intolerance
4 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•unwillingness to recognize and respect differences in opinions or beliefs
Diğer Dillerde
AlmancaIntoleranz
Fransızcaintolérance
İspanyolcaintolerancia
İtalyancaintolleranza
Rusçaнетерпи́мость
Felemenkçeintolerantie, onverdraagzaamheid
Portekizceintolerância
Japonca不寛容
İsveççeintolerans
Lehçenietolerancja
Ukraynacaнетерпи́мість
Hintçeअसहिष्णुता
Çekçenesnášenlivost
Rumenceintoleranţă
Macarcatürelmetlenség
Latinceintolerantia
Norveççeintoleranse
Endonezceintoleransi
Bulgarcaалергия, нетолерантност, нетърпимост
Katalancaintolerància
İrlandacaéadulaingt
İzlandacaóþol, umburðarleysi
Malayalamcaഅസഹിഷ്ണുത
Sanskritçeअक्षान्ति
Etimoloji
Borrowed from French intolérance, itself from in- (“not”) + tolérance or borrowed from Latin intolerantia (“insolence, insufferableness; (very rare) intolerance”). By surface analysis, in- + tolerance.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Isı intoleransı
Heat intolerance
Dolayısıyla büyüdükçe
How it relates to lactose intolerance.
Hoşgörüsüzlüğe katlanmıyoruz.
We do not tolerate intolerance.
Hoşgörüsüzlük hoşgörülmeyecek.
Intolerance will not be tolerated.
Hoşgörüsüzlük burada hoş karşılanmaz.
Intolerance is not tolerated here.
Hoşgörüsüzlüğün güvensizliğini yansıtıyor.
Your intolerance reflects your insecurity.
Yiyecek hassasiyeti yorgunluğa neden olur.
Food intolerance causes fatigue.
Ne kadar hoşgörüsüzlüğe katlanmaya hazırız?
How much intolerance are we prepared to tolerate?
Kayıtsızlık, hoşgörüsüzlüğün en hafif biçimidir.
Indifference is the mildest form of intolerance.
Savaş hoşgörüsüzlüğe, hoşgörüsüzlük ise savaşa yol açar.
War leads to intolerance; intolerance leads to war.
Fruktoz intoleransı ilk olarak 1956'da tanımlanmış ve bildirilmiştir.
Intolerance to fructose was first identified and reported in 1956.
Sırp makamları bu hoşgörüsüzlük gösterilerine sert tepki gösterdiler.
Serbian authorities have reacted fiercely to these demonstrations of intolerance.