tolerance
/ˈtɒləɹəns/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"tolerance" kelimesinin Türkçesi: tahammül, müsaade, hoşgorü, müsamaha, tolerans. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltahammül
Genelmüsaade
Genelhoşgorü
Genelmüsamaha
Geneltolerans
Genelhoşgörü
Genelmüsamaha
Genelsikkelerde muteber tutulan ayardan farklı olmasına müsaade edilen ağırlık. derecesi.
Genelhoş görme
Genel(mak.) tolerans
Genelmüsaade edilen hata veya fark derecesi
Tanım
•a permissible difference; allowing some freedom to move within limits
Diğer Dillerde
AlmancaToleranz
Fransızcatolérance
İspanyolcatolerancia
İtalyancatolleranza
Rusçaдо́пуск, терпе́ние, терпи́мость, толера́нтность, толера́стия
Arapçaتَحَمُّل, تَسَامُح
Farsçaبردباری, تاوندگی, رواداری, مدارامنشی
Azericedözüm, dözümlülük, tolerantlıq
Felemenkçetolerantie, verdraagzaamheid
Portekizcetolerância
Yunancaανεκτικότητα, ανοχή
Japonca寛容
İsveççefördragsamhet, tolerans
Lehçetolerancja
Ukraynacaтерпи́мість, толера́нтність
İbraniceסובלנות
Norveççetoleranse
Endonezcetasamuh, tenggang rasa, toleransi
Bulgarcaтолеранс, толерантност, търпимост
Litvancapakanta, pakantumas, tolerancija
Katalancatolerància
İrlandacafulaingt
Ermeniceհանդուրժողականություն
Gürcüceამტანიანობა, ამტანობა, გამძლეობა, ტოლერანტობა, ტოლერანტულობა, შემწყნარებლობა
Etimoloji
Inherited from Middle English toleraunce, borrowed from Old French tolerance, from Latin tolerantia (“endurance”), from tolerāns, present participle of, and participial adjective from Latin tolerō (“to endure”).
Kelime Ailesi
aerotolerance
autotolerance
barotolerance
Byzantine fault tolerance
chaotolerance
chronotolerance
crosstolerance
cryotolerance
halotolerance
heterotolerance
homotolerance
house of tolerance
hypertolerance
immunotolerance
nontolerance
osmotolerance
paradox of tolerance
phototolerance
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
hata payıAbs
toleranceAbs
hata payıRel
toleranceRel
Tolerans Üzerine
On tolerance
Sıcaklık toleransı
Temperature tolerance
Herbisit toleransı
Herbicide tolerance
İlki sıfır hoşgörü.
The first is zero tolerance.
Hoşgörümü test etmeyin.
Don't test my tolerance.
Onlarla güzellikle geçinin.
Live with them with tolerance and justice even if you do not care for them.
Onaylanan doz 12-24 mg'dır.
The approved dose is 12–24 mg not 5 mg. However, claims of better tolerance have been reported.
Bu okulun kuralları çok katı.
This school has a zero tolerance policy.
Aşırılık hoşgörüye dönüşmüştü.
Extremism became tolerance.
Korkaklara hiçbir hoşgörüm yok.
I have no tolerance of cowards.
İlgili Sorular
En çok tahammül edemediğiniz şöhret sahipleri kimler?
En çok tahammül edemediğiniz şey nedir, neden bu kadar canınızı sıkar?
Ev sahipleri, misafir çocukların mobilyaları zıplatıp köpeğin kuyruğunu çekmelerine neden tahammül ediyor?
Anneyle iki haftalık kaldığım süre boyunca sesine tahammül edemiyorum, bu durumu nasıl çözebilirim?
Bush'un Irak’a gitmesiyle ilgili yalanlarına neden tahammül ediyorsunuz? Yağ mı amaçtı?