massive

/ˈmæs.ɪv/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"massive" kelimesinin Türkçesi: ağır, iri, cüsseli, yekpare, muazzam. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelağır
Geneliri
Genelcüsseli
Genelyekpare
Genelmuazzam
Genelyığınsal
Genelçok ağır olarak. massiveness ağırlık ve irilik.
Geneltesirli massively yekpare halde
Geneliri yapılı
Genel(min.) som

Görsel

Ekskavatör ve hafriyat sahası - ağır ekipmanağır bir gün, ama hâlâ ayaktayımKamyonlu ağır yük taşıma - özel taşıma aracıKamyon lastiği ve aks detayları - ağır yük taşıma

Tanım

•consisting of great mass; containing a great quantity of matter

Atasözü & Deyim

“Ağır taş yerinden oynamaz”
“Ağır git ki yol alasın”
“Ağır kazan geç kaynar: 1”
“Baş ağır gerek, kulak sağır”
“Öküze boynuzu yük olmaz (ağır gelmez)”

Diğer Dillerde

Almancamassiv
Rusçaмасси́вный
Farsçaعظیم
Felemenkçemassief
Ukraynacaмаси́вний
Hintçeविशाल
Çekçemasivní
Latincemassīvus
Bulgarcaмасивен, обемист, плътен, солиден
Katalancamassiu
Tagalogcabungkong
Afrikancamassiewe

Etimoloji

From Middle English massif, from Middle French massif, equivalent to mass + -ive. The Irish sense is possibly derived from Irish mas (“fine, handsome”).

Kelime Ailesi

hypermassive
mahoosive
massive and compact halo object
massive astronomical compact halo object
massive compact halo object
massive palindrome
massive parallelism
massive resistance
massive retaliation
massively
massiveness
massivity
nonmassive
once-massive
overmassive
strongly interacting massive particle
submassive
supermassive

Örnek Cümleler

En büyükler
Most massive
Sel büyüktü.
The flood was massive.
Sel muazzamdı.
The flood was massive.
Büyük yıldızlar
Massive stars
Muazzam bir çözüm.
Massive solution to the problem. Flash forward:
Komplo çok büyüktü.
The conspiracy was massive.
Tom götün önde gideni.
Tom is a massive twat.
Kuroko tipi VMS Kesiti
Kuroko Massive Sulfide Cross section
Bayağı güçlü bir deprem.
So massive earthquake.
Bunlar devasa makinalar.
These are massive machines.
Bu çok büyük bir girişim.
It's a massive undertaking.
Bence bu büyük bir sorun.
I think it's a massive problem.