείο του. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Korece책상 /t͡ɕʰɛks͈a̠ŋ/
desk
köken: Sino-Korean word from 冊床, from 冊 (“book”) + 床 (“bed”)
aile: 책상다리
골초로, 책상이 항상 담배 꽁초가 가득 있다. — Ofisteki çalışma masası daima kâğıtlarla doluydu.
나는 숙제를 하기 위해 책상에 앉았다.
오만방자한 새끼들! 대한민국을 얼마나 졸로 봤으면? 대통령 책상에다 도청장치를 달아!
İsveççeskolbänk, skrivbord
desk
çekim: çoğul skolbänkar · tamlayan skolbänks
När han kom tillbaka hem såg han en miniatyr av ställningen, femton centimeter hög, på sitt skrivbord. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Lehçebiurko (nötr) /ˈbjur.kɔ/
desk (table for writing and reading)
çekim: çoğul biurka · tamlayan biurka
eş: pulpit
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *péh₂wr̥ Proto-Hellenic *pāwər Ancient Greek πῦρ (pûr) Proto-Indo-European *-rós Proto-Hellenic *-rós Ancient Greek -ρός (-rós) Ancient Greek πῠρρός (pŭrrhós)bor. Latin burrus Latin burra Old French *bure Proto-Indo-European *-lós Proto-Indo-European *-elós Proto-Italic *-elos Latin -lus Latin -ellus Old French -el Old French burel French bureaubor. Polish biuro…
aile: biurkowy
A po powrocie do domu, na stoliku ujrzał piętnastocentymetrową miniaturę tego rusztowania. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Ukraynacaписьмо́вий стіл, стіл /sʲtʲiɫ/
table (item of furniture)
çekim: çoğul столи́ · tamlayan стола́
köken: Inherited from Old Ruthenian столъ (stol), from Old East Slavic столъ (stolŭ), Proto-Slavic *stolъ. Cognate with English stool.
Однак, коли він повернувся додому, то побачив мініатюру риштувань заввишки 15 см на своєму робочому столі. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Hintçeमेज़ (dişil) /meːz/
table
çekim: çoğul मेज़ें
köken: Borrowed from Classical Persian میز (mēz, mīz), with possible influence from Portuguese mesa. Compare Marathi मेज (mej̈).
Fincekirjoituspöytä, työpöytä /ˈkirjoi̯tusˌpøy̯tæ/
desk, writing desk, bureau
çekim: çoğul kirjoituspöydät · tamlayan kirjoituspöydän
köken: kirjoitus (“writing”) + pöytä (“table”)
aile: kirjoituspöytävalaisin
Kotona hän näki 15 cm korkean mestauslavan pienoismallin työhuoneensa pöydällä. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Çekçepsací stůl (eril) /psat͡siː stuːl/
desk (table for writing and reading)
çekim: çoğul psací stoly · tamlayan psacího stolu
Když se však vrátil domů, uviděl na svém pracovním stole 15 cm vysokou miniaturu tohoto lešení. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Rumencebirou (nötr) /biˈrow/
bureau · desk · office
çekim: çoğul birouri · tamlayan biroului
köken: Borrowed from French bureau, partly from Russian бюро́ (bjuró).
Însă atunci când s-a întors acasă a văzut miniatura schelei înaltă de 15 cm, pe masa sa de lucru. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Macarcadolgozóasztal, íróasztal, iskolapad, pad /ˈiːroːɒstɒl/
desk
çekim: çoğul íróasztalok
köken: író + asztal
Ám hazaérve ennek az állványzatnak a makettjét látta, az íróasztalán. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
İbraniceמִכְתָּבָה, שֻׁלְחַן כְּתִיבָה \ שולחן כתיבה
אבל כשהוא חזר הביתה הוא ראה מיניאטורה של הפיגומים בגובה 15 ס"מ על שולחן העבודה שלו. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Latincemensa scriptoria
Dancarubrik, skrivebord, stationær redaktion
a desk
çekim: çoğul skriveborde · tamlayan skrivebords
köken: From skrive + bord.
aile: skrivebordslampe
Men da han kom hjem, så han en miniatureudgave af stilladset seks tommer højt på sit skrivebord. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Vietnamcabàn /ʔɓaːn˨˩/
table · game; match (a particular instance of playing a game) · board (long, wide and thin piece of wood or other material)
köken: Sino-Vietnamese word from 盤 (“plate; board game”).
aile: bàn chải, bàn chân, bàn cờ, bàn đạp, bàn ghế, bàn là, bàn phím, bàn tay, bàn thạch, bàn thờ
Nhưng khi về nhà ông ta thấy một mô hình nhỏ của giàn giáo đó cao 6 inch, trên bàn làm việc của mình. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
bàn thờ
bàn tính
bàn cầu cơ
Bulgarcaписа́лище
Но когато се върнал в къщи, видял миниатюра на скелето с височина шест инча (15 см), на бюрото си. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Slovakçapísací stôl, pracovný stôl
Keď sa však vrátil domov, uvidel na svojom stole 15 cm vysokú miniatúru tohto lešenia. — Fakat eve döndüğünde, çalışma masasının üstünde iskelenin 15 santim boyunda bir minyatürünü gördü.
Slovencedelovna miza, pisalna miza
Moj oče ima ta okvir na mizi in vsak dan vidi slike svojih vnukov, ki se spreminjajo. — Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.
Letoncarakstāmgalds (eril)
desk (table used for writing or reading, usually provided with drawers)
çekim: çoğul rakstāmgaldi · tamlayan rakstāmgalda
köken: From rakstāms (“writing”) + galds (“table”).
vienskapīša rakstāmgalds
divskapīšu rakstāmgalds
masīvs rakstāmgalds
Estoncakirjutuslaud, koolipink, pult

Örnek Cümleler

O çalışma masası Meg için çok küçük.
That desk is too small for Meg.
Onlar ön çalışma masasına yaklaşıyorlar.
They approach the front desk.
Yatak kapatıldığında, sahte bir çekmeceli çalışma masası gibi görünüyordu.
When closed, the bed looked like a bureau with fake drawers, hence the name.
çalışma masası ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod