shackle

/ˈʃækəl/2 hece
noun
C2 seviye
EN → TR
"shackle" kelimesinin Türkçesi: kelepçe, pranga, pranga, zincir, engel. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkelepçenoun
Genelpranganoun
Genelpranga
Genelzincir
Genelengel
Genelmâni
Genelkelepçe
Genelpranga
Genelpranga
Genelprangaya vurmak
Genelengel olmak
Genelelini kolunu bağlamak.
Genelzincirle bağlamak
Genelbağlama demiri

Görsel

kelepçeli genç kadın polis memurları tarafından sokakta gözaltına alınırkenNeon Işıklı Fantastik Kirpi: Dijital Sanat Kelepçesinde Gizemli Bir Yaratık

Tanım

•a U-shaped bar; the open end can be passed through chain links and closed with a bar
•restrain with fetters

Diğer Dillerde

Rusçaзаковать, кандалы́, карабин, мо́чка, нару́чники, око́вы
Arapçaغِلّ, قَيْد
Felemenkçeboeien, sluiting
Yunancaαγκύλιο
Japonca手錠
Korece수갑
İsveççeboja
Lehçekajdany, szekla
Ukraynacaкайда́ни, пу́та, пу́то, ско́вувати, скува́ти
Fince12,5 syltä, 15 syltä, antaa kahle, kahle, kahleet, kahlehtia
Macarcabéklyó, béklyóz, bilincs, megbéklyóz, megbilincsel
İbraniceאֲזִקִּים
Latincevincula
Dancajern, sjækkel
Norveççesjakkel
Bulgarcaкарабина, оковавам, окови, сковавам, стеснявам
Katalancaengrillonar, grilló, grillons
Galiçyacabraga, ferropea, grillón, grilón
İrlandacaiarnach
Arnavutçapranga
Telugucaబంధనాలు, సంకెళ్ళు
Esperantokateni, mankateno

Etimoloji

From Middle English schakelen, schakkylen (“(also figurative) to put (someone) in shackles; to protect (legs) with greaves”), from shakel, schakkyl, schakle (noun) (see etymology 1) + -en (suffix forming the infinitives of verbs).

Kelime Ailesi

beshackle
D-shackle
enshackle
H-shackle
hamshackle
harp shackle
shackle bolt
shackle joint
shackle-bone
shackled
shackledom
shackleless
shackler
shackling
shackly
span shackle
spring shackle
unshackle

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
fetter
pinion
beshackle
bind
cuff
dragbar
enshackle
hamshackle
handcuff
hobble
hopple
manacle

Örnek Cümleler

Ya da soyut mudur?
Or is it a shackle?
"'Kelepçelerle gelse?
"And come in shackles?
Shackleton (İngilizce).
Shackleton.
Elleri ve ayakları büyüktür.
Both their hands and feet are shackled.
Sami, Leyla'ya zincirle bağladı.
Sami shackled Layla with a chain.
Sadece kendimiz için bir zincir.
It's just a shackle for ourselves.
Kitaplar zamanın zincirlerini kırıyor.
Books break the shackles of time.
Avro Shackleton'ın bomba yuvasının içi
Inside the bomb bay of an Avro Shackleton
Yani kıvrımlı bir arazi şekli yaygındır.
Having an integrated shackle for the tack is common.
Tom'un ayak bileklerinde prangalar vardı.
There were shackles around Tom's ankles.
Gümüş prangalarla ayaklarını zincirleyelim.
Let's shackle your feet with silver fetters.
Çünkü, ben sizin paçalarınızdan çekiyorum bu nedenle.
I will remove those shackles for you.