Ana içeriğe geç
Sözlük
/
heaven

heaven

/hɛvn/2 hece
noun
A2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"heaven" kelimesinin Türkçesi: gök, gökyüzü, cennet, gök, sema. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgöknoun
Genelgökyüzünoun
Genelcennet
Genelgök
Genelsema
Genelsaadet
Genelsema
Genelgökyüzü
Genelsema
Genelgök
Genelgök
Genelgökyüzü
Genel(b.h) Allah
GenelCenabı Hak

Görsel

Açık Mavi Gökyüzü Altında Çam Dalında Dinlenen Kırmızı Başlı KuşAçık Mavi Göklerde Özgürce Süzülen Kuş ve Huzurlu Deniz ManzarasıAçık mavi gökyüzü altında terakota rengi rustik ev ve doğal mimariAçık Denizde İlerleyen Büyük Kargo Gemisi ve Mavi Gökyüzü Manzarası

Tanım

•a place regarded by various beliefs as the abode of their deities; also a place where good people are believed to go after death
•any place of complete bliss and delight and peace

Atasözü & Deyim

“Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi”
“Gökyüzünde düğün var deseler kadınlar merdiven kurmaya kalkar”
“Kısmet gökten zembille inmez”
“İtin (köpeğin) duası kabul (makbul) olsa(-ydı) gökten kemik yağar(-dı)”
“şimşek çakmadan gök gürlemez: 1”

Etimoloji

See heaven.

Örnek Cümleler

Aman Tanrım!
Good heavens!
Tom cennette.
Tom is in heaven.
Mary gökteydi.
Mary was in heaven.
Burası cennet.
This is heaven.
O göklere baktı.
He looked to the heavens.
Ağzını hayra aç!
Heaven forbid!
Ruhu cennetteydi.
His soul was in heaven.
Çok şükür döndün.
Thank heavens you're back.
Allah göstermesin!
Heaven forbid!
Allah neden bilir.
Heaven knows why.
Tanrım, kayboldum!
Heavens, I'm lost!
Bir cennet var mı?
Is there a heaven?
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod